ev ne, duvar! Avlu bir gülümsemegöz kırparsan taşın bile kalbi var! ev ne, zaman! Avlu haziran gibi iyisudan işlek, gökyüzünden çalışkan ev ne, karanlık! Avlu fenerli denizzeytin ağacından ada, gölgesinde yunuslar ev ne, vatan! Avluda atlas açıkovaları sevindir, hisli dağlara da çık! ev ne, büyük! Avlu gezgin lunaparkgıcırdasın ahşap sesli dönme dolap ev ne, cümle! …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Ayşa Hanıma Mektuplar IX
“Comptine D’un Autre Ete” Zannediyorum gülüyordunBiz oturuyor sol dizimizi kalbimize çekerekResimleri seyrediyorduk görmüş kadar olarakResimlerde dağlara bakıyordunDağlarda yüzün yankılanıyorduBiraz durdun. SankiYıllarca duruyordunSen dururken her şeyin durduğunuHavanın düşüp buzla tuz olduğunu görüyordukEllerimiz duruyordu. Parmak uçlarımızdaSuratlarımız. Tenimiz ve kokumuz durup düşüyorduHatırlıyor musun? Bekliyordun. Beklemek eskiyorduBir insan sankiGiden yol değil. İçimden bir ömür geçiyorSayıklar gibi Sayıklar. Göğü ellerine …
Şub 23
Çiçek
Kurumuş, kokusuz bir çiçek gördüm,Unutulmuş bir kitabın sayfaları arasında;Ve bu çiçek tuhaf hayallerle,Doldurdu ruhumu ansızın: Nerede açtın, ne zaman, hangi baharda?Çok mu yaşadın, kim seni koparan?Tanıdık mı, yabancı bir el mi?Ve neden seni böyle bırakıp gittiler? Sevecen bir buluşmanın mı,Yoksa ölümcül ayrılıkların anısına mı,Ya da ıssız kırlarda, orman gölgelerinde yapılmış,Bir yalnız yürüyüşün ardından mı buradasın? …
Şub 23
“Babamın yanına gitmek istiyorum.”
mn-106 İlkokul birinci sınıfa giden bir çocuğun ne derdi olabilir ki… Öğretmen biraz fazla ödev veriyordur, kalemi zor tutuyordur, harfleri birbirine bitiştiriremiyordur, okulda bir arkadaşına canı sıkılmıştır ya da ne bileyim yaramazlık yapmıştır da annesi ceza vermiştir, babasına küsmüştür, kardeşiyle kavga etmiştir… Ne derdi olabilir ilkokul birinci sınıfa giden altı yaşında bir çocuğun… Bu sabah …
Şub 23
Cemil Meriç’ten Lamia Hanım’a Mektuplar
Şuh bir bahar sabahı, şuh ama düşman. Gülümseyişleri nispet verir gibi. Şuh bir bahar sabahı. Saadet, mevsimlerin dışında yaşamak. Mevsimler, meçhule giden kuşlar gibi seni uzaktan selamlayıp geçecek. *** Ankara. O şehirde kirli temiz hiçbir hatıram yoktu. O bembeyaz sayfaya hayatımızın en güzel şiirini yazdık. Ankara yoktu benim için. O hayal ülkesini halkeden sendin. Yuvama …
Şub 23
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Çocuğum dün öldü –üç gün ve üç gece boyunca o küçücük, pamuk ipliğine bağlı hayat uğruna ölümle savaştım, kırk saat süreyle, grip onun zavallı, sıcak vücudunu ateş nöbetleriyle sarsarken, yatağının yanında oturdum. Yanan alnına serinletici bir şeyler koydum, onun o tedirgin, küçücük ellerini gece gündüz tuttum. Üçüncü akşam çöktüm. Gözlerim artık tükenmişti, ben farkına varmadan …
Şub 23
Şiir Üstüne
Birisi bana bir şiirini okuyup da düşüncemi soracak diye korkarım. Bazı bazı oluyor, ne diyeceğimi şaşırıyorum. Kara bir duygu çöküyor içime. Bana başkalarının verdiği önemi, kendim de kabullenirmişim de bilgiçlik taslarmışım sanıyorum. Utanıyorum, sıkılıyorum. Bu işin her zaman iki yönü var. Biri, şiirini okuyana söyleyecekleriniz, öbürü gerçekten düşündüğünüz. Çoğu zaman bir de üçüncü yönü oluyor, …
Şub 23
Heykel
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymışBu eski heykelin yanaklarında.Yapraktan saçını yerlere yaymış,Sonbahar ağlıyor ayaklarında.Süzüyor ufukta bir kızıl yeriİçi karanlıkla dolu gözleri.Alnında akşamın ince kederi,Sessizliğin sırrı dudaklarında. Yanan bir kağıtta nasıl bir satırKaybolursa, akşam onu karaltır.Artık o silinen bir hatıradırBir ıssız bahçenin uzaklarında. Necip Fazıl Kısakürek
Şub 23
Leyal-i Sahiriyyet
—Sahir, benimle gel, gecenin hâli pek güzel.Çamlıkta nefti gölgelerin raksı pek şiir;Bak kollarım nasıl mütehâlik, küşadedir,Gel aşkımızla mezcedelim şiiri, haydi gel! Geldim; rükûd-i leyl-i perişan eden sesin.Hulyalarımla titredi, ah isterim ben.Çıksın o ses semaya, bir ilham-i yasemenYüksekliğiyle sine-i encümde titresin. Geldim, seninle kolkola…—yok…—leb belep.—hayır…—aguşuna gömülse vücudum pür iştiyak,Gaşyolarak öyle çamların altında bir asır, İster misin?—ve …
Şub 23
Hamd ü Sena
Ne var ki mevcûd ise âlemde, güzel, doğru, iyi;Arayan fikri, bulan ruhu, seven sevgiliyiBize bahşetmiş olan Hazret-i Rahmân’a şükür. O büyük Rabb’e şükürler ki, ayak bastığımızYeri halketti barınsın diyerek varlığımız;Ve yer üstünde hayâlin cereyânınca uzun, O büyük Rab ki, ışıklar yakıyor göklerde,Lûtfunun feyzini, görsün diye insan yerde;En büyük nîmete hamd, en küçük ihsâna şükür. O …