Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Ağıt

Parçalanıp kırılan ismin!Boşluğun ortasında dağılan ismin!Çarılınca da sahipsiz kalan ismin!Çağıra çağıra öleceğim! Yüreğimde sakladığım bir kelimeHiç söyleyemedim‘Sevdiğimdin’!‘Sevdiğimdin’! Kızıl güneş batıdaki dağın ortasına takıldıGeyik sürüsü de üzüntüden ağlarParçalanmışçasına duran dağın üzerindeBen senin ismini haykırırım Üzüntüyle kederle haykırırımÜzüntüyle kederle haykırırımHaykırışlarım yok olurGökyüzü yeryüzü arası o kadar engin ki Ayakta durduğum bu halimle burada taş olsam daİsmini haykıra …

Devamını oku

İleride Bir Gün

İleride bir gün beni ararsanO zaman ben ‘unuttum’ diyeceğim Kalbinin derinliğinde bana sitem edersenÖzlemin sonunda ‘unuttum’ diyeceğim Sen hâlâ sitem etmeye devam edersen‘İnanmadığımdan unuttum’ diyeceğim Bugün de dün de unutmamıştım‘İlerde bir gün de unuttum’ diyeceğimİleride bir gün unuttum Gim So-VolÇeviren: Hatice Köroğlu

Açelya Çiçegi

Beni görmekten sıkılıp daGidersen Tek bir söz söylemeden göndereceğim seni Yongbyong’daki Yaksan dağındanAçelya çiçekleriniKucak kucak toplayıp yoluna sereceğim Adım adım giderken Yoluna serdiğim o çiçeklere Hafifçe basıp gidin Beni görmekten sıkılıp da GidersenÖlsem de gözyaşı dökmeyeceğim. Gim So-Vol (Açelya Çiçeği/agora kitaplığı/Çeviren: Hatice Köroğlu) 진달래꽃 나 보기가 역겨워 가실 때에는 말없이 고이 보내 드리오리다. 영변에 약산 …

Devamını oku

iki gündür dolanıyorum sokakları kurumuş yapraklar gibi

Denizleri dökülmesin diye, kimim atlasların duvara asılmadığı doğrudur.Ama sanmıyorum doğru olsun, ağaçların soğuk kış günlerinde, kabuklarının altına pazen giydikleri…*** Ben de bilmiyorum önümüzdeki şubatın yirmi sekiz mi yirmi dokuz mu çekeceğini… Yirmi dokuz çekecekse, bana da haber ver. Unutmayalım o gün, dört yılda bir doğum günü olan dostumuza, küçük bir hediye göndermeyi. *** Bana sorup …

Devamını oku

şakayık ki dağların lâlesi, seni bekler gizli gizli

şakayık ki dağların lâlesi, seni bekler gizli gizliher sabah umutla döner yüzünü göğe, bir dua belki dilindeve her akşam çöküşünde büker boynunu, döker yüzünüertesi güne… Ben… nereden geçersem geçeyim, hangi kapıyı çalarsam çalayım ve her kimle oturup sohbete dalarsam dalayım bir şekilde sen çıkıyorsun karşıma şiraze. Giderken hiç gitmeyen, kaçarken hep beni izleyen, her adreste …

Devamını oku

Kesme nevanı içine salsalar da keder

Kesme nevanıiçine salsalar da kederkırılsa gönül medd ü cezr ilehepsi geçer…hepsi geçer… bir lâhza duruplûtf ilemercanları saçsandüşse sana kem bakan…düşse sana kem bakan… Nazenin olanın halinden bihaberaçar zakkumlar pembe ve beyaz“dalmışlar tahayyüle” derincinir kelebekler…incinir kelebekler… Ben şiraze, her damlada yitişimi izlemedeyim.Ben şiraze; hep gidenlere, bir türlü gelemeyenlere laf üstüne laf dizmedeyim.Ben şiraze, her sabah yeni …

Devamını oku

Boynumda Kendi Ellerim…

Gözlerim çocukları yoksul bir ülke şimdiiçimin kızıllığınca gül ve yangın dalında unutulmuş bir üzüm tanesiyim belki belki bir söğüt dalının efil efil titreyen yaprağıyım uzak bir iklimde esip geçen rüzgarlara ağıt yakan bir gün çözüp bakışlarımı tel tel kirpiklerimden elif elif ağlayan gümüş saçlı bir anneye bağışlayacağım son kez ağlayacağım belki düşerken sevdanın eşiğine varsın …

Devamını oku

Ey Hayat Kucakla Beni…

Kalbimin kırıklarını toplayıp avuçlarımaçekip gitsem bu şehirden anılar incinir mi? üşür mü? dalında bir yaz çiçeği ve bilir mi? bir sevgiye karşılık yüreğini kanatanı bin ilmik atanı usuna çekilen her tetiğe karşılık kirpiklerinde baharını saklayan yaşlı bir çocuğum ben düşlerin yağmurunda ıslanmış gül izi ağlamak istediğim her sahilde bir martı ölür bir şiir vurur kıyılara …

Devamını oku

İstanbul Kışa Hazırlanıyor

Dün, Köprü’nün korkuluğuna dayadım elimiBuz gibiArtık denize bakmakSerinletmiyor içimiNe çare üşütüyor İşten çıkınca karanlık basıyorİnsanların hali daha telaşlıTaşıtlar daha çabuk geçiyorBöyle günler kısaldıkça sanıyorum kiKış daha çabuk geliyor Tophane’nin önündeOdun boşaltan kayıklar varSabahları gittikçe sis artıyorHerkesin dilinde aynı şeyOdun derdiKömür derdi Serseri bir çocukÜç aylık bir suç tasarlıyorNe güzel ağaçları denizi sevmeye başlamıştıkŞimdi olan bitene …

Devamını oku

seni düşünmek böyle birşey olsa gerek, istanbul.

seninle bir istanbul kentinde karşılaşmıştık, istanbul…sen o zamanlar konstantinopolis olduğunu henüz unutmuştun.ben seni daha terketmemiştim…terk etmek üzereydim…geri dönüşün olmadığını, geriye dönülemeyeceğini henüzbilmiyordumkarşıdan karşıya geçiyorduk.ben tam o anda karar verdim.yerleşiklik o an yitirildi.gerisi sürekli gel-git artık…dönmeye ve kaçmaya çalışarak hep.oysa sana dönemiyorum işte, istanbul.bütün dönüş biletlerimi saklıyordum,biliyordun ama kabul etmiyordun.dönüş yoktu, olamazdı, tıpkı gidişin olmadığı gibi. …

Devamını oku