En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Geçiyordum uğradımboynuz boruların uğultusundaki bulanık zamanlarabelki bir gömüde birkaç eski eşyanın ışıltısıvurur şimdiye. merdiven altında unutulmuş bir zamanya da eski yüzümle karşılaşmakgirişteki aynadadinmiş uzaktaki nehrin gürültüsüağaçlar yer değiştirmişçekmiş küçülmüş onca hayaloyun ve atlıkarınca sığdırdığım kurak peyzajDoğduğum ev artık yavrusunu tanımayanbir hayvan gibi bakıyor uzaklara Toz yalnızca toz Zamangeçiyor içimizdenadılını mırıldana mırıldana elim çoktan düşmüş kalbimin …
Şub 23
Sürfeler(4) Ban nehrinde günbatımı, Krishna (Krişna)Kadınıyla son kez sevişerek onu terketti… O gece kocasının kollarında, RadhaÇok ölü hissetti.Krishna,“Sorun nedir, öpücüklerimden rahatsız mı oluyorsun aşkım?”diye sordu.Radha,“Hayır, hiçte değil; ama düşündüm kiBir kadavdayı bir sürfe ısırırsa ne olur?”dedi. Taş Çağı(5) Düşkün koca, kadim yerleşimci kafamda,Yaşlı şişman örümcek, şaşkınlığın ağlarını örüyor.Nazik ol! Beni bir kuşun kayasına, bir granite …
Şub 23
Hani bilirsiniz şu meşhur Gezgin’in hikayesini. Gezgin bir gün bir köye uğradıktan sonra köy çıkışındaki mezarlık sakinlerine bir fatiha okuma niyetiyle mezarlığa girer. Fatiha okuduktan sonra mezar taşlarındaki yazılar dikkatini çeker. Her mezar taşında ölüm ve doğum tarihinin yanında parantez içinde bir de yazı vardır: “Bekir Fuat: Doğum Tarihi 1996. Ölüm Tarihi 2020 (44 Gün …
Şub 23
Yaşlı Cordan, çok perişan, allakbullak bir durumda döndü evine. Canını mı sıkmışlardı, korkutmuşlar mıydı onu ya da dövmüş, sövmüşler miydi? Karısı hemen anladı önemli bir şey olduğunu. Ve meselenin aslını öğrenince de o kadar şaşırdı ki ne yapacağını bilemedi. Kocası pek tuhaf bir hayal kurmuştu. Herhangi duyarlı bir kişiye göre onun bu davranışı kocamışlık, bunaklık, aptallık …
Şub 23
adı, Gümüşalitanımazsınız onusaklanmayı bilir,yanınızdan geçip gitmeyisaygılıdır, sessizdiröfkesine saklar kendinibana arkası kuşlu bir cep aynası vermiştibazı baktıklarımda ansızın çıkagelir kaç dağ bildim onun için, kaç memleket ezberimdirel yazılarına girdim çıktım görürüm diyekaç hikayenin içinden selamsız geçtimkayalar, kuşlar, kafiyeler şahidimdir uçurumlarda yitirdim sesimihan rüyaları uykularımı aldı bendengazabı tenha tüfekleri yağladı yıldız yoksulu gecelerimtenimin tülüydü yüzümde saklanan peri, …
Şub 23
bir ikindi oturması yarıda kalıyor gibi:çünkü birazdan yemek taşacak, birazdan okuldan dönecek çocuklarbirden sis bastıracak ve diyeceksiniz: her şey buraya kadar, kapatıyoruz abiler ford minibüste orhan dinleyerek gittiğim o ıssızlıkta düşündüm bunlarıve düşündüm: düşünebiliyorum, demek ki ölmeme daha var herkes ölüme bir kez yaklaşmalı henüz hayattayken, en azından bir kezölüme: o eşsiz güzellikteki yalın şarkıyabir …
Şub 23
“harâbât ehlini hor göme şâkir defineye mâlik viraneler var” sarı bir torbada son buldu her şey reçel yiyip çay içmiştik sabahında, çocuklardan konuşmuştuk, uykularından sonra bir reme bakmıştık uzun uzadıya sanki uzun uzadıya bakılınca resimdeki göğe dokunabilirmişiz gibi düşler, bambaşka bir vaktin şiiri gibi düşler bahçede, diyelim bir nar ağacı var ve nar kırıyoruz kız …
Şub 23
Şevki Akşit’e Dünya gözlerimi kendi ellerimle örttümDeğdi yorgunluğumaBi ölüm kaldıydı onu da gördümBeni pişman etmedi doğduğuma Can Yücel
Şub 23
geldin ki ıssızdım ne iyi ettinşiirim bitmiştisonradan anladım yalnızmışım hem bana biçtiğin anlamsoluksuz bir nefeste öyle bir dozah kisöylediğin güzelama kendinsin o yaşadığın şey içindeki bir sesim benbağırmak istediğin zoraki bir sessizlikhangi rengi koysam yakışır yadenk düşmedi mavidenk düşer başka bir renk belki çok seviyorumanlam zavallı anlamıyor bunu başka şeyler meseladiyor ki-beni ayrılığa verme vermem …
Şub 23
Korkuyorum Olric. Bu lanetin üzerime bulaşmasından korkuyorum.*Garip işler dönüyor Olric: karışık işler. Görünüşte olağanüstü bir durum yok. Ben Nermin’i seviyorum. Nermin de beni seviyor. Bu durum gün gibi aydınlık; karanlıkta kalan yalnız o “şey”.*Günahlarımın ağırlığına dayanamıyorum Olric. Neden beni uyarmadın? Buna hakkım yoktu efendimiz.Öyle güzel gürlüyordunuz ki. Size kapılmamaya imkân yoktu. Çevrenizdeki bütün sahtelikleri öyle güzel aydınlatıyordunuz ki. Bir daha göremeyecekler sizin …