En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Dolaşıp durduk bütün öğleden sonraiki yaşamı bir yapacağımız bir yer arayarak Gürültülüydü yaşam, ergindi, düşmandıgençliğimize gözdağı veriyordu Oysa cırcır böceklerinin hâlâ öttüğü bu yere varıncabilseniz nice sessizlik bu ay altında. Umberto Saba
Şub 23
Beni bundan böyle Beklese-beklese Hüzün bekler, Çağırsa-çağırsa Hüzün. Neden mi? Neden olacak.. O kadar gezilip görüldü ki… Hep ben bir şeyden, Bir yer’den Bir kimse’den uzaktaydım Ve kendimden. Ölüm beklemez beni.. Çünkü, ben gene de Bir şeye, Bir yer’e Ya da bir kimseye giderken de Kendimden uzakta olacağım. İşte Bunun adı hüzündür. Özdemir Asaf
Şub 23
inandım öleceğime ve duydum yakındaki soğuğusensin kaybettiğim yalnız ömrümdeağzın günümdü benim ve topraktaki gecemve tenin öpücüklerimle kurulmuş ülke demek şu an defterler tükendidostluklar üst üste birikmiş hazinelerikimizin kurduğu şu pırıl pırıl evher şey son verdi varlığına ayırıp gözlerini. çünkü aşk, kıydığında yaşam bizeyüksek bir dalgadır dalgaların arasındaama yazık eğer ölüm kapımızı çalıyorsa. yalnız senin bakışındır …
Şub 23
peki nerdesin Matilde? görmedimkravatla yürek arasında aşağıda ve yukarıdabirden anlarım da yokluğunubaşlar kaburgalarımda üzünçlü bir dalga gücünün ışığı yok bendebaktım her şeye umudu yutarakbaktım eve, sensiz boşluğunayürekler acısı pencereler var yalnız artık baca sessiz, dinler dururgecede tutsak şeyi ve eski yağışlarıdüşen tüyler ve yapraklar gibi işte bak, seni yalnız bir ev gibi bekliyorumhem dönmelisin bana …
Şub 23
buruk aşk, benim dikenli menekşem,onca kabarmış tutkunun içindeki çalılık,ağrıların kargısı, tacı öfkeninnasıl ve ne şekilde buldun ruhumu? nereden hızlandırdın acının ateşini,birden, yolumun soğuk yapraklarının arasında?kim öğretti seni bana getiren yürüyüşü sana?taş, duman ya da çiçek kim öğretti evimi? ama bilirim titreşti ürkünç gece,gelen gün kadehlerini şarabıyla doldurduve güneş, o tanrısal saltanatını kurdu. acımadan soluk almadan …
Şub 23
Her şeyi anımsamalıyım,çimen yapraklarını saklamalıyım,ipliklerini hırpanî olayların,ve metre metre dinlence yerlerini,sonsuz demiryollarının izini,acının yüzeyini. Eğer bir gonca gülü yitirmişsemve geceyi bir tavşanla karıştırmışsam,ya da belleğimin bütün bir duvarıyıkılmaktaysa,mecburum oluşturmayahavayı, buharı, toprağı, yaprakları,saçı, hatta tuğlaları,beni delik deşik eden dikenleri bile,kaçışın hızını. Merhamet gösterin şaire. Her zaman hızla unuttum,ve benim bu ellerimyalnızca kavranılmaz olanları tuttu,artık var olmayan …
Şub 23
Artık kimse yok, hayır, ne ses, ne ağız,ne gözler, ne eller, ne de ayaklar: herkes gitti,duru gün bir çember gibi koşuyor,çıplak bir metaldir soğuk hava.Evet metal su ve hava, ne sarıçiçek öbeği salkımında öyle sık,onun o yapışkan kokusu bir de,eşsiz kalıtı bu toprağın. Nerde gerçek? Anahtarşaşkındırdır bir kapılar ordusu içindearasında başkalarınınbulamadankilidinibir türlü. Artıkişte bunun için …
Şub 23
Benim için yazdıkları ne varsagörmez gibi okuyorum geçerken,bana yöneltilmemiş gibio haklı ya da kıyıcı sözler.Yadsıdığım falan yokiyi gerçeği, kötü gerçeği,bana sunmak istedikleri elmayıya da almış bulunduğum zehirli gübreyi.Başka şeyden söz ediyorum.Tenimden, saçlarımdan,dişlerimden,yandığım şeyden mutsuz saatlerde:gövdemle gölgemden söz ediyorum. Niçin diye sordum kendime, sordular bana,sevgisi de, sessizliği de olmayan başka biriaçar çatlağı ve bir çiviylevura vuraulaşır …
Şub 23
Değil yalnız deniz, değil yalnız kıyı, köpük,güçleri boyunağme nedir bilmeyen kuşlar,değil yalnız şurada buradaki kocaman gözler,değil yalnız yaslı gece ve gezegenleri,değil yalnız orman ve yüksek kalabalığı,acı da, evet, acı da ekmeğidir insanın.Ama neden? Ben o zamanlarip gibi inceydim ve daha karabir gece suları balığından,ve elimde değildi,elimde değildi dayanmak, dünyayı değiştirmekisterdim bir yumrukta. lsırdığımı sandım birden …
Şub 23
Bugün yattım masum genç bir kızın yanındabeyaz bir okyanusun kıyısında gibi,korlu bir yıldızınyavaş yörüngesinin ortasında gibi. Sonsuz yeşil bakışındanaktı ışık kuru su gibiberrak derin çemberlerindetaze gücün. İki alazlı ateş gibi göğüsleriparladı dikelmiş olarak iki bölgede,ve çifte bir akıntıda ulaştı ateşbüyük ışıklı ayaklarına. Altın bir iklim olgunlaştı erkendenbedeninin gündelik uzantılarınave doldurdu onu akın akın meyvelerleve gizli …