En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Ölüler çırılçıplak birleşecek tek bir gövdedeYeldeki ve batı ayındaki adamla;Kemikleri ayıklanınca ve yitince arı kemiklerYıldızlar olacak dirseklerinde ve ayaklarında;Delirseler de uslu olacaklardır her zamanBatsalar da denize doğacaklardır yeni baştan;Sevenleri kaybolsa da sonrasız yaşayacaktır sevgi;Ve artık hükmü kalmayacak ölümün Ve artık hükmü kalmayacak ölümün.Kıvrımları altında denizinYatacaklar upuzun ölmeksizin yelcene;Kıvranıp işkence aletleri üstündeAdaleleri çözülünceye dekKayışla bağlasalar tekerleğe …
Şub 23
22.Ancak arada bir gerçekten yaşayacaksın:duygusal olarak “unutulmaz bir an” denenyaşam aralıklarından birinde, tam kendin olarak,tam kendisiyle yüzyüze geldiğin bir başka kişiylebirlikte, herşey yaşadığında ( bir sevinç, bir acı…)– o zaman gerçekten yaşarsın. Ama bu “an”ları son derece seyrek yaşarsın( kimi insanlar – çoğunluk? – bunları hiç yaşamazbelki) : son derece de kısa… Gene de, bunların …
Şub 23
Bugün iyi değilim sevgilim,İyi uyanamadım bu sabah,Ağlarken buldum kendimi, yalnız ve hissiz…Neye neden ağladım bilmiyorum dün geceAma bugün iyi değilim sevgilimSana uyanamadım bu sabah,Garip bir heyecan var içimde,Tuhaf bir titreme ellerimde,Ellerim acıyor, gözlerim de…Ben yine senin sesini duymayı bekleyeceğim, hep o aynı hevesle,Bir su sesi arayacağım evde, uyanman için yine o ses çıkaran terliklerimi giyeceğim,Uyanmana …
Şub 23
Aslında aşk yok… Ya da var. Kim tanımlayabilmiş, kim doğrusunu bulmuş?.. Görmüş geçirmiş, epeyce yaşamış kişiler diyorlar ki, insanın yaşamına bir sürü kişi girer; hatta belki aynı anda iki-üç kişi birden vardır. Ama bunca kişi arasında birkaçı için farklı duygular taşırsınız. Ötekiler sıradandır, birkaç kişi farklıdır, işte bu aşktır. Peki, öyle olsun ama neden bu …
Şub 23
Gerçekten bir şey oluyor burada. Gizemli bir şey.Bir denizaltı kadar görkemli ve garip.Gri bir günde camlardan yağmuru seyretmek.Saydam yusufçuklar yavaşça uzaklaşıyor ve benisana getiriyorlar topaz tapınaklarda.Sen bir güneş tanrısı gibi gülümsüyorsun.Biliyor musun kaç yıl tek başınaydım benkarmaşanın içinde. Bir türlü tutunamıyordum işte.Bir tek senin yanında yürümüştüm bentopaz bir günde ve suya yakın.Geceleri üstümü örterdin. Sonra …
Şub 23
Zamanlar;Güneş ekilip, yıldız biçilen zamanlardı, Hatırlıyorum… Ya önce sen vardın yürek olarak içimde Ya da aşk vardı önce Gelip içimde kestiğin, Hatırlamıyorum… Ben, imkansıza dudak bükerdim Sense halime gülerdin… Olsun! O günlerde ben Biraz mutlu, biraz umutlu, Biraz içliydim. Doğrusu en çok da Kelebeklerin kanadına işlediğin, Aşkından dertliydim! Ama o zamanlar Güneş ekilip yıldız biçilen …
Şub 23
Bu, insanın içinde yaşatıp zamanla sevdiği ve kendisine çok acı verse de, neredeyse bedenine bir organ gibi eklediği, hüzün doğuran tüm uzun soluklu duyguları yerle bir eden, kısacık bir hikayedir! Bu hikâye senin için ’Anlamak’ kelimesini sözlüklerden çıkartıp elimle dokunacağım kadar somut hale getirdiğin ve yüreğime yerleştirmeme yardım ettiğin için… ’Anlamak’ ve ’anlaşılmanın’ en güzel …
Şub 23
iVe sonra başka bir hayata başlar kimseye haber vermeden ruhlar.Gün gelir çıplaklığına döner insan, gövdesiyle bir olurkıraç yamacı güzelleştiren harup ağacının.Dalları arasından ışık ışık ışık açılır semalar. Tüm yolların kapanıncaelinde yedi kandil ve yetmiş bin kanatla uçarcasına gelir,Yaradılış anındaki gibi ağzındaki misk kokusuyla Üçüncü Kişi sana nefes verir. Kimsenin göremediğini görür ve havlamaya başlar bir …
Şub 23
Kelebek, ipeksi ses, sevgili… hep uçmak istediğiama kaç kapı açılmalı daha, kaç çeşit ağaç iç-bahçelereseherkuşu ve bakıştan bakışa konan aşk.Onun yüzünden bütün iklimler geçer aynı andageçer eski bulut sinemasından yıldız yıldız ve hüzünince alay, tutku, korkutan endişeler… Ki henüz farkında bakışlarından uçan kuşların henüzona en çok nâr ağacı yakışır ya da müralev kanatlarla gölgelenmiş gözler… …
Şub 23
Işık daha loş düşüyor dağın şu yanına. Süzülüyor morbulutlardan. Aşağıdaki taş evdoğduğum yer. Geniş kemerlerle birbirisine açılaniki iç oda… Zeytinlik,yanındakine dokunamasın diye uzakça dikilmiş ağaçlar, ne tuhafyamaçta bitiveriyor birden.Büyüyen bir his var şu ıssızlıkta çocukluğumu hatırlatanbir koşma isteği… Uzun uzunduruyorum oysa, dağın loşluğunda koşuyormuş gibikalbim. Galiba derim çocukluğumdurkoşan. Beş hafta var geleli ilk konuşurum kendimi …