Kalbim Gerçekten Kırık

Kalbim gerçekten kırık ve eylülün ortası
yürüdüm yazmadığım şiirlere basarak
yalancı ömrün bilmem bu kaçıncı vartası
her solukta yeniden eksilerek artarak

yüzümün sezildiği zamanlar da olmuştur
dünya leylak olmuştur akşam duru gün beyaz
öter ağzın örtükken o ne mene bir kuştur
değme ezgi insanı bu kadar hırpalamaz.

Süleyman Çobanoğlu

kalbim+gercekten+kirik Kalbim Gerçekten Kırık

Gül İçin İlahi

İnsanlar bir gülü bir senetle
Değiştirmeye alıştılar
İnsanlar başka insanların hayatını
Bir hezaren sandalye midir hayat
Dizip kaldırmaya alıştılar
İnsanlar yüreği ve onuru, alıştılar
Yelin üflediği yaprak mıdır onur
Yürek arsız otlar gibi ayak altında
Tanımıyor kimde kimseyi
Ve kendini tanımak istemiyor
İnsan tanımazsa kendini insan
Nasıl varolabilir

Bu yüzden dünya hey koca dünya
Dönüyor bir ölüler ülkesine
Susanlar şimdilik
Oyunun dışına düşenler
Yalnız onlar doğrulup kalkacaklar
Gün kıyamete erdiğinde

Gülten Akın

gun+icin+ilahi Gül İçin İlahi

İki Sünnet Üç Farz

bir, aklın yolunda dinlenme tesisi kalptir
uçmağa varsa da uçamaz önce kendinden vazgeçmeyen
vicdan tümseğinden geçerken sızlamalıdır beyin amortisörleri
arada bir duygu nabzı kontrol edilmesi gereken, kalptir

iki, lafın belini doğrultan daima nezakettir
kibir kişide durduğu gibi durmaz yürür
it ürür kervan yine de caymaz istikametinden
insanı insana ısındıran ve battaniye gibi saran, nezakettir

üç, Allah’ın hakkı kimsede kalmaz yorumsuzdur
kulun gördüğü kusur göz kapağının ardında saklanır
bayramlar en insani ve ahlaki barış harekatlarıdır
hayvanı hayvana vurduran hayvan ise, yorumsuzdur

dört, dönsen de aklın alamaz çevrende gördüklerini
kainat nasıl süslenmiş lütfen modacılar cevap versin
yüksek lisans alçak karakterlerde rönesans kadar sırıtıyor
şair bu şiirinde sıkça sorulanları cevaplıyor

beş, kardeşlik soyadı hanesinde yazandan çok ötesidir
bir evde anne çay, baba ekmektir
ne kadar demlenir ve ne kadar pişersin sana kalmış
bir an evvel görün, kaderin gözü üzerimizdedir

Yağız Gönüler

iki+sunnet+uc+farz İki Sünnet Üç Farz

Ölü Doğanlar

keskin rüzgarla kulağımı sıyıran bir mermi sesi
çok uzaktan geldi, kalbimle gördüm
sıcak hiçbir şey kalmamış o topraklarda, kan hariç
gözlerim hezimete uğradı şaşkınlığım karşısında

ilk uyarı: şiir en iyi sırdaştır
ve fakat ne kadar ortak olabilir bir çocuğun
ortadoğudaki çığlıklarına…

psikopat bir yamyamı bile yola getirebilir
ince ince, alttan alttan gelen kanun nağmeleri
kanunlara karşı ölümler hep kıldan ince
incelik, annesi ölmüş bir kızın kalbi

son uyarı: Sabrın sonu selametse yakındır
bundan sonra olacaklardan sorumlu
annesiz çocuklardır…

Yağız Gönüler

ince+uyari Ölü Doğanlar

Sen Bu Şehirden Gidince

Sen bu şehirden gidince ben bir tuhaf oluyorum
Ne bileyim ellerimi cebime sokup öyle yürüyorum
Gülmeyi geçtim tebessüm edemiyorum.

Senin ellerini tutmak,
Yoksul bir sahaftan alınmış yirmi beş yıllık kitaba dokunmak gibi.
Senin gözlerine bakmak,
Dört mevsimin tamamını yirmi dört saat içinde yaşamak gibi.

Sen bu şehirden gidince ben bir tuhaf oluyorum
Ne bileyim trafik lambalarını siyah beyaz görüyorum
Atkımı takıyorum ama boynu bükük geziyorum.

Seni doyumsuzca sevmek,
Bir annenin; saçını koklayarak kızına şefkat göstermesi gibi.
Senin bu şehirden gidişini izlemek,
Bir babanın; sırtını sıvazlayarak oğlunu askere göndermesi gibi.

