Öyle Bir

Sustukça, zamanı zora soktuğunuz; konuştukça battığınız zamanlar vardır. Düzeltmek için bir iki söz yeterken susarsınız… Susmalar uzar…
Konuşsanız, içinde bulunduğunuz durum hepten dönüşü imkânsız hâl alır.

Keşke konuşmaya nedenim, anlatmaya yetecek sözcüklerim olsa yedeğimde, dersiniz.
Dil kilitlenmiş, gönlünüz yorulmuştur akıntıya karşı direnmekten. Canınız acıdıkça uzaklaşmak duygusunun ‘’gel çağrısına ‘’ duyarsız kalamaz, kapılarınızı o çağrıya bir türlü kapatamazsınız. Zamansız esen rüzgârın tınısında, sokağınızı dolduran çocukların tiz çığlıklarında ve uygunsuz zamanlarda çalan her şarkının son nakaratında bir bekleyiş, bir veda belki bir terk edişin resmi durur.
Varlığından emin olamadığınız hepten de yok sayamadığınız masalımsı bir aşkın neresinden tutunacağını bilemeyecek kadar acemice titrer elleriniz.
Bırakırsınız kendinizi zamanın girdaplı akışına.
Her nefes, o diye dolaşırsınız loş sokaklarında doğup büyüdüğünüz şehrin.
Çılgınca koşarsınız çalan her telefona hâlbuki çoktan silmişsinizdir ona ulaşacak bütün yolları gönül haritasından.
Durulursunuz sonra.
Zamana yaslanırsınız umutsuzca.
Gülümsersiniz sadece.
Çözümsüzce gülümsersiniz.

Bu yeni hâl de yakışmıştır size.
Dinginliğin ritmi atıyordur artık damarlarınızda.
Yine yeniden kendinizle baş başa kalmanın dayanılmaz hafifliğinde dinlersiniz hayatı.

Anlarsınız ki insan, yakınındakine değil, can bulduğuna sarılıyor ve yeniden sürgün veriyor budanmış bütün umutlarından.

Selma Özeşer

selma+ozeser Öyle Bir

Bağ Bozumu

erik ağaçları çiçek açarken dönmeliydim

Bütün baharlara geç mi kaldım?

bencil miydik?

aşkı bıraktığımızda bir hikâyenin eşiğine
gün dönüyordu
ve biz karayelimizi savururken uzak bir ayaza
zaman saçlarıyla tutulmuştu çoktan beyaza

hovardaydık

telafi derdine mi düştük?
yapay neonların şavkıyla aldatma
yakamoz derdinde değildim

izbe küskünlüklerimi görmeliydin
ki ben de yeterince dürüst değildim

dokunmaya korktuğum saçların vardı
bir de bu şehrin parıltısı
en taze düşlerimi alıp götürürken kırlangıçlar
es nasıl geçilir
öğrenmişim

henüz dur demedin deme

suçlu değiliz
yaşadığımız
bağ bozumu anların ihmal aralığı
sus müebbetinde yalnız hücresinde aşk

yorgunluk kahvelerinde bulduklarım
nerden baksan geç kalınmış bir pişmanlığım
seninle hiç paylaşmadığım

‘’alaca karanlık’’ kuşağı bu
—olsun
baba evine döndüm misal beni düşünme

anafor dinginliği başlangıçlar peşinde
hatadır belki
yanılabilirim
kim bilebilir

genç kızlık hayallerimde kurutulmuş
kır çiçeklerine sözüm varmış
bin telaş unutmuşum

kızmayasın
sana keskin yüzünü bıraktım yalnızlığın
parmak izlerim kalsın bıraktığım her acıda
ve hüzünlerimi sarılıp sarmala

almaya gelebilirim

sakın bekleme

Selma Özeşer
bag+bozumu Bağ Bozumu

Aşk İki Kişiliktir

Aşk iki kişiliktir

İki kişinin bildiği sır değildir

Hâlbuki ben üçüncü sır yazıyorum

Aşka âşık her dem bu yüreği gel de sustur yar
Sen olmadan günlerim gecelerim boştur yar

Sen geldin dizlerimin dibine oturdun
Şiirim oldun
Sevgilim değil

Gerçeğim ol
Ellerin ve gözlerin şiir kesene kadar yanımda kal ne olur
İncilensin ruhum topla bakışlarını sal aklıma, çıldırt
Bir bahar esintisi ol da
Sineme es ki ılgıt ılgıt
Geç gelen baharıma sevineyim.

