En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Bahçede şezlonga uzanmış Kitap okuyan adamKaldırıyor arada başını kitaptanBir lastik hortumunun ışıldadığı tarhtakiMenekşenin M’sine bakıyor yalnız -günün kapı aralığı mavidir-O menekşe ki çiçek kavramından kurtulduğu için varAdam ki sevgi kavramından kaçtığı için mutluDenizin bir adam boyu üstü gibi erinçli bir de. Şiirin bir gölgesi olmalıydı eylül -diyebilirdi-Şiir okumam ki diyor karısıSırtını duvara dayamış, gökteki bir …
Şub 23
DenizlerdenEsen bu ince hevâ saçlarınla eğlensin.BilsenMelâl-i hasret ü gurbetle ufk-i şâma bakanBu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!Ne sen,Ne ben,Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ,Ne de âlâm-i fikre bir mersâOlan bu mâi deniz,Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz.Sana yalnız bir ince tâze kadınBana yalnızca eski bir budalaDiyen bugünkü beşer,Bu sefîl iştihâ, bu kirli nazar,Bulamaz sende, bende …
Şub 23
Mademki ben güneşe kulum,güneşten söz açmalıyım size.Mademki gece değilim ben,mademki karanlığa tapmıyorum,düşten dem vurmak nafile. Mademki tıpkı güneşe benziyorum,elimi eteğimi çekmeliyim üzerindenferah, mâmur olan yerin.Mademki tıpkı güneşe benziyorum,doğmalıyım ortasında harabelerin. Gerçi bugün bir kuru elmayım,ama değerim ağacımdan çok.Gerçi sarhoşum, yıkılmışım amadoğru lâf etmedeyim,erkekçe konuşmadayım. Benim gönlümün kokusuyöresindeki topraktan gelir.Ben o topraktan utanırım danedense bir tek …
Şub 23
Bıraktın bir hatıralar yığınında beni de yavrum;Ki sevgim verdi sana bir koku gibi bütün dünyasını.Ve ben bu sabah vaktinde iyice hissediyorum,Bir kitap arasına bırakılmış çiçeklerin yasını. Fazıl Hüsnü Dağlarca
Şub 23
Biz mi okuruz kitapları,kitaplar mı yazar bizi yoksa?* *Dudakların bir kitap,bir öpüşle okunan.* *Her kalemin içindebir kitap var tutuklu.* *Bir kitaplık senin gövden:Uğruyorumarada bir.* *Bıktırıcı konuklarokuyup bitirdiğimizkitaplara benzer.* *Kapağı yaldızlı,yazısı silikeski kitaplar gibikimi insanlar.* *Yiter kimi kitaplarokunduktan sonra.* *Her yara bir tümcediracılar kitabında.* *İsteklerin kitabıdır yatak:İki okuru olsun yeter.* *Deniz denen o koskoca kitabınözetinin özetidir …
Şub 23
Paltomun bir cebine ölümü, bir cebine hayatı koydumBir cebine sevinci, bir cebine acıyıBana gelişini senin, sonra benden kaçışınıPaltomun bir cebine kahramanlığı, bir cebine korkaklığı koydumBir yanına dostlarımı, bir yanına düşmanlarımı… Ne kadar çok şey var bu dünyadaNefret edilecek ve sevilecek olan. Paltomun bir cebine aklımı, bir cebine yüreğimi koydum.Ancak böyle yürüyebildim. Ahmet Erhan
Şub 23
Sen elimden tutuncaDeniz basardı içimiSen elimden tutunca, yüreğimYeşil yosunlara takılıp günlerceDip akıntılarının peşisıra gitmek isterdi. Günlerce, gözbebeklerini tutuşturan o gizli alevin kaynağınıSorardım kendime. Geceler boyu yolumu arardım zor veaşılmaz tepelerde. Sonra ışıklar söner, sonra yıldızlarDüşerdi içimdeki serin göllere. Sen elimden tutuncaBen miydim, yoksa bir başkasıyürüyen seninle…Dalgalara ve rüzgâra basmadan yürüyen. Sen elimden tutuncaBir mavilik çökerdi …
Şub 23
Sen ey kendiyle yetinen;Fosforun yeri gece.Ne yapar gecesiz ateşböceği?Belki anlamsız ve deliceKumrunun inanılmaz yuvasıBir direğin tepesinde.Ama boşluktur biraz daBir kuşu biçimleyen.Bence böyle seni bilmem. Sen ey kendiyle yetinen;Ne derlerse desinlerSu eğimine gidecek.San şaraba banılmış ekmek;Deltasıyız bütün sözlerinVe söz sonunda bak nasılSenle bana gelecek. Sen yarım kalmış bir aşkınKaçınılmaz sürgünü,Katlanan göğsündeki kayaya.Sen orda şimdi bir hüznü …
Şub 23
Seni öylesine düşledim ki yitirdin gerçekliğini.Bu canlı bedene sahip olmanın ve benim taptığım sesin çıktığı bu ağzı öpmenin daha zamanı değil midir?Seni öylesine düşledim ki senin gölgeni kucaklaya kucaklaya,göğsümün üstünde kavuşmaya alışmış olan kollarım belki de senin belini saramayacak.Beni günler boyu ve yıllar boyu yöneten ve kendine çeken gerçek görüntün karşısında bir gölge gibi kalacağım …
Şub 23
Telefon kulübesinde titriyor bir kızBüyük mantosunun içine gizlemişGözyaşlarının dudak boyasınaKarıştığı yüzünü. İncecik avuçlarına hohluyorParmakları buz tutmuş.Bir başına dönecek evineBuzlu sokaklarda. İlk buz. Buzun ilk tutuşudur.Telefon cümlelerinin ilk buzu. Donmuş yaşlar parlıyor yanaklarındaGönül kırıklığının ilk buzları. Andrey Voznesenski