Kısa bir andıBirlikte kaldığımızVe inandık ki sevdamızBin yıl ömürlü olacak Ōtomo no Yakamochi – (718-785) Japon şair.
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
İnsanlar
İnsanlarKokularını da kendileriyle getirir,BırakırVe giderlerİnsanlar,Bir gün gelir ve diğer gün giderlerAmaRüyalarımızda kalırlarİnsanlar,Bir gün gelir ve diğer gün giderlerAmaDünlerini kendileriyle götüremezlerİnsanlarGelirlerHatıralarını bırakırVe giderlerİnsanlarBir gün gelirlerVe takvimin bütün yaprakları ilkbahar olurVe bir gün gittiklerinde“Dört mevsim sonbaharı”Kendileriyle götürmezlerAma geldiklerindeKendi şarkılarını mırıldanırAma gittiklerindeOnu götürmezlerİnsanlarGelir ve giderlerAma özlemlerimizdeŞiirlerimizdeVe gecemizin ıslak rüyalarındaHep kalırlar…BırakmayınızBir gün getirdiğiniz bütün her şeyiGötürünüzGittiğinizdeAsla insanın uyku ve …
Şub 23
Spleen (Melâl)
Bin seneden ziyâde yaşamışım gibi hatıralarım var. Hesap pusulaları, şiirler, muhabbetnâmeler, dâvâlar ve şarkılarla,makbuz kâğıtlarına sarılmış ağır saçlar dolu,çekmeli bir büyük dolap benim kötü beynimden,daha az sır saklar.Bu umumi bir mezardan ziyâde, ölüleri hâvî,bir ehramdır, cesîm mahzendir.– Ben ayın menfur bir mezaristânıyım kiorada vicdan azapları gibi uzun kurtlar sürünürve dâimâ benim en aziz ölülerimin üzerine …
Şub 23
Olmak ya da olmamak, İşte bütün mesele bu
Olmak ya da olmamak,İşte bütün mesele bu.Gözü dönmüş talihin sapanına, oklarına,İçin için katlanmak mı daha soylu,Yoksa bir dertler denizine karşı silaha sarılıpSon vermek mi onlara? Ölmek, uyumak?Hepsi bu? ve bir uykuylaYürek sızısına ve bedeni bekleyenBinlerce doğal darbeye son verdik diyebilmek?Hangi insan gönülden istemezdi bu bitişi!Ölmek, uyumak? uyumak, belki rüya görmek.Ha! İş burada. Çünkü o ölüm …
Şub 23
Mezar ve Gül
“Senin gibi bir aşk çiçeği ne yaparSeher vakti yağdığında yağmurlar? ”Diye mezar sordu güle.“Ya senin o kuyu gibi ağzınaDüşen insan ne yapar daha sonra? ”Diye sordu ona gül de. “Ey karanlık mezar, amber ve balKokusuna döner o damlacıklarAnladın mı beni şimdi? ”Mezar da dedi ki “Ey dertli çiçek,Melek olup göklerde süzülecekİçime düşen her kişi.” (1837) …
Şub 23
Ayrılık Öncesinde Veda
Anacığım!Öldürdüler evlatlarını seninVe sabretmeyi öğrettiler sana. Anacığım!Yılları senin yaşamınınbenziyor birbirinemezar taşları gibi, Ve acı çekmeyi öğrettiler sanaumut bağlayıp göklere. Fakat senin evlatlarınındaha başka oldu yazgısıÇatladı sabır taşıve çatladıtohumu acınınve öfke ağacı fışkırdı ondanVe göklere bağlanan umudunsonu geldi. Umut biziz, kendimiz! Biz ki, dününKöleleri;çıplak ırgatlarkahve plantasyonlarında:Biz ki, aç her zaman,her zaman susuz,biz ki, aydınlıktanyoksun;kör, cahil,ve bildiğimiz …
Şub 23
Düş
Kumda yürürken karar verdim senden ayrılmaya. Titreyen karanlık çamura bastım, ve battığımda ve sen geldiğinde, beni terk etmen gerektiğine karar verdim, batan bir taş gibi batırırken beni, ve hazırlandım yitişine adım adım: kestim köklerini, yalnız bıraktım seni rüzgârda. Ah, bu dakikadaydı, canım sevgilim, ki bir düş sakladı seni korkunç kanatlarıyla. Sandın ki çamur yutmuş seni, …
Şub 23
Kızaran nara benzersin, dalın tepesinde
Kızaran nara benzersin, dalın tepesinde;En yüksek dalında unutulmuş, bir ağacın.Hayır, unutulmuş değil, yetişilememiş. Sapppho
Şub 23
Onun mağlubuyum
Oyun tahtasında bu oyundan başkası yoktu.Oyna dedi; ilave yapmayı ne bilirim? Ben mevcut olan bir oyunu oynadım;Kendimi belaya attım. Bela içinde de onun tatlarını tadıyorum;Onun mağlubuyum, onun mağlubuyum, onun mağlubu. Mevlânâ Celâleddîn
Şub 23
Uyku
gece, karanlık camlara çöküyor usulca,korlu küller gibirüzgar, evin avlusunda durmaksızın yerle bir ediyor gölgelerinilüferin kıvrımları, duman gibi dalgalanıyor duvardaçamların arasında büyücü mehtapışıksız kandiliyle süzülüyor usulcasanki kör karanlıkta avare ruhunu arıyor bu karanlıktan ve suskunluktan yorgundedim ki ey uyku, başparmağın yeşil bahçelerin anahtarıgözlerin, dinginliğin balıklarının karanlık havuzuağlayan çocuğumun yarattığı yükü çekip alve beni unutmanın peri suretli …