Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

San’at

Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,Bizim diyarımız da binbir baharı saklar!Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek,İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar. Sen kubbesinde ince bir mozayik arar da,Gezersin kırk asırlık bir mabedin içini.Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,Bize heyecan verir bir parça yeşil çini. Sen raksına dalarken için titrer derinden,Çiçekli bir sahnede bir beyaz …

Devamını oku

Sanat

Dinle, yeni şair, eski ozanı,Okuyor yürekten Altun Destan’ı…Deme, “Kopuz kırık, yoktur çalanı!,,Çalgı gönül sesi, kopuz bir ağaç. Kutlu-taş’ı yoksa ilhâmı kutlu,Kanı gür içmezse kımız ne mutlu,Umut bir kanatsa, daim umutlu,Ona ozan derler, yoluna Ortac. Diyor ki: Siz Parnasse, biz Ortac-eri,Bizden olan her fert görür ileri,İğreti sanattan, milli hüneriİstemez yabancı eserlerden bac! Aruz sizin olsun, hece …

Devamını oku

Mukaddime

                       Karaosmanzâde Câvide Hayri Hanımefendi’ye Zannetme ki güldür, ne de lâleÂteş doludur, tutma yanarsınKarşında şu gülgûn piyâle… İçmişti Fuzuli bu alevden,Düşmüştü bu iksir ile MecnûnŞi’rin sana anlattığı hâle… Yanmakta bu sagârdan içenler,Doldurmuş onunçün şeb-i aşkıBaştanbaşa efgân ile nâle… Âteş doludur, tutma yanarsınKarşında şu gülgûn piyâle! …

Devamını oku

Yandım

Men könlüme hemdem seni sandım,Saymaz yana keçdin göz önümden.Yandım ele yandım, yandım ele yandım! Sahilde ayaq izlerimiz var,Sen eşqine and içdin o yerde,Her kelmene, qelbimle inandım. Heyhat, niye qelbimdeki odlarSönmür, yene sönmür, yene sönmür!Gel, sanma bu yanmaqdan usandım. Saymazyana keçdin göz önümdenYandım, ele yandım, ele yandım! Süleyman Rüstem

Sensiz

Annemle karanlık geceler bazı çıkardık;Boşlukta denizler gibi yokluk ve karanlıkSessiz uzatır tâ ebediyyetlere kollar…Guyâ o zaman, bildiğimiz yerdeki yollarBirden silinir, korkulu bir hisle adımlarTenha gecenin vehm-i muhâlâtını dinler…Yüksekte sema haşr-ı kevâkiple dağılmış,Yoktur o sükûtunda ne rüya, ne nevâziş;Bir sâ’ir-i mechul-i leyâli gibi rüzgâr,Hep sisli temasiyle yanan hislere çarpar. Göklerde ararken o kadın çehreni, ey mâh!Bilsen …

Devamını oku

Nehir Üzerinde

Akşam… Sarı bir hasta semâ… Bir gam-ı mechûl…Sisler gibi tutmuş yine sahilleri eylûl,Bir hüzn-i müzehheb gibi durgun yine Dicle,Sessizliği olmuş yine rü’yâlara hacle. Faslın yeni lerzişleri her sâyede mahsûs,Gûyâ ki uyur kalb-i tabiatta bir “efsus!”Her şey o kadar gamlı, soluk, mübhem ü bî-fer,Gûyâ ki ölür hüzn-i sevâhilde perîler… Çıkmıştık o gün Dicle’ye, sessizce küreklerNehrin zehebî …

Devamını oku

Bir Yağmur Sonrası

        -Fethi Gemuhluoğlu’na ‘Kalbim uçurumlarda açan çiçek.      O kadın bu kalbi nerden bilecek? ‘                              Şinasi Özdenoğlu  Kalbim! .. O şarkıyı unutmadın mı?Dinmedi mi hala o eski ağrı?Bir küçük şehirde başlayan şarkı…Özlediğin yalnız o şen kadın mı?Kalbim! …

Devamını oku

Ellerin İçin Noktürn

Sen, gecelerin ortasında bir ada gibiEn son gücümle kıyılarına yaklaştığımDenizlerin ezgisini uzak bir sevda gibiBir çoban kulübesinde paylaştığım… Yağmur altında dinlediğimiz şarkılar oynakGüneşli havadakiler gamlıydıÖptüğüm zaman gözlerin parlakOkşadığım zamanlar dumanlıydı… Nasıl hatırlamam, yapayalnız kalırım daEllerini.. Köpükler kadar beyazGece söylediğim şarkıdır kaldırımdaÖylesine bir şarkı ki, anlatılmaz… Saçlarımdan tutup kör gecelerdenBeni sabaha çıkaran ellerinGömleğime aşk mısraları işleyenMutlu …

Devamını oku

Yetim İstanbul

‘Çocukluğa, küçük şehirlere, ilk aşka, senin gidişine  ve İstanbul şehrinin yetimliğine dair…’  Bir zümrüt masaldı çocukluğumuz;Bembeyaz çiçekler söylerdi onu.Nedir, bilir misin unuttuğumuz?Ömrün başlangıcı, masalın sonu. Acısı duyulur bir yerimizde,Küçük şehirleri hatırlamanın.Bir sır gibi yaşar gözlerimizde,Buğulu rüyası geçmiş zamanın. Duaların narin yapraklarında,Tanrı’nın yüzüne bakmadığı kul.Bir ayet gibidir dudaklarımda,Sen gidersen yetim kalır İstanbul. Seninle güzeldi kubbeler şehri.Senin …

Devamını oku

İstanbul Sabahı

Bu aydınlık, bakışlarının güneşe vurmasıdır.Bunlar saç değil, sarı güllerin savrulmasıdır. Ne bahar, ne sonsuz mavilik, zamanı güzel kılan,Kalbimin ansızın gözlerine vurulmasıdır. Garip telaş.. uçarı gönül.. hülyalı saatler.. hepsi boş!Özlenen, bir sualin bir bakışta sorulmasıdır. Bu, fırtınadan arta kalmış beyaz köpükler,İçimdeki çılgın denizlerin durulmasıdır. Asıl çekilmez olan hayatın yükü değil,İnsanın bir amansız koşuda yorulmasıdır. Nurettin Özdemir