Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı

III Çamların çokluğu, dalgaların kırılmış uğultusu,yalnızlık çanı ve ışıkların usul oyunu,bebek gözlerine düşen alacakaranlık,yeryüzü kabuğu, sende söyler şarkısını toprak! Sende şarkı söyler ırmaklar ve üstünderuhum arzuladığın gibi ve istediğin yere doğru.Yol çiz ki bana umut yayının üstündebir ok salvosu atayım sayıklamayla. Sis kemerini görüyorum çevremde,peşine sessizliğinin düştüğü izlenen saatlerimi,sana, saydam taş kollarına demir atmıştıröpücüklerim nemli …

Devamını oku

Rıhtımda

Bir beyaz gemiydi ayıran onlarıKadın güvertedeydi, adam rıhtımdaŞimdi unuttum yüzünü kadınınAdamın gözleri aklımda Kana bulanmış bıçaklar gibiUzun kirpikleri ıslaktıAdam dertli, adam darmadağınDokunsalar ağlayacaktı Adam bitkindi, adam seviyorduKalan kederdi, giden gemiyseTaş olduğu içindir dedimRıhtım taşları erimediyse Derken bir düdük öttü ansızınBembeyaz gemi gitgide ufaldıKorkunç yalnızlığıyla baş başaRıhtımda bir adam kaldı… Ümit Yaşar Oğuzcan

Eskiyen Yüzümün Yeni Gülümseyişi

Çizebilseydim, bahar olacaktı yüzün…Yazabilsem, en uzunu şiirlerin…Olmadı, beceremedim…Adını duvarlara yazacak çağım da çoktan geçti benim.Yasak sevdamın gözaltı tarafı…Çaresiz,Seni yüreğimde erittim…Ama yine de hoş geldin eskiyen yüzümün yeni gülümseyişi,Hoş geldin!…‘Ağır ağır çıkılan bir merdiven’ yok…Eskittiğin yıllardan değil,Sızlayınca yüreğin, anlıyorsun: yine gecikmişsin…Sen, yeni yeni öğreniyorsun sevmeyi,Bense çoktan düşürmüşüm aklıma ölümü…Gönlün bedene baş kaldırdığı yerdeyim…Ama yine de hoş …

Devamını oku

Sevdalar Çocuk Kalır

Limanda ışıkları izledik ayrı ayrıKaranlıktaydık… Kireç badanalı bir odada Sarılsaydık sımsıkı Kimsenin göremediği Bir yıldız olurduk…’ ‘Zamanla değişir Büyür insanlar Rüyalar çocuk kalır… Oysa, yaşlanmak vardı seninle Ve paylaşmak tüm yaşamı Sabahı birlikte karşılamak Birlikte yaşamak akşamı… Başaramadım sevdiğim, Bağışla… Sevdalar çocuk kalır… Suna Tanaltay

Mülteci

geldimhüzünlü duraklara uğradım gelirkensürgün yemiş sevdanın özgür fısıltısındavazgeçtim kendimdenvazgeçtim kırık kalpli resimler biriktirmektenşarkılar bedel ödetti bizeneden yanılgılar peşimizdekarabasanlar gibi gezeryenilgilere düşmedenuçurmalıyız artık içimizdeki beyz güvercinleri dalgalar vuruyor gözbebeklerimeben sana mülteciyim sevgilimumları eriten ateş düşerken damarlarımaezberlediğim yollar yakınlaştırır seni banadağlar ağırlığında özlemler getirdim‘sana kendimi getirdim’kelebek ömrü kısalığında da olsaölüm de olsa sonuinan, razıyım ben bu aşkın …

Devamını oku

Derdim Başka

Sanma ki derdim güneşten ötürü;Ne çıkar bahar geldiyse?Bademler çiçek açtıysa?Ucunda ölüm yok ya.Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten.Güneşle gelecek ölümden?Ben ki her nisan bir yaş daha genç,Her bahar biraz daha aşığım;Korkar mıyım?Ah, dostum derdim başka… Orhan Veli

Gündüzünü Kaybeden Kuş

Hacı Süleyman, şafaktan beri elde çifte, önde köpek, kıyı kıyı taban tepiyordu. Tanyeri uyanırken, keklikler derelerden, yamaçlardan cak cak cak cak cak cacak cak ederek, yeni doğan günü bütün kuşlar, böcekler, çalılar, dağlar, taşlar ve denizlerle esenliyorlardı. Ne bir kuş, ne de bir böcek olan Goethe’nin bile ölürken ve kapkara sonrasızlığa göçerken son çağırışı “Işık! …

Devamını oku

Kiraz çiçekleri

Ah, kiraz çiçekleriKeşke sizin gibiDüşebilseydim. Masaoka Shiki

Bir Molla Kasım gelir

Ben dervişim diyeneBir ün edesim gelirTanıyuban şimdidenVarup yetesim gelir Sırat kıldan incedirKılıçtan keskincedirVarıp anın üstüneEvler yapasım gelir Altında gayya vardırİçi nâr ile pürdürVarıp ol gölgelikteBiraz yatasım gelir Ta’n eylemen hocalarHatırınız hoş olsunVaruban ol tamu’daBiraz yanasım gelir Ben günahımca yanamRahmet suyunda yunamİki kanat takınamBiraz uçasım gelir Andan Cennet’e varamHak’kı Cennet’te göremHûri ile gılmanıBir bir koçasım gelir …

Devamını oku

Ateş Çemberi (Neco)

I. “Dün akşam yolda gördüm/ Seni yıllardan sonra” çalıyordu radyoda. Dükkândan dışarı taşan sese zaman zaman şişko kebapçının çırağı eşlik ediyordu alüminyum tepside üzeri tabakla kapalı kebap servisini taşırken. Şükran Ay söylüyordu şarkıyı. Bayram yine içiyordu. Tekel bayiiydi. Kışlalar Caddesi’nde büyükçe bir dükkânı vardı. Üstten kesilmiş inci bıyığı, siyah geriye taralı, briyantinli saçı, yumurta topuklu …

Devamını oku