başı boş tomurcuk sağanağı ile başlamıştııhlamur uykulara uzandığım yazmaviye dönüşürken gök – denizevet madam gözlerinizbir darbesi ile kesip içimdeki düğümleri-aşk deyip de alıp başımı gittiğim-yaza hakim renk gözlerinizve kırlangıç fırtınası kirpiklerinizsür atını demişlerdisür sevda dağlarınakaç aşka sığar ki bir ömür mine çiçeklerine sığındığım anlardıgöğsümdeki durağan ağrılardanyaz ökselerle doluydu/ geceler de…siz de öyleydinizevet madam öyleydinizkirpiklerinizin çevikliği …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Bulutlanma Sonnet Si
söylesem hüzün olur, söylemesem de hüzün; zaten sözler de bezgin… kime anlatılsın? âh, dil’den ürker olduk; kimse dil’in bir düğün olduğunu bilmiyor; bir kenara atılsın diye bekliyor şiir… yılışık ve savurgan çok boyalı bir gülün yükselişi… ne hâzin!.. giderek kendimize sığınacak korugan bile bulamayarak… –ve elbette magazin bir yalnızlık edinip, n’olacaksa olacak diye yollara vurmak… …
Şub 23
Sorular Kitabı
Neler daha ağırdır sırtımızdaacılarımız ya da anılarımız mı? Söyle bana, gül, çırılçıplak mısınhep böyle mi giyinirsin yoksa? Neden çocuklarıyla gezmeyegitmez dev uçaklar? Neden öğretmiyoruz helikopterleregüneşten bal süzmeyi? Öldüğümde farkına varmadankime sorarım sonra zamanı? Nereden aldı Fransa’da baharbu kadar çok yaprağını? Neden saklıyor dersin ağaçlarbütün görkemini köklerinin? Yağmurun altında duran bir trendenhüzünlü daha ne var ki …
Şub 23
Büyücüm
I Tanrıların isimlerini tekrarlamam, ölümü geciktirmiyor.Kemiklerimi, adak testimin yanında kıvrılmış buluyorum.Ve şekilsizliğimi unutmaya çalışıyorum.Nereden geldiğim biraz önemliOrada kalsaydım daha mı az titretecektim mermeri.Yüzünü tanıyorum büyücümYaşaması gerekmiyor ellerimin Yalnız gideceğim orayaTanrılara ağlayacağım bu defa–Tanrılar ağlanmaktan yorgundur oysa–Boşluklarının, olmayışlarının sıkıntısını anlatacağımSusacaklarSoluksuz nasıl yaşanır sırlarını fısıldayacaklarYaşanır mı büyücüm II Işığı yetmiyor gözlerininSadakatini anlatmayaYoksunYokluğun anlam bulmuyor yakarışındaÇocuksuz olmalısınKemiklerin yetiyor …
Şub 23
Allahın Duvarında Bir Harftir Kadın
I Allahın duvarında bir harftir kadınSiyah kuğuya benzerBeklemeyi öğrenmiş II ÖlümZamanaBekleme git dediği günBildim.Gün vurmadı yüzüne çinilerinÇinilere yatırdım oğlumuBoğdum. Karnımda büyüdüğü gün bildimSiyah bir kuğu gibi,Allahın harflerinden süzülüpAvluya giren kadınSu sesinde kendini diledi. III Gölgesinde şadırvanınGünlerce bekledi.İnsan olmak istiyorduKanatlarından kurtulmak.Şadırvanda aktıkça suKanatları inceldi. Ve kaldırınca kanadınıİçinde bir yılan gördü.Değişmiş kabuğuZarı incelmiş.Boynunu uzatıp derine baksaÇürümüş bir …
Şub 23
Aynı Topraklarda
Güneş solumda ve dikenlerin yolunu aydınlatıyor.Çocukluğumla aramda ölüm var.Ölümle hayat arasına sıkışmış, uykulu, kadim bir tepedeyim.Annem yoldan gelmiş yol olmuş kardeşime,Ölümleri gösteriyor. Birlikte ağlıyorlar.Ben güneşe ağlayacağım. Issızlığına bu tepelerin.Ve yanımda soyunmuş derisiyle bir yılanın, çok isteseLapis olacak mavi bir taşın rehavetiyle bakınıyorum.Neresi yurdum?Güneş belki de.O hep duran. Çocukluğumu tanıyan eski dostum kaplumbağa.Mezarları hatırlatarak, küçük bir …
Şub 23
Geçiş
Mazi köyünde, hatıralar gölgesinde kal !Yaklaştığın tâbiati günlerce seyre dal! Dağlar başında zevkini aldındı varlığın,Bulsun bu zirvelerde huzûr ihtiyarlığın. Akşam, çoban sadâları artar, güneş söner;Gür çırıgıraklarıyle davar yaylâdan döner; Havlar zaman zaman gece ufkunda bir köpek,Gönlün hüzünlenir bunu duydukça ürkerek. İnsan bilir cihanda nedir ömrünün sonu;Ömründe bir dakikacık etmez hayâl onu. Hiç şaşmıyan saat gibi …
Şub 23
O Taraf
Gördüm ölüm diyârını rü’yada bir geceSessizlik ortasında gezindim kederlice. Durmuş saat gibiydi durup geçmiyen zaman.Donmuş sükût içinde güneş görmiyen cihan. Hâkimdi yerde ufka kadar uhrevî vakar;Bir çeşme vardı her tarafından ziyâ akar; Geçtikçe bembeyaz gezinenler üçer beşer;Bildim ki âhiret denilen yerdedir beşer. Baktım hüzünle her birinin benzi sapsarı.Sezdim ki gövdesizdi, hayâliydi boyları. Bir başka semte …
Şub 23
Irmak-Boyu Tacirinin Karısı: Bir Mektup
Saçlarım daha alnımın üstünde dümdüz kesiliykenÖn kapının orda oynardım, çiçek koparırdım.Sen atçılık oynayarak bambu değneklerinde gelirdin,Çevremde gezinirdin, mavi eriklerle oynayarak.Böylece yaşar giderdik Chokan köyünde:İki küçük insan, tasasız, kuşkusuz. On dördümde, Efendim, evlendim seninle.Hiç gülmedim, utangaçtım çünkü.Başımı öne eğip duvara baktım.Bin kere çağırıldım da hiç ardıma bakmadım. On beşimde, somurtmayı bıraktım artık,Toprağım seninkiyle karışsın istedimHer zaman …
Şub 23
Dudağında Yangın Varmış Dediler
Dudağında yangın varmış dediler,Tâ ezelden yayan koşarak geldim.Alev yanaklara sarmış dediler,Sevda seli oldum, taşarak geldim. Kapılmışım aşk oduna bir kere,Katlanırım her bir cefaya, cevreUğraya uğraya devirden devreBütün kâinatı aşarak geldim. Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü,Ben gönlümü sana verdim götürü.Sana meftûn olduğumdan ötürüSarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim. 1937 Neyzen Tevfik