En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
bulut günleridir / akar uykular dumanlı sular gibikuytu göllerde salınır rüyalar kuğular gibi kırık aynalarda balkısa da gün kızıllığı / kanmabastırır tamtamlarıyla karanlık yamyam korkular gibi vampirler okşar yalnızlığını ipek baykuşlar büyüruğuldar damarlarının ağacı ıssız korular gibi karanlığın ufunetinden öyle bozulmuştur ki yıldızlariliklerine geçer titreşimleri fosforlu ağular gibi üreyip bir devin gırtlağından zalim gümbürtülerlebin yıllık …
Şub 23
Denizden yeni mi çıkmıştı neydi; Saçları, dudakları Deniz koktu sabaha kadar; Yükselip alçalan göğsü deniz gibiydi. Yoksuldu, biliyorum – Ama boyuna da yoksulluk sözü edilmez ya- Kulağımın dibinde, yavaş yavaş, Aşk türküleri söyledi. Neler görmüş, neler öğrenmişti kim bilir, Denizle boğaz boğaza geçen hayatında! Ağ yamamak, ağ atmak, ağ toplamak, Olta yapmak, yem çıkarmak, kayık …
Şub 23
amforada balkıyan suyun dilindeunutma makamında yürüdüm günleridurmadan yağmur gecelerce… kuşlar çığlıklarla ezberliyor tükenişitenhayım mor ötesi acılardabir savaştan çıktım aşk faslındayok olanı sevmiştim, yalnızlığımı aslındakuytumuzda saklayalım unutuşlarımızıkülüme derman diye, tüm susuşlarını… -limanda demirli bir martıyım şimdi- sesindeki keman ezgisinive unuttum ellerimi baharlardatelaşlı bir iz kalmış içilen kahvelerdenboncuk taktı saçlarına küstümotu, dilsizimkayıt yaptırır vadesiz özlemlereışık gözlü bir …
Şub 23
Gözbebeklerinde bir ağrıyla gelirdi. Ben, kirpiklerimde binlerce yol, parmaklarımı kalbime batıra batıra beklerdim. Sokakların telaşıyla odaların suskunluğu arasına sıkışmış bir kekeme hayaldi. Gülüşü bir yaprak ummanında gün ışığı gibi hüzünlü bir sevinç verirdi. Akşamüstüne benzeyen bir sesle konuşurdu. Kendisine ait olmayan bir zamanı sorgulamaktan bunalmıştı. İki kuşağın yanlışlarından bir dağ taşırdı iki kaşı arasında. Ellerini …
Şub 23
kim olduğumu henüz bilmiyorsunkendini yaralamış biriyaşamını ikiye bölmüşçünkü yaşamım hiçbir şeyonu kurar ve yeniden yıkarım gözlerimin etrafındadaha fazla ıssızlık yaratmayayımdiye gönderdiler beniçünkü artık sürdüremezdim kim olduğumu henüz bilmiyorsunkendini yaralamış biriöyle sıradan ıssız biri… Lâle Müldür
Şub 23
Gözlerimden uçtum -bırakıp eski gövdemi-Aynanın önünde durdum-Kenarları saydam yapraklı aynanın-Omuzları açık giysimi giydim -siyah-Topaz kolyemi taktımGöğsümün ortasına bir gül yerleştirdimAcı, apacı bir gülDışarı çıktımMuhassen’e uğradım -çağırdı demin-Firuze ve turuncu deniz kabuğu alaşımı Muhassen’eYedi lamba, yedi güvercin saçlarındaVe eşyalarında bir başkalık: ‘çabuk-güzel’Her şey ‘acele-sıcak’, ‘acele-yerli yerinde’Her şey, ama her şeyBir düğün öncesi gibiUzun bir deniz yolculuğu …
Şub 23
Ben senin yüzünden ölüyorumOysa sen benim hayatımdınSen benimle gidiyordunSen beni okuyordunBen caddeleriAmaçsızca arşınlarken Sen benimle gidiyordunBeni okuyordunKaraağaçlardan âşık serçeleriSabahın penceresine davet ediyordunGece tekrarlanırkenGece tamamlanamazkenSen karaağaçlardan âşık serçeleriSabahın penceresine davet ediyordun Sen ışığınla geliyordun sokağımızaSen ışığınla geliyordunÇocuklar giderkenVe akasya salkımları uyuyorduBen aynada yalnız kalıyordumSen ışığınla geliyordun Sen ellerini bağışlıyordunSen gözlerini bağışlıyordunSen sevgini bağışlıyordun Ben açkenSen hayatını …
Şub 23
Artık hiçbir şeye karşı değilmiş gibikayıtsızımYolculuğun sonunda ormanda duyduğum sesi öldürdümAmacım yoktu sesi öldürürken, ses öldüğü için dehala amaçsız sayılırımOrmana karşı değilmiş gibi kayıtsızdımOrmandan çıkınca şehrin ışıkları ve ışıklarınsuda işaret ettiği anlamların adı olan dünyaile karşılaştımDünyaya karşı da kayıtsızım “Anlamıyorum seni” diyen birine kendimi anlatmaküzere uzattığım kitap hâlâ okunmadığı için,Bir gecenin sonunda anlatılmamak için yaşanmışgönderilmemek …
Şub 23
Karanlık ve soğuk bir gecenin koynunda,Gece kadar karanlık, bir yatağın üzerinde,Elleri bağrında,Bir kadın… Başına kadar çektiği yorganın altında,Hıçkırıklarla sarsılan bedeni,Böler gecenin acı sessizliğini… Ve Döktüğü gözyaşları,Kurşun gibi, deler geçer,Yastığının üzerindekiGöz nuru işlemeleri… Yalnızlık !Ruhunun en tehlikeli esiri.Bir zamanlar alevler içinde yanan bu yatak,Şimdi dikenli teller misali acıtır kanatır tenini… Cama vuran her bir yağmur tanesi.Kulağında …