Çayhanedeki kızEskisi gibi güzel değil.Ağustos yıpratmış onu.Merdivenlerden öyle ürkek çıkmıyor artık;Evet, o da orta yaşa gelecek,Ve bizlere serpiştirdiği gençlik ışığıÇöreklerimizi getirirkenArtık serpilmeyecek.O da orta yaşa gelecek. Ezra Pound
Kategori: Çeviri Şiirler
Şub 23
Sarı Asma Kuşu
Girdi şafak ülkesine sarı asma kuşu.Dürdü türküsü geceyi.Bitti artık her şey. René Char
Şub 23
Bütün Bir Hayat
Gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidirmahmurluğun güneşleri; bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıylabiterler. Onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerindeoynadığımız rüya oyunları. Zamanın tebeşirden kayalıklarında onlarıda hançerler bekler. Daha mavidir derin uykunun güneşleri: Birzamanlar saçının bukleleri gibi. Bir gece rüzgârı olup, kız kardeşinin paraylaaçılan kucağına sığınmıştım; Üzerimizdeki ağaçtan sarkıyordu saçların,ama sen yoktun. Biz dünyaydık …
Şub 23
Bazen
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,Güneş kucağındadır, bilemezsin. Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın… William Shakespeare
Şub 23
Görme Hevesi
yurdunu terk etmişti mecnun, çölü de terk etsinsöyleyin, görme hevesinde ise Leyla’yı da terk etsin ey derviş, burada, olgunluğa erişince elde edilir ereksen dünyayı terk etmişsin bir tek, öte dünyayı da terk et öykünmekten daha iyidir kendini yok etmekkendin ara yolunu, Hızır’ı beklemeyi terk et sanki kalemsin dilin ellerin sözleriyle doluelin sözüyle gereksiz övünmeyi terk …
Şub 23
Dörtlükler
var olan soluktur senin göğsünde, gönül değildirnerde insanlığı devindirecek güç, o soluğunda değildiraş aklını aş ve ötesine geç, çünkü bu ışıkyolu gösterir de varacağın yer değildir ***ben bu dünyada mıyım yoksa ayrı mıyımdünyayı gören biri miyim tepeden tırnağa dünya mıyımo tanrı kendi mekansızlığında sürekli dururyeter ki söyleyin artık bana: ben neredeyim ***benim toplumu fitilleyecek sevgilim …
Şub 23
Soğuk Kış Gecesinde
Soğuk kış gecesindeGüneşin ocağı da Yanmıyor kandilimin sıcak ocağı gibi, Ve ne ışık saçıyor kandilim gibi Ne de gökte parlayan soğuk aya işliyor ışığı. Yaktım kandilimi komşum yürüdüğünde karanlık bir gecede,Ve soğuk bir kış gecesiydi, Rüzgâr kuşatmıştı çam ağaçlarını, Sessizliğin yığıntısı arasındaO yitip gitti benden, ayrıldı bu daracık patikada,Ve bu öykü öyle anımsanır ki hâlâ,Ve …
Şub 23
Yokluğun İklimi
IDünyanın bütün bulutları günah çıkardıYerlerini tasam doldurdu Ve saçlarımın içinde üzgün düşüverincePişmanlık duymayan elim Bir acının düğümüne bağlandım. IISaat unuttu kendini akşam olurkenAnıdan yoksunAğacı sessizDenize doğruUnuttu kendini akşam olurkenKanat çırpmalardan yoksunYüzü kımıltısızDenize doğruAkşam olurkenSevgiden yoksunAğzı kararlıDenize doğru Ve ben içinde, kendime çektiğim durgunluğun. IIIÖğle sonrasıVe onun imparator yalnızlığıVe rüzgârların sevecenliğiVe atılgan çekiciliğiHiçbir şey gelmiyor. Hiçbir …
Şub 23
Kimseye Bir Şey Söyleme
Kimseye bir şey söyleme.Bütün gördüklerini unut,kuşu, yaşlı kadını, kafesive bütün ötekileri. Yoksa titremeye başlarsınağzını açar açmazgünün ilk aydınlığındaçam pürleri gibi. Kulübedeki eşek arısını görürsün,kalem kutusuyla mürekkep lekeleriniya da o korudakitoplamadığın böğürtlenleri. Osip Mandelstam
Şub 23
Işığın Örümcek Ağı
Işığın örümcek ağı içindeyim şimdi.İnsanlar saçlarının bütün gölgeleriyleışığa, soluk mavi havaya, ekmeğeve Elbruz’un doruğundaki kara hasretler. Ve kimseler yok bana yol gösterecek.Tek başıma neyi arayabilirim?Gözyaşı döken bu parlak taşlarbizim dağlardan değil. İnsanlar kendi gizleri olacakve onları sonsuza dek uyanık tutupsoluğunun parlak saçlı dalgasında yıkayacakşiire hasretler. Osip Mandelstam