Salkım salkım imgesin yar
Yüreğimden vuruldum
Ellerine kan değdi sustun
Sebepsiz bir inatla sustun

İlk kez ağladı gece, feryat figan
Sonra sustu sebepsiz
Yalan /sızım
Sen bölene kadar kalbimi tam da ortasından
Tamdım
Şimdi bölündüm sende kaldı yarım
Vebaldesin yâr vebaldesin
Aşkın ve sen
Sonrası figan

Gece zifirî
Duygular firarî
Hadi tut sevdiğim
Hadi tut ellerimi

Aşkın sebebi yok
Faili meçhul
Sen, sebebi değilsin
Kendi payını düş
Tutulasıca dilim

Ve gece ağladı yine
Terk etti metanet
Sükûta davet

Suçum ki
Kifayetsizim
Benden önce söylenmiş bütün sözler
Bütün imgeler kirletilmiş.

Benden önce
Yalan dilleri emzirmiş
Kaçak aşklara gebeyim
Helal değildi aşk
Ve en büyük oyuncu sensin ki anlamadın
Ve yakışanı yap
Hadi aşkı ortalıkta bırak
Ve
N’olur git biraz
Yoruldu gönlüm
Sende bu işve bu naz
Farz et
Ben eğlendim biraz

Hadi gel, gel ey yâr
Hadi gel anıları alnından vuralım
Titreyen hayalleri bırakalım kendi yalnızlığına
Ve yasaklayalım düşleri
Yelken açalım başka aşklara
Savrulalım başka baharlara
Gece son kez ağladı
Secde ve kadın
Son durak

Selma Özeşer
ask+iki+kisiliktir Aşk İki Kişiliktir

Bir kadın zehirledi benim ruhumu

Bir kadın zehirledi benim ruhumu,
başka bir kadın zehirledi vücudumu;
hiçbiri gelmedi aramaya beni,
suçlamam onların hiçbirini.

Dünya yuvarlak olduğundan, dünya bir eksen etrafında döner.
Yarın bu zehir dönerek eğer,
zehirlerse nöbetleşe, kim suçlayabilir beni?
Verebilirmiyim bana verilenden daha iyisini?

Gustavo Adolfo Becquer
Çeviren: Vehbi Taşar

bir+kadin+zehirledi Bir kadın zehirledi benim ruhumu


Bir gözyaşı gözüktü gözlerinde

Bir gözyaşı gözüktü gözlerinde düşmek üzere
Ve benim dudaklarımda bir özür dileme.
Gururla konuştu o ve gözyaşını sildi
Ve söz benim dudaklarımdan gitti.

Ben kendi yoluma giderim şimdi ve o kendi yoluna
Fakat düşündüğümüz zaman aşkımız konusunda,
Ben,“o gün ne diye çenemi kapattım?” derim bugün bile
Ve o der “Ben ağlamadım ne diye?”

Gustavo Adolfo Becquer
Çeviren: Vehbi Taşar

bir+damla+yas Bir gözyaşı gözüktü gözlerinde

bir öpücüğüne (XXXIII. Rima)

Bir gülüşüne yeryüzünü bağışlarım;
bir gülüşüne gökyüzünü;
bir öpücüğüne… bilemem,
ne bağışlamalı senin bir öpücüğüne.

Gustavo Adolfo Becquer

bir+opucugune bir öpücüğüne (XXXIII. Rima)

Yolumuz dar, çarpışma kaçınılmaz

Sen tayfundun, ben de yüksek
bir kuleyim gücüne meydan okuyan;
Ya sen dağılacaktın dört bir yana
ya da alaşağı edecektin beni!

Olanaksızdı!

Sen okyanustun, ben de dimdik
yükselen direngen kaya, gelgitlerine;
Ya sen kırılacaktın çarparak bana,
ya beni sürükleyip götürecektin!
Olanaksızdı!

Sen güzel, ben yüce: Alışkınız,
birimiz ayakları yerden kesmeye,
öteki eğilip bükülmemeye:
Yolumuz dar, çarpışma kaçınılmaz…

Olamazdı!
Gustavo Adolfo Becquer

Çeviren: Vehbi Taşar

yolumuz+dar Yolumuz dar, çarpışma kaçınılmaz

Aşk unutulduğunda, o nereye gider

Havadır iç çekişler ve havaya gider.
Sudur gözyaşları ve denize gider.
Kadın: anlat bana, sen biliyorsan eğer,
Aşk unutulduğunda, o nereye gider?

Gustavo Adolfo Becquer

Çeviren: Vehbi Taşar

ask+unutuldugunda Aşk unutulduğunda, o nereye gider

Esirinin başından kaçamazsın

Esirinin başından kaçamazsın.

Sen onun başında esir kalırsın.
Kaçacak diye nöbet tutarsın, 
Uyku bile uyuyamazsın.
Gitmesin istersin, gitsin istersin. 
Ne yapacağını bilemezsin,
Esir olursun beklemeye, seni salsın istersin.

Sahir Üzümcü

kacamazsin Esirinin başından kaçamazsın

Yeni bir aşk, din değiştirmeye benzer

Yeni bir aşk, din değiştirmeye benzer.
Eskisine hala inanıyorsanız,
Yenisinde ki cenneti bulamazsınız…

Sahir Üzümcü

din+degistirmek Yeni bir aşk, din değiştirmeye benzer