Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Sıradan Pencereler

Erkekler o gerçekleri taşıyamaz. Neredeyse hiçbiri kadınların gizledikleri gerçekleri bilerek yaşamayı sürdüremez. Kendilerine duydukları güven, büyük ölçüde kendilerine söylenen yalanlara dayanıyor çünkü. Kadınların söyledikleri yalanların erkeklere yapılan bir iyilik mi yoksa kötülük mü olduğuna karar vermek çok zor. Hangisi daha vahşice olurdu? Gerçeği söylemek mi, saklamak mı? Havuzun kenarındaki şemsiyelerle şezlongları kaldırmışlar. Yaz günlerinde üç-dört …

Devamını oku

Menekşe Alanı

Geçmişe doğru bir yükselmeyle elde edilen herhangi bir menekşe alanı, düşlerin kurulduğu ve orada tutsaklandığı bölge; kendini ancak bizim imgelememizde var kılan ve hep orada yinelenen mor şenlik türküsü. Nilgün MarmaraKağıtlar / Everest Yayınları / 2016

kağıt (hamur) anneyse kalem de babadır

Defterler eski elbise dolabında,gündüzleri açık artırmada!Geceyse uzun yollar giyinir          ve uyur,Göksüz küçük yıldızımız!Kızları boyladı. (Levh-i Mahfuz)Saklı Kitap Akaşa -akaşik kayıt- dünta belleği. * Eğer kağıt (hamur) anneyse kalem de babadır ve her sözcük içindeki herflerin diziliş bağlantılarıylaavlularda, bahçelerde, kumda oynayan kardeşlerin kendilerine ördükleri zarif ilmeklerdir. Beyaz perde gergin bir çarşafsa (duvar) …

Devamını oku

Anlatamıyorum

“Bu şiiri size adayabilseydim şayet Acım bir nebze olsun dinebilirdi” Ağlasam sesimi duyar mısınız,Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum!.. Orhan Veli

Bir Şehit Mezadı

Oturduğumuz evin karşısında bir küçük kahve vardı; zâbitlerimiz burayı kendilerine mahsus bir kıraathane haline koydular; bütün boş vakitlerini, burada, İstanbul gazetelerini, Ankara’dan gelen ajans haberlerini, kimbilir hangi tarihten kalmış bazı eski risaleleri okumakla geçiriyorlardı. İki muharebe arasındaki fasıla bu ateşli gençler için pek can sıkıcı bir intizar devresidir. Bütün malihulyalar insanı hep bu devrede yakalar; …

Devamını oku

Hicret

I Damlara bakan penceresindenLiman görünürdüVe kilise çanlarıDurmadan çalardı, bütün gün.Tren sesi duyulurdu, yatağındanArada birVe geceleri.Bir de kız sevmeye başlamıştıKarşı apartmanda. ** Böyle olduğu haldeBu şehri bırakıpBaşka şehre gitti. II Bu şehri bırakıpBaşka şehre gitti. * Şimdi kavak ağaçları görünüyor,Penceresinden,Kanal boyunca.Gündüzleri yağmur yağıyor;Ay doğuyor geceleriVe pazar kuruluyor, karşı meydanda. * Onunsa daima;-Yol mu, para mı, mektup …

Devamını oku

İstanbul Halkının Ölüm Karşısındaki Duyguları

Cenevre Üniversitesi Dahiliye Kliniği profesörü Dr. Roch ile 1933 senesi yazında Eyüp Sultan’da, Gümüşsuyu’na çıkarken yokuşta tesadüf ettiğimiz mezarların üzerlerinde neler yazıldığını sordu. Taşlarda bazı mısraları kendisine terceme ettim. Mânâlarından çok mütehassıs oldu. “Mezaristan-larınız bir âlem, halkın ölüm hakkında felsefî fikirlerinin bir bahçesi. Bunlar acaba toplanmıyor mu? Buna dair yapılmış bir tedkikat var mı?” dedi. …

Devamını oku

Ateşli Hastalıklar

 I   Bir ateşli hastalık  Orak ucu gibi geçmiş karnına   Bilinmez rahmet saatı  Birden çıtçıt – çıtçıt – çıt  İsyan davulunu o  Asmış boynuna   Baktı ki bu ölümün ayak sesleri  Daraldı mekan  Can çekiliyor ayak uçlarından  Tırnaklar soğuyor hücreler sahipsiz kalıyor  Ve ömründe ilk kez  Başlıyor duaya   Bilinmez ne zaman birden açılır …

Devamını oku

Büyük Hayat

 I   Kuru dalı ağacın  Artık çok yaşlı, beli solgun  Ve yok tomurcuklanmak umudu   Böyle bakıyor çocuksuz  geleceğine  Taş dolu ve güneşle kavrulu kuyuya  Dikmiş gözlerini yıllardır  Bakmakta gibi bir çöllü   Oysa o seçilmişlerdendir  Bir peygamberdir o  Adı ibrahimdir  Gür bir ağızdır o  Bid şelale başıdır  O kupkuru ve iklimsiz görünen  Bir hayat …

Devamını oku

Benim Şiirlerim

“-Sen kalbsizsin; hani senin gençliğin hayatı?”Aşklarım mı? Bir nefeste solabilen bu şeyler,Bir yanardağ ateşiyle kömür gibi karardı;Şimdi ise yerlerinde bir sıtmalı yel eser. Evet, benim her şi’rimde yılan dişli diken var;Sizler gidin bal verecek yeni açmış gül bulun.Belki benim acı sesim kulakları tırmalar;Sizler gidin, genç kızların türküsüyle şen olun!Varın sizler, onlar ile korularda el eleGezin, …

Devamını oku