her kentin bir delisi varher aşkın bir soytarısı sarhoş günaydınlar yol alıyor sabahaiçerden yeni çıkmış bir hüzün bilmiyor nasıl yer bulacağınıarta kalan kırıntıları topluyor güvercinler bu şehrin güvercinlerini acı kırıntıları doyuruyor kurtuluş sokaklarında rüzgâra karşı çıkan saçlarımdolapdere’ye düşen bir yalnızlığa dönüşüyorçıplak mankenler karşılıyor beni sabahlarıve işçilerin mazot karası elleri ceplerinde şeker olmayan tulumları onların bakkalın …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Lâmia Hanım
Kendsine “Cehennemim ve cennetim” diye fısıldayan araf yazgılısını “Dante’m benim” diye avutmayı bilen Lâmia Hanım en önemlisi Meriç’in her halinin farkındadır. Evli, çocuklu, görmez olduğunun. Her haliyle kabul eder onu. Yokuşlara sürmeden, kendisi için bir seçim yapmaya zorlamadan, bir şeyleri terk etmeye, yok saymaya, reddetmeye mecbur bırakmadan. Çünkü Lâmia Hanım bilir ki bazı seçimlerin sonu …
Şub 23
Eğer
Eğer benim şiirimdenGülü çıkarırlarsaYılımın bir mevsimi ölür,Eğer şiirimden sevgiyi çıkarırlarsaİki mevsimim ölür,Eğer Ekmeği çıkarırlarsaÜç mevsimim ölür,Eğer Özgürlüğü çıkarırlarsaBütün yılım ölür, bende ölürüm … Şerko Bekes
Şub 23
Birlikte
Bir akşambir kör bir sağır ve bir dilsizbirkaç saat içinbir bağda kürsülerdedoğru ve yalınfakat kahkahaylaOturmuşlardı.Kör sağır olanın gözüyle görüyorduSağır dilsizin kulaklarıyla işitiyorduDilsiz onların ağız ve dudaklarından anlıyorduÜçü de birlikte veAynı anda gül kokluyorlardı Şerko Bekes
Şub 23
Fısıltı
Akşamdı.Boyacı çocuk MehmetŞam’daBüyük Meydan’ın bir köşesindeyorgun başını büküpincecik gövdesini hızlı hızlı sallıyorduelindeki fırçayla beraber.Akşamın küçük Mehmet’ikendi kendine fısıldıyordu:Sen, öğretmen, kolunu indir!Sen, bezirgan, kolunu indir!Polis… Casus… Asker… Cellad.İyi insanlar… piç insanlarsiz, hepinizsırayla indirin kollarınızı.Kimse kalmadıyalnızca Allah…İnanıyorum kiöbür dünyada daAllah ayakkabılarını boyatmak içinbir Kürdü çağıracak.Kim” O Kürt ben değilim!” diyebilir kiAh anneciğim!Sence Allah’ın ayakkabıları kaç numaradır?Ne kadar …
Şub 23
Göz
Kuzeye doğru Gidiyor şiirim Ateştir ve gidiyor Hüzündür ve gidiyor Ta Van üzerinde duruyor ve bükülüyor Şafağın turuncu penceresi üzerine yağıyor Ve Dersim’in gözlerinde eriyor. Şiirimin gözleri Annemin gözleri Dersim’in gözleri Aydınlığın ırmaklarıdırlar Onların kaynakları karın yüreğindedirler Kar da ebedi bir aşk Ve hiç sonu gelmiyor! Şerko Bekes
Şub 23
Güvercin Gerdanlığı’nın Avlusuna Yuva Yapan Güvercinler
Beyaz ipek gibi yağdı karBir kız kardan hafif yüreğiyleGeçip gitti güvercinleri anımsatarak. Ataol Behramoğlu Sen elimden tutuncaBir mavilik çökerdi gözlerimeSonra tüm denizler çekilirBir orman uğultularla sarsılırBir güvercin sürüsü havalanırdıKış bürümüş yüreğimden Tuğrul Tanyol onu vurdular gözümle gördüm onubir güvercin havalandı. Behçet Aysan başını menekşeye koydu, uyudubir güvercin çalılığın orada Edip Cansever Güvercinlere emanet ederdim yüzümüAç …
Şub 23
rakıyı severim. kadınları da severim. ama rakı içen kadınları, daha çok severim
iri puntolarla aklınıza kazıdığınız, insanlık için küçük ama sizin için büyük bazı sahneler vardır. yaşım henüz beşti ve ellerimle masanın kenarına tutunmaya çalışıp parmak uçlarımda durarak, masanın üzerinde olup biteni izlemek için çırpınıyordum: masada rakı vardı. güzel de bir sofraydı. babam rakıyı severdi; annemse kokusundan bile hoşlanmazdı.1989 yılbaşı gecesiydi ve babam rakısını yuvarlayıp sezen aksu …
Şub 23
Dönüş
Nihayet İşte mağlûbum Ey aşk Şimdi beni bir muzaffer gibi karşıla Beni bağışla Beni kabul et Bana sükûnetini ver Ahmet Şirin
Şub 23
Alem, gam hikayeni anlatmasıyla bir efsane
Alem, gam hikayeni anlatmasıyla bir efsane, Gözüm, yüzünün yansımasıyla bir güzeller evi!Zincir gibi zülfünün ümidiyle senin,Nice aşıklar var, hepsi bir deli!Dudağından bir nükte, bir şeker parçası!Küpünden bir damla, bir kadeh!Senin güneş yüzünün aydınlığı karşısında,Feleğin güneşi sanki küçük bir kelebek!Neden kapatıyorsun yüzünü benden ey nazlı,Yoksa bu miskin bir yabancıdan da mı değersiz?!Senin yerin değil bu gönül, …