1.Ölüm yaşamdan daha belirgindir.Ölüm yaşamdan daha kesindir.Yaşam belirsizdir; oysa ölüm,belirgin ve kesindir.Hep bir süreç olan yaşam, ölüm anında,sonunu değil, sonucunu bulur : Ölümyaşamın sonucudur – kişinin nasıl biryaşam yaşadığı, öldüğü ölümden bellidir.Ölümü bilen, onun bilincinde olan bir yaşam,yaşam sürecinin her anında ölümü yaşama katarak,yaşamı bilinçli kılar – ölümü yaşamdan koparmadan,ama ölümün yaşamı kaplamasına da izin …
Tag: Oruç Aruoba
Şub 23
Yaşam ki…
Yaşamının büyük bir bölümü, yaşamına yön verme çabalarınla geçecek -öyle ki, gün gelecek, bakacaksın, yaşamın,, yön bulma çabasıyla döne döne, yola hiç çıkamamış…Yaşamın yönünü bulmaya çalışırken, yaşamın yolunu bulamayacaksın.Yaşamın, yön bulmaya çalışırken, yolsuz kalacak -yaşamın yönünü bulmaya çalışırken, yaşamın yolunu bulamayacaksın.Yaşamın, yön bulmaya çalışırken, yolsuz kalacak -yaşamın yönünü bulacağım derken, yolunu yitireceksin.-Sonunda, yaşamın yönünü bulsan …
Şub 23
Özgürlüğün, yaşamının farkına varman olacak.
Yaşamın, olaylar ve durumlar içindeyken,birşeyler yaparken, kendini seyretmenin süreciolacak.‘Çelişik’ birşey, değil bu; kişiliğin ‘gelişen’ birşeydeğildir ki – ta başından beri (neresiyse o ‘başı’…),tam olarak vardır; yaşam boyu da, yaptıklarında,yalnızca, ortaya çıkar, kendini gösterir:Hem de, hep yeniden aynı sıra içinde çıkar ortaya.Sen ise bir seyirci olacaksın yalnızca;‘elinden birşey gelmeye’cek, durumlar, olaylarkarşısında – kişiliğin, ne yaptıracaksa onu …
Şub 23
Yaşamın, yükündür
Yaşamın, kendi kendine ağırlık haline getirdiğinşeylerin altında ezilmenin süreci olacak.Yaşamı ‘hafifçe’ yaşayabilseydin, yaşamın olayları dauçup giderler, sana yük olmazlardı – ama o zaman da,uçucu, boş olurdu yaşamın. Bu yüzden, yaşadığın her olayı ‘ağır’laştıracaksın; ki uçup gitmesin, omuzunaçöksün; sen de onun yükünü taşıyasın.Yaşaman, yaşamın yükünü yüklenmek olacak.Yaşam, yükleneceğin yüktür.Yaşamın, yükündür. Oruç Aruoba
Şub 23
Yürüme
Kişi, kendi birliğini ancak çatışmalar içinde bulabilen varlıktır.Yaşam kişinin kendi alanıdır, ama yaşam- zindandır çoğunlukla; bazen bile değil. Kişi hep başkalarının varlık bedelini öder. Kendi bedeli hiç yoktur zaten kişinin; ödediği hep başkalarının bedelleridir. Kişi ‘Zaman dışı’ dır hep – Bu yüzden kendine zaman bulmak, çalmak zorundadır. Kişi erteleyendir. Değerlendirmelerini; dolayısıyla ulaşacağı sonuçları; dolayısıyla vereceği …
Şub 23
Uyu Artık
Yorgun musun?Yattın mı?Uyu—Düşünme beni.Ben kiHiç düşünülmedim senden önceleri. Senden öncesi:Düşüncesi kızgın kumlara serpilenAzgın yellerle savrulanBir damla gibi—Bir söz gibi:Sağır kağıtlara serilenSessiz dudaklardan dökülen. Ben, zatenHiç söylenmedim ki senden öncesi.Uyu artık—Söyleme beni. Yattın mı?Yorgun musun?Biraz kıpırdaşan uyumadan önce—BilemesenNereye koyacağını ellerini,Biraz oynatsan bilekleriniDüşünürken beniUyuyamadan önce—BilsenNasıl özlediğimi elleriniBileklerini. Oruç Aruoba
Şub 23
Şöyle bir ikilem yaşıyorum
Şöyle bir ikilem yaşıyorum: Seni bütünüyle kendime istiyorum; ama senin özgür olmanı, bağımsız olmanı da istiyorum – bana bağlı olmanı; ama, benden bağımsız olmanı… Bunlar bağdaştırması olanaksız şeyler mi? Çok zor; ama bir yol var: Daha önce yazdığım ‘özgür temel’ düşüncesinden yola çıkarsak: her birimiz ötekine tanıdığı ilişki uzamında yalnızca ona yer tanır, başka ilişkileri …
Şub 23
Tavşan Besleyene Kılavuz
1.Tavşan besleyen,havuç da yetiştirmelidir. 2.Tavşan besleyen,evinde attığı her adıma dadikkat etmelidir ——tavşan, kendisine havuç vereninayaklarını tanır; zıplaya zıplaya,geliverir… 3.Tavşan besleyen,evdeki bitkilerini de emniyete almalıdır —hatta, kağıtlarını ve kitaplarını ve espadrillerinive halılarının püsküllerini ve yırtık blue-jean’lerininaçıkta kalmış ipliklerini bile —— tavşan,kemirebileceği herşeyi kemirir. 4.Tavşan besleyen,pazardan, maydanozu beşli demetlerle;pancarları ve turpları, sapları;kıvırcık ve marulları da, dış yapraklarıkesilip …
Şub 23
Hani
Bir tedirginlik, huzursuzluk doğacak içinde, onun ile yanyana, yüzyüze olunca— o denli yabancı düşmüş olacaksın ki yaşamının kendi, sahici anlamına, aykırılık duyacaksın ondan— ancak o zaman anlayacaksın, nasıl tam da senin kendi anlamın –ta kendin- olduğunu onun: o yıllar boyunca kendine ne denli aykırılaştığını— ama o da hemen duyacak, duyumsayacak senin duyduğunu: suskunlaşacak, kapanacak, uzaklaşacak… …
Şub 23
Bir akşam kuruyemişçiye gider,
Bir akşam kuruyemişçiye gider, kuruyemiş alırsın. “Ayrı mı olsun, karışık mı?” diye sorar satıcı. “Karışık” dersin: biraz beyaz leblebi, tuzlu fıstık, badem, Şam fıstığı (kabuklu; kabuksuzu çok pahalı), biraz da fındık -tuzla kavrulmuş. Satıcı kesekağıdını doldurur, sallar, içindekileri iyice karıştırır. Evde, kesekağıdını büyücek (yeterli büyüklükte) bir -cam- kaba boşaltır, içkini koyar, çalışma masana oturursun. Önce …
