Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Kasabalarda uluslararası ilişkiler olur mu?

Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar’ın Türkiye Genel Müdürü Kenan Yavuz, YÖK’e yöneliksert eleştirilerde bulundu. Yavuz, Twitter hesabı üzerinde paylaştığı mesajlarda son yıllardasayıları hızla artan üniversitelere yönelik de eleştirilerde bulundu. Kenan Yavuz’un dikkatçeken paylaşımları: YÖK AİLELERİ VE GENÇLERİ KANDIRIYOR *Bazı üniversitelerin yaptığı reklamlar ibretlik; *YÖK denilen kurum aileleri ve çocuklarımızı kandırmaktan vazgeçmelidir. Üniversite! bitiriportalığa dökülen milyonlarca …

Devamını oku

İktidara muhalefet eden gelenek de en az onlar kadar tahammülsüzler ve onlardan farksızlar.

Evrim teorisine karşı yazısı ile “müftülere nikâh yetkisinin yaşam tarzı dayatması olmadığı” yolundaki yazısının ardından Cumhuriyet’teki köşesi kapatılan Nuray Mert, aynı gün Hürriyet’teki yazılarına son verilen Akif Beki ile birlikte anılmak istemediğini söyledi. Medyascope’ta Gökçe Çiçek Kösedağı ve Burak Tatari’nin sorularını yanıtlayan Nuray Mert, “Akif Beki gibi bir gazeteciyle anılmak Mert, istemiyorum. Kimse de kusura …

Devamını oku

Eksilen

Öyle yıpranmış kiBir forması eksik içinden,Sahafa düşmüş bir kitapGibi sararmış üzüntüsünden. Bir ay doğuyor usul usulKaranlığın göğsüne,Dünden bugüne kendiniBiraz daha eksilterek getiren Küsmüş göğüne besbelliGeleceği göremediğindenTaşıyor oysa hüzünlü bitişindeDoğuşunu yeniden Metin Altıok

Giderayak

Kalkıyorum.Yolcu yolunda gerek. Bana şöyleeski yüzlü,epey hırpalanmış,yamalı da olsa,bir sevgi bulsanız. Bütün istediğimBu soğukları çıkartmak.Ahmet Cemal

Ölülerin dönüp dolaşıp bizde yaşamasıdır yalnızlık.

Ölülerin dönüp dolaşıp bizde yaşamasıdır yalnızlık. Her ölü ölümünü kanıtlar,yani yaşadığını;ve biz durup dinlenmeden ölümlere ekleniriz,kurtuluş yoktur.Yazılmamış kitaplardır ölülerve zamanın rafına kaldırılmış gümüşlerdir.Onlar ki, bir yanlarını bırakırken bize,bir yanımızı götürmüşlerdir. Bu yüzden alışverişimiz hiç eksilmez onlarla;uçsuz bucaksız bir çöldeya da dağların ardındaki bir dağ başındakendi kendimizle konuşuyorken bileonlarla konuşuyoruzdur.Dedikleridir dediklerimizin birazı,birazı onlara diyeceklerimiz. Hiç kuşkusuz, …

Devamını oku

Ben cennete gitmek istiyorum / Orada güzelcene yatıp uyumak istiyorum

Ben cennete gitmek istiyorum. Orda kuşlar, kelebekler, güzel renkli çiçekler mis gibi kokuyor. Orda elma, portakal, muz, kivi, her türlü meyve yemek istiyorum. Benim bisikletim olmasını istiyorum. Güzel masallar okumak isterim…. ve Boyacılık işini artık hiç yapmak istemiyorum. Oturup dinlenmek istiyorum. Orada güzelcene yatıp uyumak istiyorum. Kitaplar okumak istiyorum. Okulumu bitirirsem doktor olmak istiyorum. Hastaları …

Devamını oku

uçurtma olsam gökyüzünde

uçurtma olsam gökyüzündebir rüzgara kapılsamgitsem öylesine bir yere La Edri I often sit and wish that I.  Could be a kite up in the sky.  And ride upon the breeze and go,.  Which ever way I chance to. Blow!  Anonymous.

Yurt

kimse terk etmez yurdunuyurdu bir köpekbalığının ağzı olmadıkçakimse dönüp sınıra doğru kaçmazbütün şehir onlarla birlikte kaçmıyorsa.komşuların senden hızlı kaçtığındakan ter içinde, nefesleri tıkalıbirlikte okula gittiğin o genç çocukhani şu eski fabrikanın arkasında öptüğünkendinden bile büyük bir silah taşıyorsaişte o zaman terk edersin yurdunubaşta yurdun izin vermez kalmana.kimse yurdundan kaçmaz, peşinden kovalayan olmadıkçaayaklarının altında ateşlerdalağı patlarcasınahiç …

Devamını oku

İsviçre Kuşları

arapça gazeteleri alıp elimeoturup okumaya koyuldumcenevre gölünün kıyısındabirden…yüzlerce kuş kaçıştı, panik içindekorkmuş gibiydiler yavrularının kültürü içingazetemin başlıklarından..ülkemin haberlerinden… Nizar KabbaniÇeviren: Musa Ağgün

Mısır’da

mısır’da saatler birbirine benzemiyor…bütün anıların  dakikalarını nil kuşları yeniliyor.ordaydım. insanoğlu icat ediyordugüneş tanrısını. hiç kimse kendine bir ad vermiyordu ‘ ben nil’in oğluyum – bu adbana yeter’. ve ilk andan itibarenkendine  ‘ nil’in oğlu’ diyorsun  uzak durmak için ağırlıktan. burada yaşayanlar ve ölüler birlikte koparıyorlardıpamuğun bulutlarını yukarı mısırdan,deltada buğday ekiyorlar. yaşayanve ölü arasında nöbetleşe iki koruyucu …

Devamını oku