Böyledir Akşamları İstanbul’un

Böyledir akşamları İstanbul’un
Bir efkâr basar içini çoğu zaman
Çaresizliğin, yalnızlığın aklına gelir
Hatıralar kayar gider avuçlarından

İçinde mevsimler değişir, aynalar kırılır
Uzaklarda bir çocuk ağlar durmadan
Evler, apartmanlar üstüne yıkılır
Nereye baksan o eski deniz, o köhne liman

Ansızın bir vapur düdüğü yırtar geceyi
Başını alıp gidesin gelir uzaklara
Düşündüğün bir anda öyle sessizce ölmeyi
Çekilir sesler, değişir manzara

Kapandı sanırken o eski yara
Bir sızı başlar içinde, en derinden
Bir bulut gelir, çöker üstüne kapkara
İki damla yaş süzülür kirpiklerinden

Bir meyhane köşesinde ararsın teselliyi
Saatler geçip gider, kadehler boşalır
Düşersin yollara canından bezmiş
Başında bir ağrı, içinde kahır

Şekiller bozulur, renkler kararır
Solar ümitlerin, batan günle birlikte
Böyledir akşamları İstanbul’un
Eriyip gidersin o koyu mavilikte

Ümit Yaşar Oğuzcan

istanbul_siirleri Böyledir Akşamları İstanbul'un

Hayırsız Ada

Bir haftadır yok yere dolaşıp duruyordum
Bir haftadır içimde bir kırlangıç fırtınası
Siyahın biri konup biri kalkıyor
Şişli’den taa Rami’ye kadar
Her sokağın ayrı bir kanat çırpışı var
Yeni Cami önlerindeydim sonra
Vapur düdüklerinden anladım
Bir haftadır seni ararmışım meğer
Köprü üstünde Arif’e rastladım
Patiska ararmış fakir
birlikte Kadıköy’e geçtik
Kardeşliği mavişliği üstünde denizin
Bir yanı ışık bir yanı İstanbul
Şu kahraman harp gemileride olmasa
Arif patiskayı unuturdu ben seni
Oturur kalırdık Mühürdar’da
Altıyol’da Şadi çıktı karşımıza
O da şeker peşindeymiş
Üç kişi koyulduk yola

Yol boyu çamdır püfür püfür
Dallarda fingirdek kızlar
Teri Mur’ları görünür.

Suadiye’de bir eşitliktir başladı
Adam başına değil
Adım başında bir villa
Biz de Panço Villa’yı bulduk
Ahçıymış villaların birinde
Dilber dudağı yapmış o gün
Ednan Beğendi pişirmiş ama
Canı özgürlük çekmiş
İlle de özgürlük dedi
Yetişmez dedik buralarda yemezler onu
Tereotu nane maydanoz
Nutuk otu dersen o başka

Vazgeç dedik bu sevdadan dinletemedik
Takıldı gavurun oğlu peşimize
Dön babam dön dolaş babam dolaş
Ne sen ne patiska ne şeker ne özgürlük
Anlaşıldı dedik vehpinin kerrakesi
Bizimkisi boşuna zahmet

Nasıl olsa tarihi karanlığımız da bastı
Yürü dedim Arif yürü kardeşim Şadi
Yürü be Panço Villa
Şuradan bir sandal araklarız
Ver elini Hayırsız

Ben Şadi Arif bi de Panço Villa
Hep Hayırsız’dayız şimdi
Ne sen ne patiska ne şeker ne özgürlük
Martıları seyrediyoruz artık
O şekere patiskaya özgürlüğe
O sana benzeyen güzelim martıları

Can Yücel

hayirsiz_ada Hayırsız Ada

Bitmemiş Şiirler I

(Ne de olsa sevda başka şeydir.)
Olgun yaz başağı, güz ayvası…
Bir ölümsüz lezzet her ısırışta
Ömrün en güzel meyvası..

Bir destanî türkü ki deyme gitsin,
Yaralısı sevdalılardan bahseder.
Bir gümüş kupada üç damla zehir,
Bâkire belinde haçer..

Al kordelâya sarılmış bir demet çiçek,
İpek sutyende saklanan mektup.
Ah, damar damar alnımdan elleri, kimbilir
Ne hafif bir yumuşaklıkla geçecek?..

…İşte ellerim koynumda, yanındayım.
Dışarda kış rüzgârlarıdır esen.
Avuçlarıma versen ayaklarını,
Virginie’nin o hazin hikâyesini ağzından
Başım dizlerinde dinlesem…

Turgut Uyar

bitmemis_siirler Bitmemiş Şiirler I

Bitmemiş Şiirler II

işte elagözlüm ,sırılsıklam
Boğazıma kadar aşka batmışım
Ne kadar şarkı dinlemişsem ömrümce
Hep senin niyetine tutmuşum.

