Kategori: Çeviri Şiirler

Ne acınacak hali vardı

Ne acınacak hali vardıŞu sıska orkidenin.Ama tomurcuklandı işte! Matsuo Basho

Feryat-figan

Feryat-figanAğustos böceğindeSevdadan yanıp-tutuşmalarKavrulur da aşktan pervaneNe sesi, ne soluğu çıkar. Anonim / IX. YüzyılÇeviri: Lütfullah Sami Akalın

Böyleydi Eskiden

İnsanoğlu aşkı doğduğunda getirir,ama iş güç,para pulve buna benzer bir sürü şey,kurutur gönlünüzün verimli toprağını.Yüreğin üstünde beden giysisi vardır,bedenin üstünde de gömlek.Ama iş bu kadarla kalmazadamın biri –bir salak! –bu gömleğe kol kapağı takmış,göğüs kısmını da kolalamıştır.İnsanoğlu yaşlandıkça fikir değiştirirKadın süslenir.Müller eğitimine başlar erkek.Ama çok geç.Deri kırışıklıklarla dolmuştur.Aşk çiçeği açar,açar,ve solar.Ben de bol bol getirdim …

Devamını oku

Bu gece yüreğim hüzün dolu

Beni sevdiğini biliyorum ama.Bu gece yüreğim hüzün dolu.Öpüşleri o kadar da muhteşem değil,Bütün rüyalarım gibi. Sara Teasdale

Venüs ve Adonis

Bin öpüş satın alır kalbim benden:Ve birer birer öder onları zamanın olduğunda.Nedir ki bin dokunuş sana?Bir çırpıda söylenip gitmiyorlar mı?Diyelim, ödemediğinde borç çıksın iki katmaİki bin öpüş mü bütün mesele? William Shakespeare

Şimdi biraz zaman dileniyorum ölümden

Ölüyorum, Mısır ölüyorum.Ancak şimdi biraz zaman dileniyorum ölümden.Binlerce öpüşün en sonuncusunu, en zavallısını,Dudaklarına kondurabilmek için. William Shakespeare

O Büyük Fırtınadan Önce

Aklımdan hiç çıkarmıyorum seni,Ne zaman biri adını ansa,“1930” damgalı bütün kutularyere düşüyor raflardan;Dört Temmuz’daki bütün o nutukçularyeniden bağırmaya başlıyorlar.Okul müsameremizdeki seyircilerdışardaki büyük fırtınaya bakıyorlar. Birlikte oynadığımız oyundan düşünüyorum seni –ah, nasıl da çaresiz, kimsesizdin! – ağlarken,baban gene ölmüş.Sarhoşmuş, düşmüş. Ne zaman adını ansalar,orada, rüzgârdaki evlerimizyeniden gıcırdıyor fırtınada;ve nerede olursam olayım,oynadığımız oyundansessizce o kasabanın kıyısında duran …

Devamını oku

Mutluluk Veren Hasret

Kimseye değil bunu, bilgelere söyleÇünkü alay eder kalabalık durmadan;Övmek istediğim de hayatla doluBir alev ölümüyle yanmaya hasret duyan. Sana varlık veren, senin varlık verdiğinO serin sevgi gecelerinde,Mumlar aydınlatınca odayı, sessizceBir yabancı duygu çöker üstüne. Örtünüp kalmazsın sen de o zamanKoyu gölgesinde karanlığın.En yüce maksatla birleşmek içinyeni bir istekle dolar varlığın. Ve hiçbir uzaklık güç gelmez …

Devamını oku

Mart Öncesi

Martının görüntüsüyle martıSuda birleşirlerBütün gün bunu düşündümBirşey kalmadı o yıldan artık(Soluk otlar varTuz renkli)Tuzla çürüttüğümüzYalnız yapraklar kaldı o günlerdenGerisini hep temizledik güz akşamlarındaBirşey kalmadı o yıldan artık yaşayışlarımızdan yapraklardan başkaBirşey olmamış gibi sankiSanki sevgilerimiz sevgilerimiz yaşayışlarımız hep değişmişKendimiz bile yabancıyız o anılaraNeden ağlayayım bunlar içinona ne verdim kiAcılardan acılardan acılardan başkaMartıGörüntüsüyle birleşir kış sularında Archibald …

Devamını oku

Semper Eadem

“Sana nereden geliyor, dedin, bu garip hüzün,Çıkan deniz gibi çıplak ve siyah kayaya?”– Hasadı erişti mi bir kere gönlümüzün,Yaşamak bir dert olur! Bilinen bir muamma. Pek sade bir ızdırap ve esrarsız, gizlisiz,Ve tıpkı senin neşen gibi, herkese mahsus.Vazgeçöyleyse sormaktan, güzel mütecessis!Ve sesin o kadar tatlı bir sesken bile, sus! Sus, cahil bihaber kadın! Her vakit …

Devamını oku