Şubat 2021 archive

Estradıol 5.8

Eksildim ben, azaldı içimdeki suYeşermiyor cümlem.OysaBen senin bir kimsenim, sensin esin.Buna inandım uyudum,Uyandım bununla durdum. Narın içinde canım niye kanıyor? Birhan Keskin

Kırık Anafor

Kıraç, boz ve kurak bir boşluktayımkilimleri rüzgâra karşı astımben buradasapların üstünde öğle uykusundayımdünya aşağıda dağlar uzaktaben küskünüm ama şu yamaç kadarama rengarenk, rüzgârda kilimlerve harman sonu, yorgun yaprak, kaçkın keler. Üzerine akşamın kapandığı gölüm benBir kez hatıra ettim aşkı, bir daha etmem. Seyrek salkımım bağdaGüz geçmiş üstündenve tenha. Göl gibi misin,Göl gibi misin?Göl gibisin hea!Rüyadasın, …

Devamını oku

Yaprak

Yorgundum..köklerimdeki uğultuyla ölümü beklemekten…yaz bitmişti..bir deprem sesi geliyordu..yaprağını savuran ağacın köklerinden. Ben doğurdum seni..içimdeki kaynaktan, acı sudan..ben doğurdum seni, bir hayal için..ödünç bir bahardan. Birhan Keskin

Yolcu

“Şimdi” ve “Burada”olmanın kederine karşı çıkmadım. Dünyada iki kapılı bir han gibi durmanın,buraya böyle gelmiş olmanın,geçene yol açmanın, ki içinden rüzgar geçirmeninne büyük güç istediğini anladım. Durmanın en büyük sabır… İçimde yeryüzü konuştukça anlıyorum ki,bölünmüş bir hatırayım bendünyaya dağılan. Ve şimdi biliyorum, neden,yaş akıyoratımın sol gözünden Birhan Keskin

Ova

İki yanım dağ,üşüdüm heybetindenBir adım daha güneşe, bir adım dahabir adım derken… genişledimuzağım artık kendimden. Kurumuş bir bataklık göğsümde,ayaklarımdan uzak duruyor su.Ve sessizliğin yankısıyla kuruyorumkendimi yeniden Mutlak ıssızlıkla buluştum,mutlak kopmuştum hatıradan.Bir şey değilim ben,geç benden. Ağaç tutunacaksa bende, köklerine güvensinyol gidecekse, varsın gideceği yere.Sabahın sisi ayaklarımı yalıyorgece de geçecek benden. Sustum. Yeryüzü olacağı gibi olsun. …

Devamını oku

Su

Konuşmam artık, ağır sözler söylemembir düş için sabahları göğsüme sedeftenbir çiçek işlerim Hiç bilmedim,konuştuklarımdan ne anladın,ormanın korkunçluğunu söyledim,ovanın serinliğini sustum,sen uzun bir uykuyu uyudun, ben düş gördüm Durmadan bir yoldan söz ettim:suyum ben, adımı unutmadım,dolanıp, bir gün yanına düştüğümbir dağdan söz ettim;dünyanın işine karışmadım,beni avutmaz dünya, beni tutmaz da,dolanıp içinde kirininyine temiz geldim. Göğsümde sedeften …

Devamını oku

Yalın Ölüm

“Beni hatırlayın dostlar” demedenHatırlanmayı bir küçük çocuğun,Bir insan ömrü kadar ancak yaşayacakBeynine bırakır ve ölür kanarya…Bizim ömrümüzün son buluşu, kalınBir cilt gibi…Oysa bir gül yaprağı gibi ince ve yalınOlmalısın Ey Ölüm. Hüsrev Hatemi

Son İtiraf

Yıllar geçti, sevgili Manuel Valadares. Şimdi kırk sekiz yaşındayım ve zaman zaman, özlemimden, hep bir çocuk olduğum izlenimine kapılıyorum. Birden ortaya çıkıverecekmişsin, bana artist resimleri ve bilyeler getirecekmişsin gibi geliyor. Hayatın sevilecek yanlarını bana sen öğrettin, sevgili Portugam. Şimdi bilye ve artist resmi dağıtma sırası bende, çünkü sevgisiz hayatın hiçbir anlamı yok. Ara sıra sevgimle …

Devamını oku

Sarnıç

   Dağın eteğine beyaz minareleriyle sarılmış bu şehrin lisesi, zaman geçtikçe daha canlı, daha berrak hatıralarla bize döner, bizi tekrardan içine alırdı. Biz, herhangi bir sınıftık. Herhangi bir son sınıf olduk. Ön avlusu, aynı zamanda burunları, kolları kırık heykellerle süslü bir müze bahçesi, ancak son sınıf talebeleriyle muallimlerin gezindiği bir yer olan liseyi, bir gün …

Devamını oku

Yollar ve Zaman

sen bir yalnızlığı koşup gittin debir yerde buluşulur diye, belki de… elbet buluşulur, orda, o yerde…bir hüzün töreniyle kutlanırbulunur birşeyler ve saklanırsaklanan Zaman mı, yoksa yol muduraranır bahçelerde ve şiirlerde kimbilir ki dündür, olgundur kalbimizyollarsa her zaman biraz küskündüryokuşlarda ve inişlerde…Zaman’dır seni sardığım kumaşbekledin, örtülsün ki yavaş yavaş…erguvandın, kayboldun dilegelişlerde Hilmi Yavuz