IGittin ya; denizlerin çekilmesiDalgaların eğilişi, turnaların göçüBunu anlattın bana, bir rüzgârBunu fısıldadı geçip giderken Bekle dediydim, gör yelkovanÜrperişini ve getirdiği müthişRüyâyı; o cümbüşü, çengiyi;Hepsi esmerdi, çok esmerdi. Bir esmerlik kaldıydı sesindenBir de kum saati, çöl akrebi;Billûrun parçalanmış ânıydı, kiYüzüne sızdıydı ışk’ın şeraresi Suyu fısıldayan çıkrık, koyuYalnızlığa dalmıştı ve oradaBirikmişti zamanın esmer birVedâya benzeyen hikayesi Gittin …
Şubat 2021 archive
Şub 23
Astar
Siz hiç eski tahtalara yağlı boya yaptınız mı?Bütün iş ilk çekilen boyadadır, astardaAstar düzgün değilse tepserir boyaIslak duvarlar gibi dökülür pul pul Bir hava kabarcığı alttan doğru yavaşTaşır bazı şeyleri dipten yüzeÇıkar suya yukarı, döner bir zaman yavaşSöner suyun üstünde Daha demin titrek dokuyordu aşkıKonuşan bakışlar, ince gülüşlerDaha demin vardı Sustunuz ikiniz de, gözleriniz daldıBoğdu …
Şub 23
Elsaya şiirler
Sana büyük bir sır söyleyeceğim Zaman sensin Zaman kadındır İster ki Hep okşansın diz çökülsün hep Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına Bir taranmış Bir upuzun saç gibi zaman Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi Zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen …
Şub 23
Kaldırım Mühendisi
Günler günleri kovaladı, aylar ayları;Sabah karanlığında, öğle üstü, geceleyinAşk yılları,Öğrenim yılları;Pembe yıllar başımın tacı,Zifiri yılları anama söylemeyin…Ham hayaller, olmaz işler peşinde,Gözüm kime ilişse ben onun yâri… Kabaetime pıçak sokuluyor aşktan ötürü;Caket pantol kumara gidiyor aşktan ötürü;Gençliğimi harcıyorum bir çırpıda;Bu da mı aşktan ötürü?Dangalak! dese biri…Hayatımın bu parçasmı neye benzetsem?Mesela, mesela, mesela…Osmanlı tarihinde Deli İbrahim Devri. …
Şub 23
Garip Kuşun Yuvası
Bu evden içeri biyol girene,Oh çekmek yasak;Sofrasında tuz, lambasında gaz yasak!Öyle bir evdir ki bu,Hayale yakın, akla uzak;Delibozuk kapılarıToz bürüdü salkımsaçak;Daha açık konuşalım:Bizim evin merdiveni,Bilemedin üç basamak. Oturmuş kös dinleriz;Kimimiz arif, kimimiz ahmak;Bir babamız vardı katı yürekli,Ektiğini biçemedenGürledi gitti. Gazhane yollarından toplayıpKömür koydum mangala;Şubat sonlarında bir kış gecesi;Oy dingala dingala…Yalın ayak, başı kabakAnamız geldi;Eğildik eteğini …
Şub 23
Y-Faktörü
o bana suda birşey aramaktayardım etti. yaşamımdakisaklanmış şey bulundu.bir inci kolye dizdimkadın olmanın anlamını düşündüm.onun için elinde çam dalıtutan bir gelin olmak isterdim.yok aşk değil,uyuşmak,anlaşmakbütün o boktan şeyler değil.yok yok aşk değil, aşk hiç değil. Onun bir sözcüğüyle yaşamımdaYer alan herşeyi çöpe atmak isterdim.Gelgelim aşk değil bu, aşk hiç değil.Bir şey arayan bir kadının aradığı …
Şub 23
pirinç
pirinç ülkesi pervazlarda beliren ilk bir erik yeşili gibi dağılan tepelere güneş nasıl kayarsa gölge-tarlaların üzerinden kalem öylesine kayıyor pirinç kelimelerle bu sabah yatağımın kenarında bütün günahlarımın silindiğini gösteren bir işaret buldum: kayık şeklinde bir leğenin içinde yüzen bahar dalları… ah evet, uzak okuyucu, günahların hatırlanmadığı bir yer olmalıydı bizim için… Hiç kimsenin göndermediği artık …
Şub 23
Saatler Geyikler
SU’ya: bizim uslanmaz ruhlarımızhiç kumrulaşabilir mi?suskuyla yanyana oturan iki kumru..iki sevgili yanyana oturarakuzun süre hiç konuşmadanyani kumrulaşabilinir mi? dünya tatsızlığı kristalleşirken kimyasal bir çözeltide,hiç bir şeyi çözemezsin…bileklerini de kesemezsinanti-maddeye kaçmak istersin sadecebazen ama bir insana bir şey olurkısa süren bir şeyiki geyiğin sıçrayıp havada öpüşmesi gibibazı insanlarla yıllarca görüşsen de bir şey olmaz.…ormanda bir kuş …
Şub 23
İlle düşünce
Bir şiir; bir darlık bir dargınlıktırİnsanla insan arasındaKapıyla menteşe arasında,El ile kalem arasında Ve düşünceİlle düşünceTutunulamayanBiri vardır Hayriye Ünal
Şub 23
Çünkü Biz En Çok Aşkı Sustuk
-daha bağları yazacaktım uzayıp giden masalını ninemin bin bir geceden- çünkü biz en çok aşkı sevdik, sedefli inci taneleri aradı ince ellerimiz boncuk terli ayasında mavinin yedeğimizde hep bir kırba sevinç tabanlarımızda can kırıkları özümüz her yandığında inceden elenen h’ûn aşk ile aşılanan ol yaralı nesteren -dağları yazacaktım daha kavi ıhlara vadisinde yatan gemileri- çünkü …