En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Bir insan ha aslan pençesinde paramparça olmuşHa olmuş şiirimin nişanıAynı kaderdir onu bekleyenAnnesi yakında ağlayacak onaÖldürmeden önce başına dikildiğim andaİyi bilir ölümün satın almak için bir karşılık ödemediğimiVe en ufak bir kaygım olmayacağınıKarşılık olarak tasarlanan cezadan Korkunç kuzey rüzgârı üstünde koptuğundaVe köpükten kamçısıyla kıyıyı dövmek içinDağ gibi dalgalarını topladığı anBenden şiddetli olamaz deniz bile Düşmanımın …
Şub 23
Çıkan iner, kalkan düşer, her yükselişin var bir sonuNiçin bunca gurur maldan, mülkten, adtan sandan insanoğlu. Oluşta ne var ki olduğu gibi dursun, hiç değişmesin.Sen de gök gibisin, bir gün masmavi güneşlik, bir gün bulutlu. Bu dünya kime kalmış, yaramış ki kalsın yarasın sana da.Yok hiçbir çizgisinde bu yeryüzünün ölmezlik rengi ve ölmezlik kokusu Zaman …
Şub 23
Güller vardı, yağmurda.Koparmayın, diye yalvardım. Dayanmazlar, dedi kadın. Ama o kadar güzel duruyorlar ki oldukları yerde. Ah, hepimiz güzeldik birzamanlar, dedi kadınve koparıp gülleri tutuşturduelime William Carlos WilliamsÇeviri: Cevat Çapan
Şub 23
Aşkı müşkül gizlemek, halka ayan etmek de güçZahm-ı hicran-ı dîl’i lâkin nihan etmek de güç. Hâki payinden cüdayım gerçi ol şûhun, fakat,Visali için ağyare arzı imtinan etmek de güç, Eylerim belki dil-i cânânı rencide diye,Her saat, her lâhza feryad-u figan etmek de güç, Yare talimi vefa ettikçe cevr eyler bana,Neyleyim nâmihribanı, mihriban etmek de güç. …
Şub 23
Aşkım ebedidir erecek sanma zevaleDönsem elem-i kahrı firakınla hilale Bigane-i gamdın seni ben görmeden evvelEttin bu gün eglencemi feryad ile nale Aylar seneler böyle firakınla geçer deHala seni ey zalim edemem Hakka havale Etmez mi eser kalbine feryadı hazinimKafir bile giryan oldu şimdi bu hale Feryad edip ağlarsa çok mu Nezih’eDüştü gene bir sahili yok …
Şub 23
Mecnun isen ey dil sana leyla mı bulunmazBu goncaya bir bülbül-ü şeyda mı bulunmaz Sun şerbet-i lal-i lebin ağyara vefasızSaki mi bulunmaz bana bir sahbâ mı bulunmaz Arzetmiyorum aleme alam-ı derunumYoksa bana bir mahremi sevda mı bulunmaz Bir sen misin alemde tabip illet-i aşkaTeşhis-i dile başka etibba mı bulunmaz Al aşkını ver gönlümü Allah için …
Şub 23
Ne peygamber-, ne de can çiçekleriNe de buhûrumeryem;Hep korku çiçekleriOldu saksılarımızı süsleyen. Ürkek bezgin baktığımız göklerdenYarınlara güvendi umduğumuz.Çocuklar, evler ve ekmek…Ama mutlu muyuz? Zehirli, yeşerirse topraktaBir tohum, içtiği baldıranlardanAçar korku çiçekleri, yozlasmış tür.Yeni aşı ister, budamak isterBizden geçmiştir. Vardığımız her çizgi bir duvar kesildiKaygan küfler aşamayınca.Ve ne olur bilirsinVe güzeldir dünya…Yaşamayınca.. Behçet Necatigil
Şub 23
Yürü bire yalan dünya!Sana konan göçer bir gün.İnsan bir ekin misali,Seni eken biçer bir gün. Ağalar içmesi hoştur,O da züğürtlere güçtür.Can kafeste duran kuştur,Elbet uçar gider bir gün. Âşıklar der: Ne olacak?Bu dünya mamur olacak.Osmanlı Halep alacak,Dağı taşa katar bir gün. Yerimi serin bucağa,Suyumu koyun ocağa,Kafamı alın kucağa,Garip anam ağlar bir gün. Yer üstünde yeşil …
Şub 23
Bu Kokuşmuş Kafayla Devlet Yürümez Dolmabahçe Sarayı’ndaki 1931’in Ağustos’undaki yemekte Ruşen Eşref Ünaydın, Dr. Reşit Galip, Recep Zühtü, Şükrü Kaya, Tevfik Rüştü Aras, Celal Sahir, Hasan Cemil Çambel ve daha birkaç kişi ve kimilerinin eşleri var. Dr. Reşit Galip, huzursuz, kabına sığmıyor, içkiyi de fazlaca kaçırmış durumdaydı. O gece Millî Eğitim Bakanı Esat Mehmet Bey, …
Şub 23
Bağrım doludur gamzen oku yârelerindenFeryâd anın gamze-i hârelerinden Nâçâr ederim sabr firâkına rakıybinBir çâre bulam deyü anın cârelerinden Şimden gerü benden yana ne fâide kılsınÇün oldum anın âşık-ı âvârelerinden Dikem kefenim yakasına ele girerseBir pâre anın eteğinin pârelerinden Ne vâklalar geçti ki defterlere sığmazŞîrâzi ile sevdiginin ârelerinden Elvan-ı Şirazi