Bu Bakire Fahişeyken

Bu bakire fahişeyken
evlenmeyi düşlüyordu ve çoraplar örmeyi
ama sonunda yine kendi halinde bir
bakire olmak istediğinde
gündelik rutinleri vardı artık ve bir de kocası
özlüyor şimdi o eski
yağmurlu ve müşterisiz geceleri
o herkesle yattığı yatağına uzanıp
evlenmeyi ve çoraplar örmeyi düşlediği.

Mario Benedetti
Çeviren: Bülent Kale

mario-benedetti Bu Bakire Fahişeyken

Geldiğinde Bana Sen

   Geldiğinde bana sen, davetsiz, ansızın
Çağırıyorsun beni
   Hatıraların beklediği
Evvel zaman odalarına.

   Bir çocuğu avutur gibi,
Tavan araları bana sunduğun,
   Günlerin bir avuç tortusu,
Öteberisi kaçamak öpüşlerin,
   Ödünç aşkların pılı pırtısı,
Ve sandıkları gizli sözlerin,

     AĞLIYORUM

Maya Angelou
Çeviren: Faris Kuseyri

agliyorum Geldiğinde Bana Sen

Döndüler Evlerine

Evlerine döndüler ve karılarına,
   bir defa bile hayatlarında,
   tanımadıklarını söylediler benim gibisini,
Ama… Döndüler evlerine.

Evin ne kadar da temiz dediler bana,
   hiçbir sözüm kimseyi incitmezmiş hatta,
   havam da gizemliydi belli ki,
Ama… Döndüler evlerine.

Bütün erkekler beni övüp dururlardı,
   ne de güzel gülüşüm, aklım, kalçalarım vardı,
   yine de bir gece geçirdiler benimle, belki üç, belki iki
Ama…
Maya Angelou
Çeviren: Faris Kuseyri

kocalarina-dondulr Döndüler Evlerine

Güvensizlik Duygusu

Hakikatı çıkarıp alamadım yalanın içinden
   ya da anlayamadım düşlerim gerçek mi,
Yalnız biri yanıltmadı beni tahminlerimden
   bu koca dünyada, o da seninle ilgili.
Yüzünün çizgilerine tek tek dokunmuştum,
   tanımıştım aşkı, hazırdım bedeline.
Büyüleyen sözlerle darmadağın olmuştum
   aklım benim, çoktan yitmişti bile.

Maya Angelou
Çeviren: Faris Kuseyri

askin-bedeli Güvensizlik Duygusu

Temas I

Kadın bir aşk öpücüğü diledi adamdan
ve sarmaş dolaş geceler.
Birbirlerine bağlandılar
ağaçların arasında
tam da kıyıcığında suların.

Yüzü delik deşik ay, hatırlattı kadına,
asırlar geçmiş sanki aradan
Yunanistan’ı, Parthenon’u
ve Kleopatra’nın saltanat kayığını
anlatmıştı adam.

Ayağını
okyanusun tuzlu sularına
soktu kadın, dizlerine kadar.

Adam Alexander Pope’dan,
Bernard Shaw’dan ve
Çavdar Tarlasında Çocuklar‘dan bahsetti.

Sandaletleri suya kapıldı kadının,
ellerini kuruladı,
ıslak alnını sildi sonra.

Odasına doğru yürüdü ardından,
Gözlerindeki yaşı sildi
Sakınmadan söyledi annesine:

“Şunu öğrendim bütün anlattıklarından.
Bir başkasını seviyormuş
Benim sevdiğim adam.”

Maya Angelou
Çeviren: Faris Kuseyri

maya-angelou Temas I

Hayal

Bana elini ver.

Bu şiir hırsının ötesinde
bir yer aç bana
hem seni götüreyim
hem de izleyeyim seni.

Bırak
dokunaklı sözcükler
ve aşkı yitirme sevdası
başkalarına kalsın.

Sadece
Bana elini ver.

Maya Angelou
Çeviren: Faris Kuseyri

siiri-birak Hayal

Hicret

Allahım ne bunaltıcı, ne boğucu bir gece…
Gözlerimiz bulutlandı arabaya binince
Karanlıkta kaçıyoruz, çoğalıyor korkumuz,
Umulmadık bir felâket geçiriyor ordumuz.
Fakirleri yalınayak, zenginleri atında,
Yollar uzun bir inilti yıldızların altında.

Gönüllerin gözyaşına inandığı bir anda,
Çok sevgili yuvamızı yâd ellere bıraktık;
Dirseğimi dayayacak bir pencerem yok artık,
Elveda ey harap olan baba evi elveda!

Bütün gece yol alırken tehlikeler içinde,
Ellerimi unutmuşum kardeşimin dizinde.
Arkamızda kayboluyor beldemizin bağları,
Arkamızda beyaz başlı Anadolu dağları
Sanki: gece yolcuları gitmeyiniz, diyordu.
Arkamızda bizim gibi gurub eden bir ordu!
Arkamızda neler yok ki dokunmasın insana,
Viran bir köy önlerinde indik eski bir hana

Gönüllerin gözyaşına inandığı bir anda
Bin bahçeli beldemizi yâd ellere bıraktık,
Gölgesinde barınacak tek ağacım yok artık,
Dallarında bülbül öten bahçelere elveda!

Kemalettin Kamu

elveda Hicret

Kimsesizlik

Yıllardır bir kıvılcım kapalı kında,
Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi;
Mustaribim bu duvarın dış tarafında,
Şefkatına inandığım biri var gibi.

Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el,
Kıpırdamak istemiyor göz kapaklarım;
Yan odadan bir ince ses diyor gibi gel!
Ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım.

Gözlerimde parıltısı bakır bir taşın,
Kulaklarım komşuların ayak sesinde;
Varsın yine bir yudum su veren olmasın,
Baş ucumda biri bana ‘su, yok’ desin!

Kemalettin Kamu

kimsesizlik Kimsesizlik

Gurbet

Gurbet o kadar acı
Ki ne varsa içimde
Hepsi bana yabancı,
Hepsi başka biçimde.

Eriyorum gitgide;
Elveda her ümide.
Gurbet benliğimi de
Bitirmiş bir içimde.

Ne arzum, ne emelim…
Yaralanmış bir elim
Ben gurbette değilim,
Gurbet benim içimde.

Kemalettin Kamu

gurbet-o-kadar-ac%25C4%25B1-ki Gurbet

Güz

Kurudu artık otlar
Bitmiyor tazeleri
Birikinti sularda
Yaprak cenazeleri

Döndü yayladakiler
Erdi dağlara batı
Ovalar daha geniş
Kayalar daha katı

Başım avuçlarımda
Bir ağır külçe hüzün
Düşüyor gözlerime
Çiğ taneleri güzün.

Kemalettin Kamu

yaprak-siirleri Güz