En çok yorum alan yazıları
- Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
- DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
- Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
- Son Hatıra — 2 yorum
- Çamur Etkinliği — 1 yorum
Şub 23
Beni tanımadın mı dediBir sözcük bir sözcüğeÇevir zamanın sayfalarınıBelleğini iyi yoklaİyi bak gözlerimin içineAnılar devşir yüzümden Bir yağmur sonrasıydıYan yana düşmüştük haniBir şiirin ilk dizesindeGöz göze gelmiştik birdenBir şey kımıldamıştı içimizdeSonra sürülmüştük şiirdenİzinsiz öpüştük diye Anımsadım dedi öbürüElin elime değinceBindim sevdanın mor atınaGittim ta eski günlereKüçüldükçe büyüdü hüzünAdını bilmediğim bir şeyÇıt diye kırıldı içimde Ne …
Şub 23
Ah yine mi gönlümde benimkuş uçar yana yanasu akar döne döne? Filizlerin yaralısı aşklarınsır-sınır tanımayan düşleriyine mi sarmış teniasmalarda sürgünlerin belalısı işlere? Gizleyemem:bir yanım duruşundan sığırcıkbir yanım bakışından tomurcuk… Bilemedim nasıl oldu:kayıp gitmiş yüreğimin yarısıardı sıra çiçeğine goncalandı büyüsü… Dahası var:talan olur, yalan oluryeşermeden yolan olur diye diyeötesini- berisini soramadım kimselere düşümünyazılarım- sızılarım saklı kaldı …
Şub 23
Bu şehrin adları durmadan değiştirilen,sokaklarında dolaşırken,eski bir şarkıyı çağrıştırır bazenaklına takılır olmadık adlar.Örneğin, Konstantin Nikoleyeviç BatyuşkovPuşkin’in bir çağdaşı –hani şu ölen Tasso’ya ağıtlar yazan –evet, senin Tasso’na,Kutsal Kudüs’ü özgürlüğe kavuşturan. Bu yaştan sonra, sınırsız bir çağrışımlarzinciridir hayat;başka kokular, başka görüntülerlesaldırır üstüne tekleyen belleğinleve birden başka adlarla uyanırsınbir dağ yamacında daldığın düşten.Bir İsveç filminde miydio küçük …
Şub 23
Bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revânım yürü Sa’dâbâd’aİşte üç çifte kayık iskelede âmâdeGidelim serv-i revânım yürü Sa’dâbâd’a Gülelim oynayalım kâm alalım dünyâdanMâ’-i tesnîm içelim Çeşme-i nev-peydâdanGörelim âb-ı hayât akdığın ejderhâdanGidelim serv-i revânım yürü Sa’dâbâd’a Geh varıb havz kenarında hırâmân olalımGeh gelib Kasr-ı Cinân seyrine hayran olalımGâh şarki okuyub gah gazelhân olalımGidelim serv-i …
Şub 23
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalıÖnce hafiften bir rüzgar esiyor;Yavaş yavaş sallanıyorYapraklar, ağaçlarda;Uzaklarda, çok uzaklarda,Sucuların hiç durmayan çıngıraklarıİstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;Kuşlar geçiyor, derken;Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.Ağlar çekiliyor dalyanlarda;Bir kadının suya değiyor ayakları;İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı. İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;Serin serin KapalıçarşıCıvıl cıvıl MahmutpaşaGüvercin dolu avlularÇekiç sesleri geliyor doklardanGüzelim bahar rüzgarında ter kokuları;İstanbul’u …
Şub 23
Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpâre, geniş bir ânın Parçalanmaz akışında. Bir garip rüyâ rengiyle Uyuşmuş gibi her şekil, Rüzgârda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil. Başım sükûtu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen; İçim muradına ermiş Abasız, postsuz bir derviş; Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim, Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyim. …
Şub 23
Gönül çalamazsan aşkın sazını Ne perdeye dokun ne teli incit Eğer çekemezsen gülün nazını Ne dikene dokun ne gülü incit Bülbülü dinle ki gelesin coşa Karganın namesi gider mi hoşa Meyvesiz ağacı sallama boşa Ne yaprağını dök ne dalı incit Bekle dost kapısın sadık dost isen Gönüller tamir et ehli dil isen Sevda Sahrasında Mecnun …
Şub 23
Titrek bir damladır aksi sevincinYüzünün sararmış yapraklarındaNe zaman kederden taşarsa içinŞarkılar taşırsın dudaklarında. İşlerken hülyama sesten örgülerBir çini vazodan dökülen güllerGibi hülyada fecirler gülerBuruşmuş bir çiçek parmaklarında. Gözlerin kararan yollarda üzgün,Ve bir zambak kadar beyazdı yüzün;Süzülüp akasya dallarından günErir damla damla ayaklarında. Sesin perde perde genişledikçeSolan gözlerinden yağarken geceSürer eteğini silik ve inceBir gölge bahçenin …
Şub 23
GAZEL Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüzBiz neşâtın da gamın da rûzgârın görmüşüz Çok da mağrûr olma meyhâne-yi ikbâldeBiz hezâran mest-i mağrûrun humârın görmüşüz Top-ı âh-ı inkisâra pâydâr olmaz yineKişver-i câhın nice sengin hisârın görmüşüz Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâl-i pestEhl-i derdin seyl-i eşk-i inkisârın görmüşüz Bir hadeng-i cangüdâz-ı ahdır sermâyesiBiz bu maydânın …
Şub 23
– bir çay içimi dostluğuna gelmiştim “bir vardı/ bir gitmiş” dedi ardımdan- geçtiğim kentleri yağmurlara bıraktım ışık hızıyla gezinirken zamanın içinde beşiktaş iskelesinde bir kaç tozlu anı didim sokaklarında rüzgâr yüksel caddesi’ni bir demet nergisle geçerken kar düşen akşamlar… gölgeler düşüyordu uzayan yollara kaç geceyi, ay’ın peşisıra yollar boyu taşıyıp durdum anaforlar oluşturuyordu yalnızlığım tenimde …