Gethsemâne

Gercekte nasıl düşündüğümü öğreniyorum.

Adonay elehenu adonay ehad

Lâ ilâhe illallah

Süleyman ner’desin?

Beni niye yalnız bıraktın?

Kulağıma niye üfledin?

Baba, yalnız kaldım…

Beni bıraktıklarınla yalnız bıraktın.

Hayâldin aklımda gezdin.

Ben aklımda gezdim.

Var mısın, var mısın, var mısın…

Ya Râb!

Ben sana inanıyorum,
sen bana inanıyor musun?

Seyhan Erözçelik

seyhan_erozcelik Gethsemâne

Yatılı = Şair

Kusa kusa, kusmamayı öğrendim.

Seyhan Erözcelik

yatili Yatılı = Şair

Eyyûb’un Gözyaşları, Tesbih Olabilir mi?

Yağdım Allah!
Yağdım Allah!

Kandım Allah!
Kandım Allah!

Çektim Allah!
Çektim Allah!

Yandım Allah! 
Sen benimsin, ben senin,

gördüm Allah!
Gördüm Allah!

Damladın, kördün, 
seni çektim Allah!

Çektim Allah! 
Çektim Allah!

Ağdım Allah!
Ağladım Allah!

Eyyûb’um, kaldım,
sende kaldım.

Kaldım Allah!
Kaldım Allah!

Seyhan Erözçelik

 Eyyûb'un Gözyaşları, Tesbih Olabilir mi?

by_fiyonk Eyyûb'un Gözyaşları, Tesbih Olabilir mi?

Soyunma Odası’nda,

çıplaktık ikimiz de…
Benini gördüm. Sendeki beni.
Sende beni gördün.
Yıllar sonra, birbirimizi gördüğümüzde,
birbirimizi gördük.
Ben, sendeki beni hatırladım hep.
Unutmadım.
Gözlerin, gözlerimden gitmedi.
Gözlerim, gözlerinden.

Seyhan Erözçelik

soyunma_odasinda Soyunma Odası'nda,

Başka Bir Kıyı

Ayrılığın iki kıyısından
Birbirimizi çağırdık.
Ellerimiz ayrılıyor,
ruhlarımız,
derin bir bezginlik icinde.
Kuşlar, birbirini geçerek
dudaklarımızdan uçtu.
Kelimelerin, rüyalarıma
yağmur gibi yağdı.
Ufukta oturduğunu gördüm.

Behruz Kia

k%C4%B1y%C4%B1 Başka Bir Kıyı

Umut ve Beklenti

Umutla beklenti arasında büyük fark var. İlk başta süreyle ilgili olduğunu düşünmüştüm, umudun daha uzaktaki bir şeyi beklemek olduğunu. Yanılmışım. Beklenti bedene ait, umutsa ruha. Fark bu. İkisi birbiriyle temas ediyor, birbirini tetikliyor ya da yatıştırıyor ama her birinin hayali farklı. Bir şey daha öğrendim. Bir vücudun beklentisi bir umut kadar uzun sürebilir. Seninkini bekleyen benim vücudumun mesela.

John Berger

umut_ve_beklenti Umut ve Beklenti

Kırmızı Bahçe

Üzümler halen dallarda,
ulaşılamayacak kadar yüksekte.
Kaybettik
bahçedeki müziği.
Kendimizi arıyoruz fakat
bulamıyoruz ruhumuzu.
Güneş batmak üzere.
Gece ilk defa inecek.
Bütün sokak lambaları çalınmış.
Karanlıkta
bahçe gökyüzünden sarkan
bir ipte asılı.

Bulutsuz, karsız gökyüzü.
Bahçeye geri döndük.
Belki
sabah geri dönecek.
Hırsızlar sokak lambalarını geri getirdiler
gece bir daha asla gelmeyecek.
Kapı açıktı,
bahçeye girdik,
birer üzüm kopardık.
Ellerimiz kırmızı.
Gençliğimiz bahçeyi ebediyen terk etti.

Behruz Kia
Çeviri: Volkan Hacıoğlu

siir Kırmızı Bahçe

Rüzgârda Kayıp

Düşen yapraklar gibi
rüzgârla savruldum.
Ve
dans ettim meltemle.
Sessizlikte
yapraktan yaprağa savruldum
çimlerin yanına ekili
başaklarla dans ettim.
Kuşlar karnavallarına
davet ettiler beni.
Yollarda yürüdüm,
bulutlarla uçtum
ve düştüm
gelinciklerin yanı başına
mezarlıkta.

Behruz Kia
neşideler / şiirden yayıncılık
Türkçeleştiren : Volkan Hacıoğlu

behruz_kia Rüzgârda Kayıp

KEŞKE,

her şey, olduğu gibi, kalsaydı.

Fal, açıldı.

Söz, bozuldu.

Yağmur taşı!
Yağmur taşı!
Yağmur taşı!

Taşı . . .
Taşı . . .
Taşı . . .

Seyhan Erözçelik

keske KEŞKE,

Kaniçiciler Taşlaşabilir mi?

Bir meyhane buldum,
mezarın karşısında.
Beni ararsan,
ya or’dayım,
ya tam karşında.

Aşkım, aşkın cânım,
ben içerdim, or’da

ben aşkını.

İçerdim Dünyâmı, Anamı.

Taşın suyu yok.

Sıktım,

biliyorum.

Seyhan Erözçelik

kaniciciler Kaniçiciler Taşlaşabilir mi?