Tag: Oruç Aruoba

Yürüme

Bir adım; yere basan iki ayak arasındaki uzaklık değildir, gövdeyi taşıyan bir ayak, ileten öteki ayak – ve, bir önceki ile bir sonrakilerde hep yer değiştiren ayaklar arasında sağlanan sürekli devinimdir.Yürüdüğümüz yoldaki yerler, yolumuzun yönüne katılır. Kişinin yükü olmasaydı, yürümeyi de seçebilirdi – Yolun dışına çıkıp gitmeyi… Yola çıkan kişi, yerle bir olmazsa, bir yere …

Devamını oku

De ki işte

1.Ölüm yaşamdan daha belirgindir.Ölüm yaşamdan daha kesindir.Yaşam belirsizdir; oysa ölüm,belirgin ve kesindir.Hep bir süreç olan yaşam, ölüm anında,sonunu değil, sonucunu bulur : Ölümyaşamın sonucudur – kişinin nasıl biryaşam yaşadığı, öldüğü ölümden bellidir.Ölümü bilen, onun bilincinde olan bir yaşam,yaşam sürecinin her anında ölümü yaşama katarak,yaşamı bilinçli kılar – ölümü yaşamdan koparmadan,ama ölümün yaşamı kaplamasına da izin …

Devamını oku

Yaşam ki…

Yaşamının büyük bir bölümü, yaşamına yön verme çabalarınla geçecek -öyle ki, gün gelecek, bakacaksın, yaşamın,, yön bulma çabasıyla döne döne, yola hiç çıkamamış…Yaşamın yönünü bulmaya çalışırken, yaşamın yolunu bulamayacaksın.Yaşamın, yön bulmaya çalışırken, yolsuz kalacak -yaşamın yönünü bulmaya çalışırken, yaşamın yolunu bulamayacaksın.Yaşamın, yön bulmaya çalışırken, yolsuz kalacak -yaşamın yönünü bulacağım derken, yolunu yitireceksin.-Sonunda, yaşamın yönünü bulsan …

Devamını oku

Özgürlüğün, yaşamının farkına varman olacak.

Yaşamın, olaylar ve durumlar içindeyken,birşeyler yaparken, kendini seyretmenin süreciolacak.‘Çelişik’ birşey, değil bu; kişiliğin ‘gelişen’ birşeydeğildir ki – ta başından beri (neresiyse o ‘başı’…),tam olarak vardır; yaşam boyu da, yaptıklarında,yalnızca, ortaya çıkar, kendini gösterir:Hem de, hep yeniden aynı sıra içinde çıkar ortaya.Sen ise bir seyirci olacaksın yalnızca;‘elinden birşey gelmeye’cek, durumlar, olaylarkarşısında – kişiliğin, ne yaptıracaksa onu …

Devamını oku

Yaşamın, yükündür

Yaşamın, kendi kendine ağırlık haline getirdiğinşeylerin altında ezilmenin süreci olacak.Yaşamı ‘hafifçe’ yaşayabilseydin, yaşamın olayları dauçup giderler, sana yük olmazlardı – ama o zaman da,uçucu, boş olurdu yaşamın. Bu yüzden, yaşadığın her olayı ‘ağır’laştıracaksın; ki uçup gitmesin, omuzunaçöksün; sen de onun yükünü taşıyasın.Yaşaman, yaşamın yükünü yüklenmek olacak.Yaşam, yükleneceğin yüktür.Yaşamın, yükündür. Oruç Aruoba

Yürüme

Kişi, kendi birliğini ancak çatışmalar içinde bulabilen varlıktır.Yaşam kişinin kendi alanıdır, ama yaşam- zindandır çoğunlukla; bazen bile değil. Kişi hep başkalarının varlık bedelini öder. Kendi bedeli hiç yoktur zaten kişinin; ödediği hep başkalarının bedelleridir. Kişi ‘Zaman dışı’ dır hep – Bu yüzden kendine zaman bulmak, çalmak zorundadır. Kişi erteleyendir. Değerlendirmelerini; dolayısıyla ulaşacağı sonuçları; dolayısıyla vereceği …

Devamını oku

Şöyle bir ikilem yaşıyorum

Şöyle bir ikilem yaşıyorum: Seni bütünüyle kendime istiyorum; ama senin özgür olmanı, bağımsız olmanı da istiyorum – bana bağlı olmanı; ama, benden bağımsız olmanı… Bunlar bağdaştırması olanaksız şeyler mi? Çok zor; ama bir yol var: Daha önce yazdığım ‘özgür temel’ düşüncesinden yola çıkarsak: her birimiz ötekine tanıdığı ilişki uzamında yalnızca ona yer tanır, başka ilişkileri …

Devamını oku

Tavşan Besleyene Kılavuz

1.Tavşan besleyen,havuç da yetiştirmelidir. 2.Tavşan besleyen,evinde attığı her adıma dadikkat etmelidir ——tavşan, kendisine havuç vereninayaklarını tanır; zıplaya zıplaya,geliverir… 3.Tavşan besleyen,evdeki bitkilerini de emniyete almalıdır —hatta, kağıtlarını ve kitaplarını ve espadrillerinive halılarının püsküllerini ve yırtık blue-jean’lerininaçıkta kalmış ipliklerini bile —— tavşan,kemirebileceği herşeyi kemirir. 4.Tavşan besleyen,pazardan, maydanozu beşli demetlerle;pancarları ve turpları, sapları;kıvırcık ve marulları da, dış yapraklarıkesilip …

Devamını oku

Hani

Bir tedirginlik, huzursuzluk doğacak içinde, onun ile yanyana, yüzyüze olunca— o denli yabancı düşmüş olacaksın ki yaşamının kendi, sahici anlamına, aykırılık duyacaksın ondan— ancak o zaman anlayacaksın, nasıl tam da senin kendi anlamın –ta kendin- olduğunu onun: o yıllar boyunca kendine ne denli aykırılaştığını— ama o da hemen duyacak, duyumsayacak senin duyduğunu: suskunlaşacak, kapanacak, uzaklaşacak… …

Devamını oku

Bir akşam kuruyemişçiye gider,

Bir akşam kuruyemişçiye gider, kuruyemiş alırsın. “Ayrı mı olsun, karışık mı?” diye sorar satıcı. “Karışık” dersin: biraz beyaz leblebi, tuzlu fıstık, badem, Şam fıstığı (kabuklu; kabuksuzu çok pahalı), biraz da fındık -tuzla kavrulmuş. Satıcı kesekağıdını doldurur, sallar, içindekileri iyice karıştırır. Evde, kesekağıdını büyücek (yeterli büyüklükte) bir -cam- kaba boşaltır, içkini koyar, çalışma masana oturursun. Önce …

Devamını oku