En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Bin öpüş satın alır kalbim benden:Ve birer birer öder onları zamanın olduğunda.Nedir ki bin dokunuş sana?Bir çırpıda söylenip gitmiyorlar mı?Diyelim, ödemediğinde borç çıksın iki katmaİki bin öpüş mü bütün mesele? William Shakespeare
Şub 23
Ölüyorum, Mısır ölüyorum.Ancak şimdi biraz zaman dileniyorum ölümden.Binlerce öpüşün en sonuncusunu, en zavallısını,Dudaklarına kondurabilmek için. William Shakespeare
Şub 23
Ah. öpebilseydim o ateşten gözleri.Bir milyon yetmezdi arzumu söndürmeye:Batırıp dururdum dudaklarımı sevince.Kalırdım her öpüşte bir çağ boyu;Yine de doymak bilmezdi ruhum.Öperdim durmadan, sarılırdım sana:Hiçbir şey ayıramazdı öpüşümü öpüşünden;Öpüşür dururduk, öpüşürdük sonsuzca.Öpüşlerimizin sayısı geçse bileSarı hasadın sayısız tohumunu.Boş bir çaba olurdu ayrılmak:Ayrılabilir miydim? – Ah! Asla – asla! Lord Byron
Şub 23
Ben senin öpücüklerini yutayım, sen de benimkileri yut,Ve ağızlarımızla birbirimizin mutluluğunu yudumlayalım,İki yaşamı olabilir hem sevenin.Hem sevilenin, ben sende, sense bende. Louise Labé
Şub 23
Yaşıyorum, ölüyorum: yanıp suya batıyorum.Sonsuzca sıcaklıyorum soğuğa uğradığımda:Yaşam hem fazla yumuşak hem fazla sert bana.Neşeyle karmakarış, büyük büyük sorunlarım: Aniden güler ve ağlamaya başlarım,Binlerce dert uğraştırır beni zevkle:İyiliğim çıkıp gider hiç dönmemecesine:Birdenbire kupkuru olur toylaşırım. İşte böyle hep Aşk çekip çevirir beni:Ne zaman dertlerim daha da arttı sansam,Düşünmeden, dertsiz buluveririm kendimi. Sonra, inanırken neşem kesindir …
Şub 23
Küçük gül, inan bana,sen Lucinden’in göğsünü süslemelisin.Ben kendi ellerimle seniyerleştireceğim göğsüne onun. Diyeceğim ki ona: ”Güzel kız, öp benibak, bu gülü doğa sana adamış.Bak, gül nasıl da seviniyorkoynundaki yeri için.” Ola ki genç bir yabancı,seni göğsünden koparır onun:O zaman gül, intikamımı almalı,şiddetle batırmalısın dikenlerini. Yarimin göğsünde benim içinincecik arzular kıpırdarsa ama –Ah, o sevdiğim göğüs!tatlı …
Şub 23
hazırlıyorum valizimive yerleştiriyorum içine:güneşli günlerive zamanın kokusunusıcak kumurüzgarı, deniziçokça yemeken kırmızısını şarabınsarılan bakışlarıbazı kelimelerivedanın gözyaşlarıbir tebessüm bırakan Ruth W. LingenfelserÇeviri: Turgay Uçeren
Şub 23
Bakışlarımda değişti artık eşyaların rengiAnlıyorum ki, gençliğim geçmiş, geçmiş ömrümün yarısı Gözlerimi çevirsem, hayatımın göklerineOradadır, genç hilalin yerine dolunayın ışığı Hangi dert ile kalem oynatsam kağıt üzerindeUçmaz evvelki deli, saf, genç sevgi kıvılcımı Ey mukaddes, kederli sazım, neden pek az çaldın?Sen kırılıyorsun, ben sönüyorum, ayrılıyoruz sonunda! Uçtu dünya kafesinden sıkılıp gönül kuşuMesut yaratsa da, yabancı …
Şub 23
Aklımdan hiç çıkarmıyorum seni,Ne zaman biri adını ansa,“1930” damgalı bütün kutularyere düşüyor raflardan;Dört Temmuz’daki bütün o nutukçularyeniden bağırmaya başlıyorlar.Okul müsameremizdeki seyircilerdışardaki büyük fırtınaya bakıyorlar. Birlikte oynadığımız oyundan düşünüyorum seni –ah, nasıl da çaresiz, kimsesizdin! – ağlarken,baban gene ölmüş.Sarhoşmuş, düşmüş. Ne zaman adını ansalar,orada, rüzgârdaki evlerimizyeniden gıcırdıyor fırtınada;ve nerede olursam olayım,oynadığımız oyundansessizce o kasabanın kıyısında duran …
Şub 23
Kimseye değil bunu, bilgelere söyleÇünkü alay eder kalabalık durmadan;Övmek istediğim de hayatla doluBir alev ölümüyle yanmaya hasret duyan. Sana varlık veren, senin varlık verdiğinO serin sevgi gecelerinde,Mumlar aydınlatınca odayı, sessizceBir yabancı duygu çöker üstüne. Örtünüp kalmazsın sen de o zamanKoyu gölgesinde karanlığın.En yüce maksatla birleşmek içinyeni bir istekle dolar varlığın. Ve hiçbir uzaklık güç gelmez …