Sen Nerdesin?

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi,
Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi.
Bir kömür dumanıyle tütsülendi akşamlar,
Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar…
Son yolcunun gömüldü yolda son adımları,
Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları.
Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda:
Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda,
Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye,
Yollarını bekledim görüneceksin diye.
Senin için kandiller tutuştu kendisinden,
Resmine sürme çektim kandillerin isinden.
Saksıda incilendi yapraklar senin için,
Söylendi gelmez diye uzaklar senin için…
Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle,
Saatler son gecemin geçti cenazesiyle,
Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü,
Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü…

Faruk Nafiz Çamlıbel

sen+nerdesin Sen Nerdesin?

Ayrılık

Ayrılık şiiri ne kadar yalın
Sevdiğimiz aşk sözcükleri gibi
Kılıçla kesiyor bir hain nokta
Öpüşen virgüllerle akan cümleyi

Nasıl soğuk ayrılığın güneşi
Gölgeli bir çınar olan gövdemin
Dallarını içten kırınca acı
Buzdan bir alçıyla tutuyor beni

Ayrılık sabahı ne kadar beyaz
Ölümün hüzünlü arkadaşı kar
Bana ütülü bir çarşaf hazırlar
Bir karanfil tam yüreğimin üstünde

Onat Kutlar

ayrilik Ayrılık

Çocuk

Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk;
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk…

Çocukta,uçurtmayla göğe çıkmaya gayret;
Karıncaya göz atsa ‘niçin, nasıl?’ ve hayret…

Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür;
Biz akıl tutsağıyız, çocuktur ki asıl hür.

Allah diyor ki:’Geçti gazabımı rahmetim!’
Bir merhamet heykeli mahzun bakışlı yetim…

Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın!
Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın!

İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;
Çocukların kalbinde işler zaman rakkası…

Necip Fazıl

cocuk Çocuk

Uçurtma

Çocuklarımız neleri sevmiyorlar ki…
Uçurtmayı seviyorlar sözgelişi,
Bir havalandı mı uçurtmaları
Daha da güzelleşiyorlar.
Maviliklerde gözleri
Özgürlüğü yaşıyorlar
Uçurtmalarla birlikte.

Koparıp da iplerini hele
Bir kurtuldular mı ellerinden,
Öylesine seviniyorlar ki,
Gidiş o gidiş, bile bile…

Kızalım mı umursamayışlarına?
Kendi yaşamlarını izliyorlar boşlukta.
Onlar da birer uçurtma değil mi?

Bizim de ne süslü uçurtmalarımız vardı,
Alıp başlarını gitmediler mi?
Gözümüzden bile esirgedik
Hangi birinin ipi kaldı elimizde?

Rıfat Ilgaz

ucurtma Uçurtma

Çürümek

Her şey çürüyor canım kardeşim bu dünyada

Hatıralar bile 
O hatıralar ki kafatasından muhkem bir yerde saklıdırlar 
O hatıralar ki tüyden hafif 
Gök mavisinden duru 
Etten kemikten uzaktırlar 
O hatıralar ki 
Bambaşka bir zaman içre yaşar dururlar 
Gel demeden gelir 
Git demeden giderler 
Nur topu gibi açıldıkları olur bazan 
Sonra sızım sızım sızlarlar 
Her şey çözülüp gidiyor bu dünyada 
Bir biri içinde 
Bir biri peşi sıra 
Bir tad dudakta 
Bir ses kulakta 
Sen toprakta çürürsün canım kardeşim 
Ben ayakta

Bedri Rahmi Eyüboğlu

curumek Çürümek

Araya Giren ‘Çöl’

Sesinde batık gemi parçaları çırpındıkça
karaya oturur benim de içimdeki gemi. Ve sular
çekil çekil aramızda görünmez bir ‘çöl’ kalır;
ne bir serap, ne vaha, ne bir iskeletin çene kemikleri:
Serapa derin bir ıssızlıktır, ki hiçbir canlı
tarafından baştan sona geçilememiştir.

‘Kırgınlık?’ Az gelir; ‘derin bir kırılma’ belki,
ki üstüne hiçbir asma köprü kurulamayacak kadar
‘çatlak’ günbegün genişleyecektir;
ve ruhtan ruha köprü hiç de kolay iş değildir
her şeyin berhava olup gittiği bu çağda,
ama belki bunun da ‘sanal’ bir yolu bulunacaktır!

‘Hakiki’si için artık kimse umut beklemesin!

Fikret Demirağ

kirginlik Araya Giren 'Çöl'

Denizi Özleyenler İçin

Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler, damların üzerinden,
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret,
“Bakar bakar ağlarım”.

Hatırlarım ilk görüşümü dünyayı,
Bir midye kabuğunun aralığından:
Suların yeşili, göklerin mavisi,
Lâpinaların en harelisi…
Hâlâ tuzlu akar kanım
İstiridyelerin kestiği yerden.

Neydi o deli gibi gidişimiz,
Bembeyaz köpüklerle, açıklara!
Köpükler k fena kalpli değil,
Köpükler ki dudaklara benzer;
Köpükler ki insanlarla
Zinaları ayıp değil.

Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler, damların üzerinden;
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret.

Orhan Veli

orhan+veli Denizi Özleyenler İçin

Dost

Dostumdu önceleri,
Göznurunu kitaplara dökmek varken
Avare gezerdi caddelerde.
Dünya böyledir zaten,
Kadın olmasın ara yerde.

Bir varmış, bir yokmuş aramızdaki dostluk.
Kızına kıl kadar olsun göz koysaydım,
Derdim, buydu korktuğu.
Odama uğramaz oldu, semtimden geçmez;
Oysa bir ben vardım içli dışlı olduğu.

Behçet Necatigil

dostum Dost

Güzel Irmak

Küçüğüm, bu senin sesin, güzel ırmak
Önce rüzgarın öptüğü, sonra benim öptüğüm
Bu bitmemiş şiirler senin ayak bileklerin
Soluğun, kokun, karnın, gölgeli gözlerin
Bu böyle çözü lü göğsün, enine boyuna dudakların
Sabahlara kadar ki büyük gözlerin böyle
Bu dal gibi liğin, saçların, kırmızı ağzın
Bu üstünde onca seviştiğimiz yatak sonra
Sonra bu benim anı artığı eski yüzüm
Tüylerin, tay boynun, küçücük çocuk ellerin
Böyle yukarıdan aşağı gidiyorum seni
Karışıyor, korkunç, ellerimiz ayaklarımız

İlhan Berk

guzel+irmak Güzel Irmak

Dost

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun kanatlarımız
Dokunarak uçalım.

insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın.

Cahit Külebi

bir+gece Dost