Yuvarlak bir çift bilek,
Sedef bir tarak, bir yelpaze.
İpek elbiseler altında tiril tiril
Yüzlerce yıl evvel bir esir pazarında,
Kılıç gölgeleri altında, bir civan taze.
—güzeller güzeli ZEYNEP, işte
Son ganimeti bir saltanatın,
Altmış bin altın…

Değer sultanım, elagözlüm değer,
Sevda, tatlı şimşeği beynimizin.
Başbaşa fotoğraflar, mendiller
Bir keman taksimi hazin hazin
Ağlamak saatlerce,
Yıllarca ağlamak.

Bir güzel yaz sonu kandillide,
Bir ince yağmur, bir zarif şemsiye,
Zaman dursun, dursun da seyredeyim.
Ürkek bakışlarla postahanede,
Uzaklardakine bir kartpostal,
-12 eylül……….. sevgilerimle.
. . . . . . .
İşte elagözlüm sırılsıklam,
Tepeden tırnağa sevdalıyım.
Başıboş aşka bırakmışım kendimi,
Neyleyim.

Turgut Uyar

ela_gozlum Bitmemiş Şiirler II

Bitmemiş Şiirler III

sakin ovalar, durgun göller
sevda içinde uyusun.
işte, alnımda ter kalbimde ter
paramparça yırtılmış bakışlarım.
nar çiçeği gölgeler altında gözlerin
büyüsün büyüsün…

bu yol kaf dağına gider sultanım
demir asa, demir çarık, ince yürek…
—ince küpelerin ne yaraşmış
gözlerindeki kuzgun siyahı aşka.
demir asa, demir çarık, sevda gerek.
koçak atlılar doludizgin
civan gibi güzeller terkilerde.
kaf dağı…
işte bütün sisleriyle elagözlüm,
ilerde ta ilerde…

ben nasıl olsa sarhoş olurum
başımda, gözlerimde, iliklerimde sevda.
ne şarap, ne rakı bu başka
hiçbir şey benzemiyor aşka,
her ne zaman bir şarkı dinlesem, sevdalı
bir hoş olurum…

sevdalım, elagölüm, sultanım.
(sevda ne de olsa başka şeydir.)
yenikapıda, mehtaba karşı sandalda…

işte katırtırnakları, gelincikler
bir koku bir koku hanımelilerden,
binlerce altın değer her anım…
bu sevda sultanım, bu başka
—inci küpelerin ne yaraşmış bu akşam,
gözlerindeki kuzgun siyahı aşka.

Turgut Uyar
kalbimde_ter Bitmemiş Şiirler III

Bitmemiş Şiirler IV

Şöyle bir içten öpmeni senin,
Bin tane cennete değişmem…
Varsın yatağımız ipek olmasın,
Güzel vücudun danteller içinde değilmiş,
Ne çıkar…
O bütün tatlı saatlerinde gecenin
Güneş perdelere gelene kadar,
Kollarında bulutlarda gibiyim,

Mehtap saçağımızdaki buzlarda
Odamıza bir soğuk aydınlık dolmuş.

Gözlerin gözlerimde,
Boynumda sımsıcak kolların,
Gündüzki yorgunluğum kaybolmuş.
Seni her an minnetle yad ederim
Sen şimdi şarkılarla evimizdesin,
Sahibem, efendim, elagözlüm
Gözlerinden öperim..
Boydan boya bekçi düdükleri sokaklarda
Gecemiz huzur içinde ela gözlüm.
Öpüşlerin öpüşlerin ardarda…
Hem sevgi hem şefkat dolu ellerin
Ne olur yine böyle yarında
Binlerce şükrediyorum hayata geldiğime kollarında..

Bir başka lezzet var hayatta ela gözlüm,
Öteki alemleri bilmek istemem.
Şöyle bir içten öpmeni senin,
Binlerce cennete değişmem.

Turgut Uyar
varsin_yatagimiz_ipek_olmasin Bitmemiş Şiirler IV

Bitmemiş Şiirler V

Nereye gitsem, nereye baksam
Sevdalı sevdalıdır gözlerim.
Anlarlar diye herkeslerden,
Bakışlarımı gizlerim.

Ağaçlar, dağlar, çehreler
Yemyeşil gözlerimde yaz, kış.
Bir şarkı etrafta inceden ince
Yıldızlar pırıl pırıl donanmış.
Dost yüzlü saat kulesi, meydan
Sisler içinde bir köprü uzanmış.
Mendilin düşmüş vermişim,
Eğilmişim, güzel dizlerinden
Bir parmak yukarsını görmüşüm.
Bencileyin dertlilere Elâgözlüm,
Lokman da deva bulamazmış.
Seni saçların, aziz vücudun
Hatıralarınla, berrak ve nemli
Taşıyamıyacak dizlerin…

Titrek kollarımı beline
Bir hoyrat kemer gibi bağlamışım.
Yakanda bir çiçek terütaze
Bir küçük faytonda, göz göze, diz dize
O sevimli kır otelinde yaz günü,
Hancı, halden bilir, babacan hancılardan.
Basma perdeli bir oda vermiş bize.
Bir toz kalkmış yollardan, yoncalardan,
Göğsünden, saçlarından bir güzel kadın kokusu.
Bir şişe yıllanmış şarabın başında,
Bana ömrünce sürecek bir sevdayı
Mahmur bir gülüşünle vermişin.
Bileklerinden, parmak uçlarından
İnceden terli avuçlarından,
Doya doya
Öpmüşüm,
Ağlamışım…

