Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Rabbim, Nihayet Sana

Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz…Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı,Belki her sabah vakti, belki gece yarısı,Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz…Ben artık korkmuyorum, herşeyde bir hikmet varGecenin sonu seher, kışın sonunda bahar.Belki de bir bahçeyi müjdeliyor şu duvar,Birer ağaç altında sevgilimiz, annemiz.Gece değmemiş sema, dalga bilmeyen deniz,En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en …

Devamını oku

Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi

Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!Nerden görecekler, göremezlerdi tabii;Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi,Bir kerede, mamure-i dünya, o zamanlar,Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi.Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin.Salgındı, …

Devamını oku

Aerodinamik yasalarına göre

Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmaması gerekiyordu. Herhalde bunu ona hiç kimse söylemedi ki, uçuyor. Aldous Huxley 

Çiçekler Üşümesin

Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzündenKuşların gülücüğü eksilmesin yüzündenKar yağsada bu sessiz vadiye, gün bitmesinYapraklar üşüse de , çiçekler üşümesin Nurullah Genç

Sevmek İnsanın En Büyük Acısıdır

Sevmek, bizim kendimize ve dünyaya karşı giriştiğimiz hırsızlığa, kendi gücümüzle karşı çıktığımız biricik haklılığımızdır. Alacakaranlığın ufalaya ufalaya sildiği bir adamı tutup ellerinden, başına ay ışığından bir hale geçirmektir, kaybolmadan sabaha çıksın diye. Sevmek, özünde varolan büyük bağlanmaya karşın, insanı günlük ilişkilerin kişiliksizleştirdiği tutsaklıktan kurtaran en büyük özgürlüktür. İnsanı yalnızlığın hazinelerine götüren bir arınmadır sevmek. Yalanın …

Devamını oku

yarım kalmış uzun şiirler değil kısa şarkılar söylemeli…

fesleğenlere de göz değer mi diye soruyor sana yorgun bir karıncabilemeyeceğin sorular var tabii, nereden bileceksinnazar diye bir şey var, sulara da dokunur toprağa daavucuna da dokunur mu nazar, fesleğen kokan avucunamavi boncuklu firketeler, kundaklar ve karıncalarher akşam suya bastığın kalbin, bahar kokan sabunlarhepsini biliyorsun evet, hepsinden haberin varpeki ya çıkmayan lekelerini kalbin,kaç ölçek deniz …

Devamını oku

Bir genç kızın hikayem paramparça’dan altını çizdiği satırlar

hep uyumak istedim. Doğal sakinleştirici… Zaman hiçbir şeyi düzeltmez. Daha beter de etmez. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum. nasıl başlarsan öyle gider. Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır: Yaşayanlar bir sigara yakar. İffetimizi tesadüfen koruyor olmamız iffetli olduğumuz anlamına gelmez. sen gittin ve herkes ölmeye başladı. ilk ölen hep babammış gibi geldi bana yıllarca. Eskisi …

Devamını oku

Diclenin Sesi

dil kayıpboğaz kurumuşyürek çöl gibi;ne ses ne de sedakaranlık sadece dipsiz bir karanlık;ne yurt ne devir ne de devranne bir insan ne birşey ne bir söz ne de bir sessadece karanlıksesin karanlığı;sessizlikkaderimiz Stêr’im sadece şu oldu;sessizliktalihimiz karanlıklarda tohum kanda fidankaranlık gecelerimizde dallar yapraklarendişe ve korkularımızda derin bir iniltitalihimiz Stêr’im benimbaşımıza gelen belalar suçumuz bizikaranlık gecelerimizin …

Devamını oku

Dotmam

(Aşkın hikâyesi değildir ama aşka dair bir hikâyedir) I. isim konulmamış tedirginliklerdeyim, Fırat’tan, Dicle’den ve en son Nil’den ıslanmadan geçiyorum… suskunum ve hep durgun… gözlerim yuvalarından düşmüş gibi tebessümlerim, hep sürgünlerdeydi zaten… II. sığmıyorum işte bu kente, ruhuma dar geliyor bu meydanlar, bu şehir… ölümün güzelleştirilmiş adındayım, aşktayım kaç üç yüz altmış beş gündür… kırık …

Devamını oku

Leyla

leyla’yı bir daha görmedimboynunda bir yafta gibi asılı duran elifbası vardıetrafı küçük boncuklarla işlenmişkırmızı ve siyah dalgalı bir yazması vardımavi lastik ayakkabılar içindeki ayaklarını sevdim en çokonun ayakları benim kalbim kadardı.benim kalbim, onun ayaklarını bastığı yerdeydi.bir salıncak kurdum kirpiklerinin arasınauyudum oradauyandım, uzakta bir ceviz ağacından başka bir şey yoktugittim, tuti kuşlar geldi avuçlarıma, asmalar, koruklar, …

Devamını oku