Yağız Gönüler

sen+bu+sehirden+gidince Sen Bu Şehirden Gidince

Bizansa Benziyor Aşkımız

bizans’a benziyor aşkımız,
son demlerini yaşıyor.
düşünüyorum da,
yüzlerindeki parıltı
caddeleri dolduranların
ya da öbek öbek toplananların
köşebaşlarında ve meydanlarda
fısır fısır konuşanların
yüzlerindeki parıltı,
bana bakıp da
saçını arkaya atarken
yüzünde görülen
parıltıya benziyordur.

düşünüyorum da,
uzun uzun konuşmamışlardır,
konuştukları da havadan sudan,
bir şeyler söylemeye çalışıp
duraksamışlardır,
anlatmayı becerememişlerdir
söylemek istediklerini,
yeniden vazgeçerek
birbirlerine bakıp
yere indirmişlerdir bakışlarını.

çok eski ikonlar mesela
böyle parıldar
yanan bir kentin alevi gibi
veya yaklaşan ölümün ışıltısı
gencecik ölenlerin resimlerinde,
geride kalanların anılarında yaşayan.

sana doğru döndüğümde yatakta,
uzun yıllar önce yanmış
bir kiliseye girer gibi oluyorum
ikonların gözlerindeki
is kalmış yalnızca,
içleri onları yok eden
alevle dolu

Henrik Nordbrandt
Çeviren : Ergin Koparan

bizansa+benziyor+askimiz Bizansa Benziyor Aşkımız

Okuyucunun Bana Şiiri

Duyuyorum, bir geçen var evin önünden; 

biraz durup, yoluna devam ediyor. 

Paylaşıyor yüzünü ayak sesleri 
benim uğraşım olan gizemle. 

Aşk şiiridir bütün şiirler, 
ama kaç kişi durup okur onları! 
Ben önünden geçtiğimde bu şiirin, 
Sen onu yazmıştın bile.

Henrik Nordbrandt
Çeviren : Murat Alpar

 

 

henrik-nordbrandt-1024x576 Okuyucunun Bana Şiiri

Öpüş Tadında

Bir şiir
Tek bir şiir yazmalıyım
Uyağı rüzgâr olan
Yağmura bürünmüş soluğu

Bir gün
Tek bir gün kalmalı
Benden kalacaksa geriye
Bir öpüş tadı dudağımda

Ve bir öpüş tadında
Olmalı o şiir de

Ahmet Uysal

opus+tadinda+siir Öpüş Tadında

Arınma

Bu yağmur bu sokağı kim bilir kaç kez
Ansızın bastıran konuklar gibi böyle
Kuşanıp bulutların yumuşak giysilerini
Islattı iplikince, çekingen ve gülümser…
Ak baldırları balkonlarda birer buğulu ırmak
Kadınlar topladı telaşla çamaşırlarını
Bir çocuk fırladı odalardan yalınayak
Yüzü rüzgârın ucunda bir sevinç salkımı
Uzattı camlardan saçlarını bir genç kız
Gülerek bulutlar içinden
Sıyrılan güneşler gibi iyimser ve güzel…
Uzun uzun baktı gökyüzünün derinine
Toprağın anıların bir ömrün üzerinden
Gittikçe ağaran yüzüyle bir ihtiyar.
Ağaçlar ayine durdular açıp avuçlarını
İncecik iç geçirdi otlar sevinçten
Sığındı pencere pervazlarına kuşlar
Evler genişledi ferahladı tazelendi…
Bu yağmur bu sokağı kim bilir kaç kez
Besleyip damla damla gökyüzünün ışığıyla
Yıkadı, çoğalttı, arıttı kirinden…

Şükrü Erbaş
-Kimliksiz Değişim-

arinma Arınma

aşk yaraları da arada bir sızlar

Madalyonu aldı, parmaklarının arasında çevirdi. “Seni günlerimin sonuna kadar tanıyayım.” Gözlerini kaldırdı. “Uygun sanki. Kırılan kalpler bazen düzelmez değil mi? İnsanın dokusuna yerleşen şarapneller gibi, aşk yaraları da arada bir sızlar. Bana kalırsa Yuri’nin durumu da böyleydi. Onurlu bir karar verip, Nina’yla yaşadı ama sanırım kalbinde bir bölüm sonuna kadar Lydia’nın kaldı.”
Glenn Meade – Romanov Komplosu
ask+yaralari+da+arada+bir+sizlar aşk yaraları da arada bir sızlar