Dörtlükler

var olan soluktur senin göğsünde, gönül değildir
nerde insanlığı devindirecek güç, o soluğunda değildir
aş aklını aş ve ötesine geç, çünkü bu ışık
yolu gösterir de varacağın yer değildir

***
ben bu dünyada mıyım yoksa ayrı mıyım
dünyayı gören biri miyim tepeden tırnağa dünya mıyım
o tanrı kendi mekansızlığında sürekli durur
yeter ki söyleyin artık bana: ben neredeyim

***
benim toplumu fitilleyecek sevgilim nerede
benim ışığım, her şeyi olduğum nerede
derler ki, o yüreğin dipsiz kuyusundadır
tanrı bilir, gövdemde, o yüreğin yeri nerede

***
damarlarda akan o tükenmiştir artık
o yürek o aşk da yitip gitmiştir artık
namaz oruç hac kurban hepsi var da
ama sen tanrısal aşk, bir sen yoksun artık

***
zaman her zaman sürüp gitmektedir
ama bil şunu gerçek tektir gerisi teranedir
gören kimmiş bugünü gören kimmiş yarını
senin zamanın yalnızca bugün süregidendir

***
benlik gücü ile şu kalımlı dünyaya egemen ol
rengin ve kokunun gizine erenlerden ol
bir kıyın olsun, denizin kıyıya sarıldığı gibi
ama kıyının kötülüklerinden eteğini sakınan ol

***
Nereli olduğumu soruyorsun bana
Ben, ömrümce kendi içine kıvrılan adam;
Başıboş bir dalgayım ki okyanusta
Yokum, kendime kıvrılmasam

***
Soruyorsun, göğsün içindeki gönül ne demek
Soruna yanıtım şudur:
Gönül aklın tutuşmasıdır ve acı çeken yürek
Bunlarsız o sadece çamurdur

Muhammed İkbal

d%C3%B6rtlukler Dörtlükler

Görme Hevesi

yurdunu terk etmişti mecnun, çölü de terk etsin
söyleyin, görme hevesinde ise Leyla’yı da terk etsin

ey derviş, burada, olgunluğa erişince elde edilir erek
sen dünyayı terk etmişsin bir tek, öte dünyayı da terk et

öykünmekten daha iyidir kendini yok etmek
kendin ara yolunu, Hızır’ı beklemeyi terk et

sanki kalemsin dilin ellerin sözleriyle dolu
elin sözüyle gereksiz övünmeyi terk et

Muhammed İkbal

muhammet+ikbal Görme Hevesi

Aşk Rahmettendir ..!

Aşk rahmettendir demişti adam …
Rahmet gibi gelmişti bu sevda bozbulanık dünyasına hiç ummadığı bir zamanda ,
Sonra dünyanın bile kulağını sağır eden bir sükutla,
Aşk rahmettendir dedi kadın …
İçlerine attılar sonra büyüsün diye bu mucizevi sevdayı …
İnatla severdi herkes, ben inançla sevdim dedi adam..!
sonra sesine ses kesildi kadın,
ince ve daha dünya görmemiş sesiyle anlattı dünyasını,
narin ellerinde tutmakta olduğu çaya birşeyler anlatırcasına.
Acabalarla keşkelerin düellosunu seyre dalarken ömür, ayağı tökezleyip düşüverdi birden ateşlerin ortasına vuslat .
Kim sevdiye gitmekten korkuyordu kalp.
Kurtulmak şöyle bir köşede kalakalsın, yandıkca Can veriyordu adeta .
çok ölümcülmüş galiba, hemende ölümüne gitmişti Nazenin bedenlerin …
Derken ..! Güldü kadın,
sonra…
sonrasını hatırlamadı adam …

Gökhan Yalçın

ask+rahmettendir+gokhan+yalcin Aşk Rahmettendir ..!

Bazen

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın…

William Shakespeare

bazen Bazen

ağır çiçekli ıhlamur ağacı

ölüme ne kadar yakın
unutulmaz çocukluğumun
ağır çiçekli ıhlamur ağacı

Yelda Karataş

yelda+karatas ağır çiçekli ıhlamur ağacı

Tecelli

Nedir bu benim çilem
Hesap bilmem
Muhasebede memurum
En sevdiğim yemek imam bayıldı
Dokunur
Bir kız tanırım çilli
Ben onu severim
O beni sevmez

Oktay Rıfat Horozcu

indir Tecelli

Kadeh

Burası dalyan kahvesi
Ortalık süt mavisi
Apostol bu ne biçim meyhane
Tabağımda bir bulut
Kadehimde gökyüzü

Oktay Rıfat Horozcu

kadeh Kadeh

Her Şey Yerli Yerinde

Hiçbir şey değişmeyecek o gün
Göçüvereceksin bu insan kalabalığından
Gelmemiş gibi olacaksın dünyaya
Sanki bu odada sen oturmadın
Sen giymedin bu elbiseyi
Ağlamadın
Gülmedin
Yemedin bu ağacın meyvasını
Bütün maceran
Bir varmış
Bir yokmuş

Nahit Ulvi Akgün

bir+varmis+bir+yokmus Her Şey Yerli Yerinde

Dalgınlık

Bir pencere açıldı kitabımın sayfasında
El sallayarak sen göründün,
Satırlar takım takım evinin önünde
Ne güzel bu küçük askerler…
Fakat kayboluyorsun pencereden
Şimdi ağlıyor bütün harfler…

Sonra birden beliriyorsun
Elinde nakışlı mendilin, gülümsüyorsun
Ve başlıyorsun konuşmağa
Sesin ağlamaklı,
Sesin yumuşak,
Anlattıklarına karışıyor kitabın anlattıkları..

Nahit Ulvi Akgün

nahit+ulvi+akgun Dalgınlık

Bir Misafirliğe Gitsem

Bir misafirliğe gitsem
Bana temiz bir yatak yapsalar
Her şeyi, adımı bile unutup, Uyusam…
Kalktığımda yatağım hâlâ lavanta koksa
Kekikli zeytinli bir kahvaltı hazırlasalar
Nerede olduğumu hatırlamasam
Hatta adımı bile unutsam…

Melih Cevdet Anday

 

Bir-Misafirlige-Gitsem Bir Misafirliğe Gitsem