Şubat 2021 archive

“Acele Giden Ecele Gider”

Güneş açtı, uzun sürmedigözle görülmüyor.           Çocuk okula başladı, uzun sürmedi           bir yerde çalışıyor. Rüzgâr esti, uzun surmediyaprak kımıldamıyor.           Delikanlı oldu, uzun sürmedi          ev geçindiriyor. Kar başladı, uzun surmedisular akıyor.           Karısı iyileşti, uzun …

Devamını oku

Rakı İçtiğin Gün Ölmezsin: 26 Mart “Ölmeme Günü”

“Ertesi gün için bir şey diyemem ama rakı içtiğin gün ölmezsin.’’  Cemal Süreya İŞTE ÖLMEME GÜNÜ’NÜN GERÇEK HİKAYESİ Her şey geçen sene Mart ayı başında Turgut Uyar’ın bana ‘yeniden ve ısrarla’ görünmesiyle başladı… Ve sonunda bir davet vardı: “Nilay, içinde daha çok İkinci Yeni şairlerinin yer aldığı Can Yücel’li Edip Cansever’li; Cemal Süreya’lı Turgut Uyar’lı; …

Devamını oku

NEF’Î FELEK İLE NEDEN SÖYLEŞMİYOR?

Tûtî-i mu’cize-gûyem ne desem lâf değilÇerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayanaEhl-i dil birbirini bilmemek insâf değil Yine endîşe bilir kadr-i dürr-i güftârımRûzigâr ise denî dehr ise sarrâf değil Girdi miftâh-ı der-i günc-i ma’ânî elimeÂleme bezz-i gevher eylesem itlâf değil Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef’îTab’-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf …

Devamını oku

Gazel

Yazanlar peykerim destimde bir peymâne yazmışlarGörüp mest-i mey-i aşk olduğum mestâne yazmışlar Bana teklîf-i zühd etmezdi idrâk olsa zâhiddeYazıklar kim anı âkil beni dîvâne yazmışlar Değildir gözlerinde sâye-i müjgânı uşşâkınHatın resmin beyâz-ı dîde-i giryâne yazmışlar Benim âşık ki rüsvâlıkla tutdu şöhretim şehriYazanlar kıssa-i Mecnûnu hep yâbâne yazmışlar Nice zâhirdir ey Nef’î sözünden dildeki sûzunYazınca nüsha-i …

Devamını oku

Ârif ol ehl-i dil ol rind-i kalender-meşreb ol

Ârif ol ehl-i dil ol rind-i kalender-meşreb olNe Müselmân-ı kavî ne mülhid-i bî-mezheb ol Akla mağrûr olma Eflâtûn-i vakt olsan eğerBir edîb-i kâmili gördükde tıfl-ı mekteb ol Âf-tâb-ı âlem-ârâ gibi sür hâke yüzünKevkebe basdır cihânı hem yine bî-kevkeb ol Lâ-mekân ol hem mahallinde yerin bekle yineGâh mihr-i âlem-ârâ gâh Mâh-ı Nahşeb ol Âşık ol amma …

Devamını oku

PAUL ELUARD’IN ANISINA

Ölenin mezarına koy,yaşamak için söylediği sözcükleri.Yerleştir başını onların arasına,bırak hissetsinözleminkıskaç gibi dilini. Ölenin göz kapaklarına koy,ona sen diyenden esirgediğive tıpkı onunki gibi çıplak bir el,ona sen diyenigeleceğin ağaçlarına aşıladığında,yüreğindeki kanla görmezlikten geldiğisözcüğü. Koy bu sözcüğü gözkapaklarına:Belki dehenüz maviliğini yitirmemiş gözlerine,bir başka, daha yabancı mavilik girer de,ona sen demiş olan,bir rüyaya dalar onunla, biz diye. Paul …

Devamını oku

Ne Var ki Avucunda

ölesiye çalıştın ya da hiç çalışmadınhiçbir sevinç -sevinç ne- hiçbir şey yokşu gecenin ucundave öteki boşluklar ürpertiyor insanıtek başına olmanın dengesine vuruncaevet şimdi ne var bakalım avucunda:dövüş mü, yenilgi mi, bir bulut parçası mıaşkın fotoğrafı olan bir mayıs sonrası mıbir türkü mü, bir asker matarası mıterhis tezkeresi mi, karakol sırası mıbecerikli bir anahtar mı, bir …

Devamını oku

Yana Sızıla

I./ Yontular, hepsi dağılıyorlar. Ağolup dağılıyorlar. Öptüğün an. O yerde; ırmağın denize döküldüğü,bildik bir çiçeğin koparılmadığı, biraçalyanın varlığından habersiz,kuşların kısacık öttükleri veöldükleri, kimsesiz çocukların ırmak–ırmağın sürüklediği akağaçlarıtopladığı ve yonttuğu o kıyı,o kıyıda; yontular, hepsi de ağolup dağılıyorlar, o kıyıda, güneş–güneşin sürüldüğü ve ırmak denizedökülürken kopuk denizcileriniçki şişelerini kırıp uzun,gözalıcı dalgakırana gittiklerio kıyıda, dalgaların durmaksızın vur-vurdukları-bir …

Devamını oku

Günahım işret olsun affeden Allah-ı Ekberdir

Günahım işret olsun affeden Hüdai Ekberdir,Bu halı ta’n eden insan değil bir laet-i şerdir. Biri gizli günah etse olur mu gözleri mahmur,Bilinmez böyle mücrimler neler vardır neler vardır. Kıyamet kopsa da görsek ibadullahı seyretsek,Sukara, zümre-i sofi, müra-i hep beraberdir. Benim bu işretimde kıl kadar hakkul abd yoktur,Şefiül müznibin affettirir emri mukarrerdir. Çekersen bir kadeh bâde, …

Devamını oku

Çıktığın Geceler

Ba’zan sarı bir çehre-i ru’yâ gibi hissiz.Tenhâ bir ufuktan görünürsün bize sessiz… Çehrenden akan hüzn-i ziyâ, hüzn-i müebbed.Her rûha döker giryeli bir hasret ü gurbet,Bir hasret ü gurbet ki bütün geçmişe âid: Günlerle ölen hâtıralar… her şeyi râkid.Her bir şeyi pür hande yapan mâzî-yi mes’ûd…Bir lâhza sevilmiş, unutulmuş, keder-âlûd,Ru’yâlı kadın gözleri… âsûde semâlar:   Sislerde …

Devamını oku