Şiir Antolojim

En çok yorum alan yazıları

  1. Bize Kalan Nedir Söyle — 3 yorum
  2. DEPREMDE GÖRDÜKLERİM — 3 yorum
  3. Ayrıldığımızda İkimiz — 2 yorum
  4. Son Hatıra — 2 yorum
  5. Çamur Etkinliği — 1 yorum

Yazarın yazıları

Telezaman

Deniz uzaklaşıyor gitgideUfuk çekiliyorKumsal genişliyorKısalıyor adımlarımızsa Kumlar mı?Makina ölüleri, füze artıkları, sakat uydularlaBarbar medya, gazeteler, zor söylemleriBilimsiz karmaşaYaz oysaEn güzel orda yazlardı Kabuklaşabilir akrep kendi hızındaYılanların derileri demirdenDüşlerimiz kırılıp ufalanıpGelincikler soluyor dokunmadanDeniz uzaklaşıyor Deniz uzaklaşıyor gitgideUçurumlar akan ırmak o deliYok şimdiYalnızlığın damarını besliyorKirli yoğun kandırılmış suyla Biz mi? Biz değiliz, önceki dün bugün başkaDokumuzu değiştiriyorlar …

Devamını oku

Dudak Gazeli

dudağının kıvrımda yer ayır banaana rahminde nasıl uyursa bebekleröylece uzanıp kalayım orada. ki dudağının kıvrımında alanlar var senindudağının kıvrımında ilk aylığını almış işçilersecdeye kapanmış dindarlar kiorada yerleri olsun için tanrıya niyaz edercennet serinliği dudağının kıvrımında senin dudağının kıvrımında yer ayır banadailk aşkının ilk öpüşünü saklar gibibu anamın şarkısıydı dediğinde hüzneagustos sıcağında bardağaeylülde yağmura ayırdığın gibisofrada …

Devamını oku

barbar ve şehla

1 ‘hayyam, yalnızdın sevgilinin yanında şimdi gitti, artık ona sığınabilirsin’ rivayetdi ve zaman sakin bir su gibi hareleniyordu senin için orman uğultuları uzun kış geceleri getirdim artık okunmayan masallardan bildim ama bilemeyip düştüm yollara ıslığımdaki gül kokusuyla çünkü gül mağrur bir yalnızlık yahut dalgın bir keder olarak yakışırdı senin şehla sesine ‘rivayetdi ne zaman sahi …

Devamını oku

Ağlamak bir şey değil

Eylül gölgesi düşmüş güneşeAğlamak bir şey değilHançer sokuyorlar adamın sırtına Murat Kapkıner

Acı

Acı, hassasiyetini kabuklaştırıyor insanın.Ölmek galiba bu.Ayrılığa alışmış gibiyim.Tevekkül, teslimiyet.Ve heyecanların gün geçtikçe kararan pırıltısı……Alışkanlıkların insanı pestile çeviren çarkı.Artık yanarak değil, tüterek yaşıyorum.Nemli bir tomar gibi.Kanatlarım her gün bir parça daha ağırlaşıyor.Galiba ihtiyarlıyorum… Cemil Meriç

Gelincik

Senin resmini yaparkenParlak kırmızıyla lacivertiBirbirine karıştırıyorum.Söyle bana ey gelincikToprakta ne al, ne lacivert,Ne kırmızı, ne de sarı varkenSen nasıl boyuyorsun böyleÇiçeğinin yapraklarını?.. Nakagawa KazumasaÇeviri: Sami Akalın

Kundak

davacı değilimsavcıyı geri gönderin geri durun şöylealışmadığımız şeyler bunlarne ilk öldürülüşüm bune ilk yıkılışı evimincesetleri yan yana koyunbüyüğümü küçüğümün yanınaayrılmasınlar /her dönemeçte bir eşkıyayakendim veriyorum gömleğimigönül rızasıyla/ sizin gurbetinizde ilk vuruluşum busanırım bundan telaşlandınızne var bundabir Robinson öldürülüyorşunun şurasındayahut Tarzanyani bir çocuk /kabahat kendisininditam kırk kez öldürüldüğü haldebüyümedi/ savcıyı geri gönderindavam yok fazla malum olduğu …

Devamını oku

Düş ve Şiir

Hep bilinen yaşantılar,Hep bilinen imgeler.Nasılsa bir düşte birleştiler,Sonsuz yeni biçimlerle. Hep bilinen duygular,Hep bilinen sözcükler.Nasılsa bir şairle buluştular,Sonsuz yeni şiirlerle. Sarhoş olunca anlar insan şarabın gücünü,Aşka düşünce aşkı:Siz benim şiirlerimi yazamazsınızBen sizin düşlerinizi göremem. Hu Şö Çeviren : Halil Bener

Gözlerimi kim kapayacak?

Ölüm kapımıza hızla yaklaşanAlaca kanatlı bir atlıdır şimdiNal sesleri içimizde yankılanan.. Oysa vakit çok erkenÖpünce seni gözlerindenYolculuk başlayacak.. Sen de yoksun başucumdaGözlerimi kim kapayacak? Şinasi Özden

Bu ne biçim sonbahar

Bu ne biçim sonbahar Ben anlamadımYapraklar yeşillenmek istiyor… Nakata