Tag: Oruç Aruoba

Tavşan Besleyene Kılavuz

1.Tavşan besleyen,havuç da yetiştirmelidir. 2.Tavşan besleyen,evinde attığı her adıma dadikkat etmelidir ——tavşan, kendisine havuç vereninayaklarını tanır; zıplaya zıplaya,geliverir… 3.Tavşan besleyen,evdeki bitkilerini de emniyete almalıdır —hatta, kağıtlarını ve kitaplarını ve espadrillerinive halılarının püsküllerini ve yırtık blue-jean’lerininaçıkta kalmış ipliklerini bile —— tavşan,kemirebileceği herşeyi kemirir. 4.Tavşan besleyen,pazardan, maydanozu beşli demetlerle;pancarları ve turpları, sapları;kıvırcık ve marulları da, dış yapraklarıkesilip …

Devamını oku

Birgün

Birgün benim yüzümden acı çektiğinde -ki, çekeceksin- lütfen az çek.. Oruç Aruoba

Orada

Orada beni düşünüyorsun Hissettim bunu: Bir şiddetli rüzgar gibi aşarak tepeleri geçerek boğazları ulaştı buraya geldi dokundu bana düşünmen beni. Orada beni düşünüyorsan hissetmelisin bunu: Bir rengarenk ışın gibi aşarak tepeleri geçerek boğazları ulaşmak oraya gelip dokunmak istiyor sana düşünmem seni. Oruç Aruoba

Temiz tutmalısın onu

Temiz tutmalısın onu -o ince kar örtüsü kadar lekesiz (bembeyaz bir mendil gibi); incecik, ufacık, kırılgan bir biblo gibi o -çok dikkat etmelisin, dokunurken, tutarken, eline alırken.Çünkü hep daha çok sahteleştin bugüne dek yaşamının anlamına, o günden bu yana -istedin bunu hatta; yalanların daha kolay, daha rahat olmaya başladı, içine girdiğin aykırı durumlarda, ortamlarda, ilişkilerde…O’ysa …

Devamını oku

Geldim

Oraya geldim –oradan gittim:Öylesine yakındık ki. Dalından kopardığım yeşil elmanıniki yarısı değilhepsini yediğin kendisi gibi. İçinden geçtiğimiz kokulu karanlığıdelip geçen parlak ışığım gibi. Koyu yeşillikler içindeki evingözümüze çarpıverensarı sıcak penceresi gibi. Ayaklarımızın altında kıpırdananserin denizin parıltıları gibi. Öylesine yakınız kioraya geldim –orada olacağım. Yorgun musun?Yattın mı? Uyu –düşünme beni. Oruç Aruoba

gidiyorsun

Gidiyorsun:Bütün ışıklarımı göndersem seninleAydınlanır mısın?Gidiyorsun:Bütün sevinçlerimi göndersem seninleMutlanır mısın?Gidiyorsun:Bütün hüzünlerimi göndersem seninleÜzülür müsün?Gidiyorsun:Bütün acılarımı göndersem seninleYıkılır mısın? BenÜzüntülü ve yıkıkKalırkenSenAydınlık ve mutluGitIşıklarımla ve sevinçlerimle:ÜzülmeYıkılmaAydınlanMutlu ol.Bırak bana,Hüzünleri, üzüntüleriAcıları, yıkımıAl götürIsıkları, aydınlığıSevinçleri, mutluluğu. Gidiyorsun:Bütün kendimi göndersem seninleGötürür müsün? Oruç Aruoba

Su

Set çek selineyavaş yavaş ilerledamla damla birik. Ak geç ıslattığın kayalardan:duraksama – uçurur güneş seni.Atla takıldığın çavlanlardan:duraksama – savurur rüzgar seni. Aldırma kumlara, çakıllara:çöker onlar dibe nasılsa –ilerle yavaş yavaşbirik damla damlaset çek seline. Oruç Aruoba

Yaşam (ki) 1-14

1.Yaşamın, en temelde, bağımsız, kendine yeterli olmayaçalışmanın süreci olacak — doğumda, tam bağımlıydın; sonda, ölümde ise, —başarabilirsen— tam bağımsızolabileceksin. Ama, ikisinin (doğum ile ölümün) arasında, hep bir gelişme olacak yaşamın : bir ‘ilerleme’ değil; şu ya da bu yönde, bir gelişme… Kendine yeterli olma, bağımsız olma yönünde ise, gelişmen, hep, başka kişilerle kurduğun ilişkilerin içinden …

Devamını oku

Kişi sevdiğini hep sonradan mı anlar?

Kişi sevdiğini hep sonradan mı anlar? Sevdiği’ni/ sevdiğini o sevdiği kişiyi / onu sevdiğini…. Oruç Aruoba  

Bir Gün Bir Yerde

bir gün, biryerde oturuyorduk.ben gidecektim; işim vardı. sen ,”sen gitsen yapman gerekeni yapsan; ben de burada beklesem seni ” dedin. içim ışıldadı–ne güzel bir olanaktı bu:– sen,beklerken ,’akıl gözü’nle benim yaptığım işi izleyecektin; ben de işimi yaparken, sürekli, senin orada bekleyişini–beklediğini–’göre’cektim. ayrıyken,birlikte olacaktık. burada temel olan şu:ben işimi yaparken senin beni beklediğini bilecektim;sen de ,benim,işimi,senin …

Devamını oku