Aniden. Birdenbire, beklenmedik olandan…Beklemeyene: Dilegelen bir dünya.Vahiy gibi, en çok ona benziyor.Baharın karnını öptüğüm rüya. O yüzden “ayak”landım, yukarı ağdım.Sana vardığımda ağlamam bundan… Adını andığımda sıcak akıyor bütün nehirlerDünyayı dolduran sözü olduran o.Ve ben ne desem şimdi, benden değiller.Hâlâ soruyor musun bana, aşk ne demek:O en “bir” ve “tam” olana yürümek. Durup durup geçmesin içinden …
Tag: Birhan Keskin
Şub 23
Saf Sabır
Ben, birlikte kıyıya sürüklediğimiz kayıktansaflığımı ve sabrımı aldım tekkalanları kumsala göm sen deyaz boyuncanasılsa her keder eksilirkendini doldurarak sardunyalarla konuşarak çoğalttımaramızdaki ayrılığısayarak çoğalttığım günleri tamamladımkirpiklerimin arasına çektiğim tüldeyağmur durdu ve şimdi kış bitiyoroysa kimse yokmuş dışardaiçim dışıma vuruyor sardunyalara su vermekle unutamadığımızşeymiş aşk:alnından bir günaydın gibi düşürdüğüm sabah,sağ yanımda unuttuğun keder. Birhan Keskin
Şub 23
Aşk
Sevgilim sabahın erkenini seviyor, Ben geceyi ve esmerliğini onun, O dorukları seviyor, korkuyor bundan. Ben rüzgârla buluşan tepeyi, tuhaflığı, Ona bir yeşil gülümsüyor, ben, hayatı delice sevdiysem nasıl, diyorum, seni de öyle. O kendi boflluğunda oyalanan günlerde canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor, ben göğe bakıyorum geceden, Kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim diyorum, yanında, o …
Şub 23
İstanbul
ben istanbul’a çok benzerim sevgilimyarı trak yarı buralı.azıcık gidersin haliç’te bir çekirdek aileyimo siyah suya bakakalmış, su yağlı mı yağlı.adamda bej kundura, kadın çarşafa dolanmış,yüzlerinde kırağıkızların birini açık havada doğurmuşlar,öbürü kapalı. bende sevgilim yan yana ışırılık kasabalar köylerben istanbul’a çok benzerim sevgilim,bir yanım haliç’te bir karabatakbir yanım samandıra’da saplı samanlı. ben istanbul’a çok benzerim sevgilimonca …
Şub 23
Ağrı
O günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiçdünya için. Rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli.Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş,Limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum. Uzağımda açık denizdi o yürüdü gitti.Ben kıyıda ıssız bir ev, ince boğazda gıcırdayan tahta iskele,iskelede bir lastik, az ilerde turuncu bir şamandıra,İçimde …
Şub 23
Kaktüs and Teksas
size,bu odanın alacakaranlığından,okyanusundan, beni boğan dalgalarından,tenimde kalan tuzundan veyastıklarda kuruyan gözyaşındanhiç bahsetmedim. size,nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza(garip, tuhaf aslında)beyaz bembeyaz tabiatımla‘iyiyim’ diyorum.yani aslında korkuyorumbütün bunlar kıyametbütün bunlar cinnetbütün bunlar cinayet demeyebir daha düzeltilemeyecek sözlersöylemeye korkuyorum. telefonla birlikte ışığı da kapatıpbol şanslar deyişiniz, şanslar deyişiniz, deyişinizçınlarken içimde,bunun beni ne kadar kırdığındanhiç bahsetmedim.bahsetmediğim çok şey var dahayaz çiçekleri, …
Şub 23
Dua
Kederli ömrümünkısa açan çiçeğibahar iştetekrar sanaçiçeklensin diye yüzümnoktalanma, çoğal!değiş!tekrar ol!sebebim ol!kederli ömrümde. Birhan Keskin
Şub 23
Hüzünlü Gezinti Güvertesi
I Kimbilir hangi ürkek mevsimi alırsıngizlice odalara,saçların balkonları terk edeli kimbilirne kadar olmuştur?-annene göstermeden aşağı akardı saçlarınkaç kez eksilip çoğalırsın dişlerini fırçalamayıezbere bildiğin günlerde… Mor bir kedi geceyi sıyırarak geçiyordurkuyruğunda teneke yıldızlardüşlerinle buluşurken lanetli aynalardasöylesene hangi ürkek mevsimi alırsıngizlice odalara… Ne gece yer rüşveti ne benSöz! Annene söylemem… II Yüzümhangi dağa baksamiçinde öfkelerinden habersizkorkunç atlar …
Şub 23
Eksik Cinayetler
I Kendine kucak arayan gövdekendini yok eden gövdeyitirdin kendini işteartık ne yurt sanane varolabiliyorsun başka evde. Bu mum medeniyetindebu metal öznedebu cam sözdene yurt sana dilne şölen yeterince. II Ben büyüdümakasyalar öldüüzgünüm. dışınız çok kalabalıktıbeni içinizdeki zindana attınızdıolur ya bir günsuyu hatırlar şelaleşeytan utanmayı öğrenir veyüzleşir yüzünüz mevsimlerle sırf bu yüzden büyüdümdü, akasyalar öldü. III …
Şub 23
Eski Bahçenin Hafızası
Yakınında değilim öfkeninve uzağında da değilim rastlantınınkısa ânındayımve sonsuzluğun da ardındaah! öfke için geç vakitteyimçölden çıkmak gerek bunun için,atları denize sürmek…Oysa kimseden çıkartmadım öfkemisaçlarımı uzatmak için kimseyesöz vermedimkimseye yakın değilim inansusmaktayım, uzağında değilim unutmanınah! öfke için geç vakitteyimdurup dururken bir yerdekarşıma çıkan rastlantıdayımhafızasındayım eski bahçeninsarhoş asmaların biriktirdiğiboğazımı yakan acı bir imgedeyimgüneşi anımsamada,ve orada durmaktaama orada …