Turgut Uyar

bitmemis_siirler Bitmemiş Şiirler V

Bitmemiş Şiirler VI

insan bir kere sever severse,
ister yedisinde, ister yetmişinde olsun…
. . . . . . .
benim ömrüm hep dumanlar içinde geçti
bir rüzgâr bulup da serinliyemedim,
oh diyemedim..

o küçük meyhanede sabah, akşam
—manastır meyhanesi’nde, bir şehirde
üç masa, bir radyo, bir de ben
meyhaneci tabak silerdi, köfte yapardı
kırmızı turplar eski günlere karışır,
içer içer ağlardım…

küçük gözleri ile bir kız bakardı takvimden
kadehimi kaldırırdım gülüşüne.
vefalıydı, iyi kalpliydi, güzeldi
sarhoş olurduk beraberce…

seni o kıza benzetirdim elagözlüm
o gülümsiyen, içen kıza, takvimdeki…
onun saçları yeşil, yanakları aldı.

kızın hemen yanından, ağaçlı
bir yol uzanırdı, bir patika
sonra, sonra bir gök, mavi
bir deniz yemyeşil
bir dudak geçerdi içimden upuzun seslerle
bir gül açardı bilirdim, uzaklarda…
bunlar hep geçmiş elagözlüm, geçmiş.

ağlaştıklarımız, kavgalarımız
şimdi sarmaşıklar gibi kollarımız.
sen kadınsın, en tatlı çağında,
ben en sevdalı yaşında erkek.
bırak bir kedi gibi yatayım kucağında
dizlerini, göğüslerini seyrederek…

Turgut Uyar

turgut_uyar_bitmemis_siirler Bitmemiş Şiirler VI

Bitmemiş Şiirler VII

Kapalıçarşıda, bir kuyumcu dükkânında
Sol eline bir yüzük takmıştım.
Senin entarin basmaydı.
Benim elbisem pamuklu
Yüzüklerimiz sekiz ayardı…

Çocuklar gibi gülmüştük, hatırlarsın
Kapalıçarşı, Mahmutpaşa, satıcılar
Bir hafiflik içinde elele, yaya.
Bir sabah vaktiydi, güzel ve taze
Mevsim bahardı…

Sonra saçların, omuzların Elâgözlüm
– Sana Elâgözlüm diyeceğim ömrümce
Koyu da olsa rengi gözlerinin.
Bir kırmızı kordelâ, bir bulut, bir gül
Sen gittin hatıralar perişan etti beni,
Gel, eski günlerin içinden, rüzgârlarla,
Gel,
Kurumuş kirpiklerime bir yağmur gibi dökül…

Turgut Uyar

ela_gozlum_gel Bitmemiş Şiirler VII

Bitmemiş Şiirler VIII

Vapur gürültüsüz ayrılır limandan
Cümle hatıralar beraberimdedir.
Feriköy’de bir tramvay durağı,
Bir kış günü pastacıda, unutulmaz
Bir sandal gezintisi ki; Sarıyer’de
Fotoğrafları hala iç cebimdedir…

Ömrümüz böyle olmamalıydı, Elagözlüm
Bir vakitsiz meyve dilemeliydik Tanrı’dan
Uzun hasretlerin arifesinde
Ellerim böğrümde kalmamalıydı.

Şimdi akşam olur, sular buruşur
Bir yastığa baş koyarım güvertede.
Hnagi dilden olursa, bir şarkı isterim
İçimde kırık dökük besteler dolaşır.
Kalbim avucumdadır artık,
Bir sahilden sesler gelir, kaybolur
Uzun uzun nefes alır sular
Uzun uzun ağlamak isterim.

Gözlerimde bir yağmurlu gün başlar;
Vakit ikindidir Eyüp sırtlarında
Bulutlar vardır, pembeden, beyazdan
Mevsim sonbahardır sessiz ve taze.
Nemli otlar, çekirgeler, solgun yüzün.
Bir gülüş, bir mahzun bukle saçlarında
Bir eski çiçeği andırırsın yazdan.
Ve bir şarkı başlar kahvelerin birinde
Bizi ömrümüzden alır götürür,
Bir şarkı, faslı hicazdan.

Vapurlar gelir geçer Haliç’ten.
Sonra yağmur hafifler, Elagözlüm
Sonra yağmur hafifler,
Sonra hisarlar, yollar, ikimiz
Sonra…

Hasret bir şey değil Elagözlüm
Ömrümüz böyle olmamalıydı
Hep aşkta durmalıydı çağımız.
Sevdayı mısra mısra değil
Ömrümle yaşamalıydım.
Sonra, sonra gene böyle olmalıydı
Tadına varmadan çiçeklerin
Şehirde bir sen, bir de ben, yalınız.
Yeşil yaprak, alaca gölge, düşen yıldız
Bir gün en büyüğü karşısında gerçeklerin
Maceramız yarıda kalmalıydı…

Turgut Uyar

hasret Bitmemiş Şiirler VIII