Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Erguvanlar da yanar

Tabiatla insan ilişkisinin, sadece şehir kültürünü değil insan muhayyilesini belirleyen bir yanı var. Bunu en iyi, insanların mevsimlerin dönüşümü karşısında yaşanan sıradışı olaylara verdikleri tepkilerde anlarız. Anadolu’nun kıta özelliği sergileyen iklim ve coğrafi zenginliği dilimize de yansır. Bahar ‘kırkikindi yağmurları’yla yaşanır Anadolu’da. İstanbul, ‘ahmak ıslatan’ları ile bilinir. Kaç zamandır ahmak ıslatanların artık yağmadığını fark ettim …

Devamını oku

Yoldan Geçen Biri

Bir kırlangıç bir su birikintisi bir parça gök.Bir şiirden düşmüş olmalı bunlar. Böyle diyordu yoldan geçen biri. İlhan Berk

Bir kuş ölmeye varırsa, ötüşü yaslı ve dokunaklı olur.

Bir dostun uzaklardan gelmesi insana neşe vermez mi? * Her günün sonunda kendime üç soru sorarım: Başkalarının işini yaparken vefasızlık ettim mi? Dostlarımın güvenlerini boşa çıkardım mı? Verdiğim öğütleri savsakladım mı? * Emrinde olanlara doğru zamanda doğru vazifeler ver. *Asil adam, ana babasına hizmette  ve yaşlılara hürmette kusursuz; ağırbaşlı ve dürüst, iyiliğe yakışır hareket edendir. …

Devamını oku

Bir bildiği yok konuşanların, bilenler sessizlik içinde.

“言者不如智者默”,爱说话的人,宣扬文化,讲经说道,都是笨蛋,同我们一样。言者已经是没有真智慧,真的智者,则缄默不言。“此话我闻于老君”,这话是老子自己讲的嘛!我也是那么听来的。“若道老君是智者”,如果说老子本身真有智慧,“如何自著五千文”,他为什么又写了这本五千字的书呢?他到底是智人还是笨人?这是白居易对他的幽默表达。 Yaşlı bir adamdan duymuştum:Bir bildiği yok konuşanların, bilenler sessizlik içinde.Eğer o yaşlı adam Yol’u bilenlerden biriyseNeden beş bin kelime yazmak zorunda kaldı ki. Konfüçyüs, “Sözler”, Ötüken, 2017

Güler’in Ardından

VIII Mantosu sandalyenin arkalığındaÇantası üzerindeydiMasada eldivenleri…Akşam olduGüler giyindi gittiGözlerim bütün geceMsada, sandalyede kaldı… Necati Cumalı

Lahinde Narkı

 ‘Memed’ için, Mehmet Düz’e..  1.kimseyle hemhal olunmuyor dünyadabeni de öldürdüler mehmethatıra kapıyı çaldığındalâl kılan hüzünarzunun azledilmesinden olma ölümle, rakipler de aslına dönerdöner şenlikten kurban etiyle evinefirarla kendini sınayan, yazgısına döneryer yok gidilecek aşkını yitirmiş olanageriye kalana, yüzündeki esrara döner gökyüzünde dinlenmiş yağmurbuharlaşmak isterken eksilmişisteme kime bırakılabilir ki emanetaşk uğruna firar ederken erkeklerneden boynu koparılmış tavuğa …

Devamını oku

Rüzgârla Yoldaş

adım atıyorumsarı ve kızıl dalgaların üstündesonbahar günbatımında gecenin ve gününsonuna inandığım kadarhiçbir şeyeinancım yok şimdi nerede?ne yapıyor?unutmuş olduğum kişi. rüzgâra yoldaş gelmişimyazın ilk günündekendiyle beraber götürecek benisonbaharın son günü geliyorum bir başımaiçiyorum bir başımagülüyorum bir başımaağlıyorum bir başımagidiyorum bir başıma doğu değilbatı değilkuzey değilgüney değildurduğum yer, yalnız burası bağırıyorumderin vadinin tepesindenyankıyı beklerken gözyaşımı durduramıyorumağlamanın yeri …

Devamını oku

Eski Nisan

Canımın yongası, sevdiğim,Bir kaç gün çaldık ilkbahardanGeçtik yıllardır özlediğimErguvan ışıklı kıyılardan Aşkı sessizlik tanımlarGençken tersini düşünürdümAkşamla dönerken geriye dalgalarYalnızlığı çırılçıplak gördüm Durduktu önünde Ege Denizi’ninGözleri mayıs bulanığı,Kuytuluğunda eski evlerinDolaştıktı Ayvalığı Eski nisan, her şey gibi,Kalbim de, rüzgar da eski,Çırpınıp duruyor havadaYitik anıların kelebeği Ataol Behramoğlu

Eski Çocuk

“Gökyüzü gibi bir şey bu çocuklukhiçbir yere gitmiyor”(1) dizesi yarısıdır çocukluğun,yarısı çocuk olan biri söyleyebilir bunu ancakgaliba az çok böyle bir şey şiir yazmakyarısı sözcüklerin uçurtmasını uçurmakyarısı uçurtmanın kuyruğuna yenilerini takmakyeni…de ne, yeni sözcükler mi yalnızcayeni sözcükler evet yeni misketler gibi pırılyeni bulutlar ki nereye giderlerse gitsinlerher yer onlarla gökyüzü olur hepyeni bir gök olurama …

Devamını oku

Kim Bu Çocuk?

Çocukluğum annemdir benim. Uzun kış gecelerinde anlattığı masallardır. Deniz diplerinde yürüyen devler, gökyüzünün kapısında bekleyen ejderhalardır. Çocukluğum Sanamer’dir benim. Leylek dedenin okul bacasında kurduğu yuvadır. Kartalların bir dağdan bir dağa uçarken yüzüme düşürdüğü gölgedir. Güz harmanında saman yeli, yaz bostanında üzerime yorgan niyetine serdiğim kavun karpuz kokusudur. Çocukluğum Aras’tır benim. Elleri bedenlerinde büyük adamların Çobandede …

Devamını oku