694.1 Kaburgalarımdan birini çıkarıp Kendime bir eş yaratmayı düşünmüştüm. (ki, muhtemelen tıpa tıp bana benzeyecekti, bu); ama bu sanatın, şiir yeryüzüne indirilirken felsefeyi başına sarmış bulunanlara yasaklandığını söylediler bana, Ben de, kaburgalarımı tensel iğvaların talanına bırakıp, kaval kemiğimden bir klarnet yarattım, Schubert’in, arınmanın gökçe kaynaklarından iniyora benzeyen naiv liedleriyle, Bach’ın uhrevi füglerini felsefi düşüncenin kodlarına …
Tag: Cahit Koytak
Şub 23
Hayyam’ın Sabahı
akşamüstü oturmuşum bahçede, ceviz ağacının altında. şakirtleri göndermişim; testiyi bir dikişte yarılamışım; sonra almışım udumu kucağıma… parmaklarım gezinirken tellerinde, çalgının, bekliyorum zekânın, sezginin, bilginin, akşamları evlerine dağılan yapı ustaları gibi, hesabı, hendeseyi bırakıp, birer birer seslere, nağmelere geri dönmelerini. bekliyorum, gelsinler de döksünler içlerini; söylesinler, bugün de, dünkü gibi, hayyamın elinden avucundan, tüylerinin, kemiklerinin ucundan …
Şub 23
Önden Yırtılan Gömlek
Ferisiler, senin elinle her yerdeİsa’yı çarmıha geriyorlar, Amerika;Sen de, utanmadan seyrediyorsun olanlarıYüzünü gizleyerek lobide, gazetenin arkasında.Gergedan derisinden mi yüzün senin,Fil derisinden mi, nedir?Kör müsün, sağır mısın yoksa, sen Amerika? Kuyu diplerinde kervan bekleyenGenç kardeşlerinin ve uzak kuzenlerininYeniyetme demokrasi taleplerineHesapsız kol kanat gerenBir Kenanlı Yusuf olabilirdin oysaKahire’de, Gazze’de, Dimeşk’teVe dünyanın her yerinde, sen Amerika. İnsanlığın büyük …
Şub 23
Avarelik Yılları
Sen miydin, Tanrım, o kerem sahibi,Bir öğün yemek, bir testi şarap Ve bir gecelik barınak için Kapını çaldığımda Hizmetçilerine “Evde yok!” dedirten? Sen miydin, Lordum, Aklın taş gemisiyle ruhun çölünde Kalbim forsada kürek çekerken Gökçe krallığının tepelerinden Biraz kekik kokusu, Biraz serinlik istediğimde, Rüzgarın yalazlı dudağına “Evde yok!” dedirten? Sen miydin, Efendimiz, Sen miydin, şairlerin, …
Şub 23
Yalnızlık Kayzer’den Daha Güçlüdür
Yalnızlık Kayzer’den daha güçlüdürVe Roma’dan daha uğultulu Yastığa gömebilir misin onu?Duvara asabilir misin?Bir âyin elbisesiYa da bir geyik postu gibi? Ruhundan sızarak seninve belkemiğindenOdanı dolduracakbelki de dünyanıVe üstüne çıkaracaktekneni, dalgaların Yalnızlık…Bitişik yataktaki hasta:Başının altında elleriVe gözleri tavanda – sabaha kadarAlçak sesleTanrı’yla konuşuyorVe bazen de seninle. Cahit Koytak
Şub 23
Taşralı Uzak Akraba
– Kapıda tanrı olduğunu söyleyenbiri var, han’fendi! – İşte bir deli daha!Sayıları gün geçtikçe artıyor.Bir ekmek parasıveriver gitsin. – Sadaka istemiyor ki, efendim… – Bak işte bu kötü!Neymiş derdi peki? – Dün gece yatarkenyardıma çağırmışsınız onu.İsminizi söylüyor;aynı köydenmişsiniz. – Demek, tam tımarhaneden bu deli!O köyden öyle biri yok de, burada;üstelerse kapıcıya haber ver;o onun dilinden …
Şub 23
Sisifos’un Köyü
köyün korucuları silahlarını yineköylülere çevirdiler.kuzularımızı kurtlara, çakallara,ekinlerimizi yaban domuzlarınakarşı korusunlar diye,bebelerimizin, yetimlerimizinboğazlarından kesipomuzlarına silah astığımız,giyindirdiğimiz, kuşandırdığımız,yedirdiğimiz, içirdiğimiz köyün korucularıtüfeklerini bir kere daha,biz, işinde gücünde,tarlada, bahçede çalışan,kemiklerinin ucuyla toprağı süren,ekini çapalayan’ağızsız dilsiz’ köylülere doğrulttularve bizden yine diz üstü çöküppostallarının tozunualmamızı buyurdular;köyün fiskosçuları, asalakları,bıçkınları ve kabadayıları daonlara alkış tuttular, yılıştılar,teneke çalıp oynamaya başladılar.böylece, bizi bir kere daha,çocuklarımızın …
Şub 23
Neyi Ki Çok İstersen
Neyi ki çok istersenVerir sınamak içinNeyi ki çok istersen Nice dertlerden sonraYurduna dönenlerin – yıkıkOmuzları gibiŞu alçalan tepeleri Ve onları akşamın kırbacıylaYaralayan – şu umursuzGöğü bile Koyar sınamak içinKüçülte küçülteBir çiğ damlası gibiİstersen avucuna Olanca ağırlığıyla onuKaldırabilirsen eğerŞiirin ince parmaklarıylaYa da sabrıyla – Ömür boyuTutulmuş bir çığlığın Ve koyabilirsen eğerBir seher vakti onuTanrı aşkıyla ürpertenBir …
Şub 23
Pastörize Sevgi
Kumandayı fırlatıp spiker kızın yüzüneBir şeyler yapmalı, diyorum – Ama ne?Afrika’ya gidelim, diyor, karım içerdenKahve içelim muhallebi yiyelim Der gibi iyi niyetliGünlük vurguyla Afrika’ya gidelimToplayalım pılıpırtıyıÇocukları kitapları büyükanneyiPlakları albümleri seccadeleri Toplayalım çamaşırlarıÇamaşır makinesiniBulaşık makinesiniKuluçka makinesiniKonuşma makinesiniGülme makinesini ağlama makinesiniAfrika’ya gidelimKahve içelim Muhallebi yiyelim Afrika AfrikaTarihin şuuraltıÜç tekerli bisikleti üstündeHabeş SultanınınBoğa yılanlarını ve halkınıGülümseyerek güttüğüSevimli dünya. …
Şub 23
Sisle Örtülü Yollar
Gecenin SahibiAğustos böceğinin yüreğineİndiriyor sırrınıVe ağustos böceğiSesine ardıç ağacının Bilgeliğini katıpAteşten cümlelerleTanrı’nın sözlerini öğretiyorÖteki böceklere Sessiz ve uzun hıçkırıklarSessiz ve uzun Yıldızların kristal hıçkırıklarıBöceklerin mahzun Ağustos böceği, sesine yıldızlarınParıltısını katıpTanrı’nın yollarını gösteriyorYolunu kaybedenlere Sisle örtülü yolları O’nunYanından geçip gidenDipsiz uçurumların Sisle örtülü yollarSisle örtülü her şeySisle örtülü ruhum. Cahit Koytak