Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Poliglot

Kuşkum yok, yalnız öleceğimDaha şimdiden hızla,dedem, babam, Elsa,azalıyor sevdiklerim. Ölümün kendisi korkutmuyor beni– korkunç olan başkalarının ölümü –fakat bir başıma ölmek, nedense,kanımı donduruyor düşündüğümde.Anlamsız bir çaba ama, iki dilde yazıyorve üç dilde konuşuyorum insanlarla.Ve olmasa da yanımda duyacak kimse,üç dilde sayıklayacağını ölüm döşeğimde. Roni Margulies

Metrodan Çıktığım An

İlk geldiğim gün on yedi yaşımda İngiltere’yeVictoria metrosundan çıktığımda günışığına,Batılı bir seyyahın onaltıncı yüzyıldaününü duyduğu İstanbul’u ilk görmesi gibigörsel ve hissi bir karmaşanın ortasındabulduğumu anımsar gibiyim kendimi. Ne cesareti vardı bende o seyyahın oysa(uçağa atlayıp dönmek istemiştim o anda),ne de ne denli küçük, ne denli bir örnekolduğunu biliyordum henüz dünyanın(o gün şaştıklarını ilgimi bile çekmiyor …

Devamını oku

Yaprak

Üç gündür okuduğu romanınson sayfasını özellikle yavaş okudu,gülümseyerek bitirdi. Yerinden kalktı,kitabı özenle raftaki yerine koydu. Oturdu, ağır ağır bir sigara yaktı– çoktandır .azaltmaya çalışıyordu –içkisinden bir yudum aldı, gerindi,esnedi, adamakıllı yorgundu. Okuduğu romanı düşündü biraz.Yeni biten onyılı gözden geçirdi,doksanlı yıllarda neler yapabileceğini,artık neler için çok geç olduğunu tarttı. “Her şeyi yapabilirim, tüm kapılar açık hala.Fakat …

Devamını oku

Rubâî

Her rind bu bezmin nedir encâmı bilir,Dünyamızı nâgâh zalâm örtebilir,Bir bitmeyecek şevk verirken beste,Bir tel kopar âhenk ebediyyen kesilir. Yahya Kemal Beyatlı

Evrenin Işığıyla Oynuyorsun

Evrenin ışığıyla oynuyorsun her gün.Sen, çiçeğe ve suya gelen minicik konuk.Her gün bir salkım gibi ellerim arasındaezdiğim o beyaz küçük baştan daha fazlasın sen. Benzemezsin kimseye verdim vereli sana gönlümü.Bırak yatırayım seni sarı soluk çelenklerin arasına.Güneyin yıldızları arasında kim yazıyor adını dumandan harflerle?Ah, bırak anımsayayım seni, olduğun gibi, daha oluşmadan önce sen! Birden uğulduyor rüzgâr …

Devamını oku

Sanma ancak baña bu dîde-i giryân aglar

Sanma ancak baña bu dîde-i giryân aglarDerdimi yazdıgı demde kalemim kan aglar Tıfl-ı bî-dâye-i dil giryesin artırmadadır‘Âleme geldigine oldu peşîmân aglar Bî-kesem öyle ki bu hâl-i garîbim görseKendi derdin unudup baña yetîmân aglar Pençe-i hâr-ı sitemde göreli dâmenimiÇeşm-i şebnemle benimçün gül-i handân aglar Zulmet-i râh-ı talebde bu tekâpûlar ileTeşne-leb kaldıgıma çeşme-i hayvân aglar Kiştzâr-ı emelim …

Devamını oku

Şu anda bu satırları okuyorsan

Şu anda bu satırları okuyorsan,Hayattasın demektir. Ne duruyorsun hâlâ!Aşkı tat! Çık sokaklara! Gülümse!İnsanlara selam ver,Derin bir nefes al, bir sigara daha yak,bir kahve daha iç,sev, seviş!yıldızları izle,güzel bir müzik dinle,bir çocuğun saçlarını okşa. Çünkü yaşamak;savaşmak ve düşünmek için çok kısa… küçük iskender

Bir Babanın Şikâyetleri

İnsanlar görüyorum., yangından kaçar gibi kaçıyorlar vazifeden. Önlerinde uçurum. Bir uçurum ki memleketimin insanları ile dolu., bir uçurum ki uçsuz bucaksız.. Uçurum değil, bir ejderin ağzı. Belki biz de koşuyorduk uçuruma. Belki eteklerimiz bir dikene takıldı, belki biz de uçurumdayız. Ama bu uçurum da kat kat.. Yüz yıllardan beri kâbusa, geceye ve lağıma akan bir …

Devamını oku

Şirazlı Şeyh Sadî

Kendinden geçmiş bir sarhoş, yol üzerine uzanmış yatıyordu. Bir âbid, yanından geçerken ona nefret ve hakaretle baktı. Sarhoş, başını kaldırarak şu mealdeki ayet-i kerîmeyi okudu: “Rahman’ın kulları, bir günahkârın yanından geçerken müsamaha ile geçerler.” Beyit:Suçluyu eyleme teşhîr, hâlim ol, setr etEy benim zenbimi takbîh eden insan, geç git! KıtaNe için yüz çevirirsin sûfî!Ehl-i isyâna mürüvvet …

Devamını oku

Mezarlıkların ve gömütlüklerin çekiciliği o kadar kuvvetlidir ki

Mezarlıkların ve gömütlüklerin çekiciliği o kadar kuvvetlidir ki insanlar, orada bir yakınları gömülü olmasa bile ziyaret ederler. Yabancı şehirlerdeki gömütlüklere hac ziyareti yaparlar ve orada sanki bu, özellikle onlara sunulmuş bir keyifmiş gibi dolaşırlar. Onları oraya çeken her zaman ünlü bir zata duyulan hürmet değildir. En baştaki dürtü bu olduğunda bile söz konusu ziyaret her …

Devamını oku