Pişmanlık Duyguları

I
Düşen yaprakları dağıttı akşam yağmuru.
Şarkı söyleyerek kırmızı iplikleri ayırıyorum.

Acımasızca, kalpsiz dostlarım tarafından
İçeriye atıldım, acı denizin ardına.

Kapımın dışında hissiz zengin adamların arabaları
Taocu kitaplar yastığımın kılıfına tıkıldı

Şimdi sade pamuklar içinde, bir daha ne bulutlardan bir
misafir, ne yeşil sulardan, ne mavi tepelerden.

II
Çok fazla acı veriyor, nefes almak tek başıma:
Nasıl dönebilirim sonbahar ayıyla dolu esintili avluma?

Karanlık odalarda, duyuyorum saatin tik taklarını.
Her gece lambamın yüzünden beyazlıyor saçlarım.

Yu Hsuan Chi
aci+veriyor+nefes+almak+tek+basima Pişmanlık Duyguları

Bir Kış Gecesinde Wen Ting-Yün’e Gönderildi

Kara kara düşünerek, kafiye avlayarak, lambamın vızıltısıyla
Uyanığım bütün gece, ürküyorum buz gibi yorganımdan.

Yaprak dolu bir avluda, hızlanıyor mutsuz rüzgâr
Geçerek perdemin üzerinden, batıyor biçare ay

Ummuştum ki birlikte olacaktık. Tam tersine: ayrıldık.
Fakat, hiçbir şeydir hayatın değişkenliği, bir bilge kalbi için

Karanlık koruluğun kuytularında, bir tünekçik ararlar
Döne döne, akşamları serçeler figan edip ağlarlar.

Yu Hsuan Chi

ummustum+ki+birlikte+olacaktik Bir Kış Gecesinde Wen Ting-Yün'e Gönderildi

Duygularımı Dışa Vurarak

Gevşe, yapılacak bir şey yok,
Tek başıma geziyorum dans eden ışıkta

Bulutlar dağılıyor, mehtap suda
Başıboş, serseri bir kayıkta

Hsiao Liang tapınağındaki lavtayı dinliyorum
Yü Liang’ın kulesindeki şarkıyı

Bambu kamışları dostum
Taşlar yoldaşım

Kırlangıçlar, serçeler takip ediyor beni
Ne gümüş gerek bana ne altın

Köpüklü yeşil şarapla dolduruyorum kadehimi;
Ay altında, ince ezgi

Parlayan dolunayın etrafında adımlarım
Çıkarıyorum saç tokamı ve bırakıyorum berrak su aksın

Yatakta okuyarak,
Yarı sarhoş, kalkıyorum ve tarıyorum saçlarımı.

Yu Hsuan Chi

gecse+yapacak+birsey+yok Duygularımı Dışa Vurarak

Hissettiklerimi Söyleyerek

Hüzünlü bir melodi, zincifre ipliklerle
Nasıl tutabilirim o müziği içimde?

Çok küçükken öğrendim, sevgilinin dokunuşunu
Kibarlaşmadan önce, seçkinleşmeden önce.

Parıldayın, parıldayın şeftaliler, erikler
Ne beis var, efendiler sizi öyle isterse?

Yeşerin, yeşerin çamlar ve tarçınlar
Dünya ancak o zaman hayran olur sizlere.

Berrak ay, yosun tutmuş basamaklar üstünde
Bir şarkı, bambu kamışlarının derinlerinde.

Kapının dışında, kırmızı yapraklar düşmüş yerlere
Beklediler gelişini. Niçin süpürüyor onları şimdi?

Yu Hsuan Chi

yu+hsuan+chi Hissettiklerimi Söyleyerek

Tzu-An İçin

Ayrıldık, bin kupa şarap bile yok edemez kederi
Ayrılık yüz düğüm olmuş, ben çözemem ki.

Buzların çözülme vakti, orkideler açıyor, dönüyor bahar
Salkım söğütler keyifli yine memnun kayıklar

Kavuştuk ve ayrıldık, birlikte duramayan bulutlar gibi,
Öğrendim şimdi aşkın nehre benzediğini

Bu bahar buluşmamız mümkün değil yeniden
Ama çıkmayacağım Yeşim Kulesindeki şaraphaneden.

Yu Hsuan Chi

ogrendim+askin+nehre+benzedigini Tzu-An İçin

Dilek

Ah! Yarenler! Ilk sevgililer! Ve çiçek tenler
Saçların altın rengi, gök rengi bakışların,
Kendiliğinden dogan ürkek okşayışların
Korkuyla dokunduğu sevgili toy bedenler!

Yazık! Uzaklarda mı o kıvançlı, saf günler?
Hersey ilkbaharına doğru çılgınlıkların
Kanatlanıp uçtu mu? Sonsuz acılarımın
Hüznümün, kıvancımın kışları birer birer!

İşte yapayalnızım ürkek ve yapayalnız,
Umutsuz, garip bir öksüz misali ablasız,
Daha çok üşüyorum ak saçlı bir adamdan.

Sen ey bizi ısıtan nazlı sevda kadını
Tatlı, düşünceli, esmer ve asla şaşmayan,
Ve bazen bir çocuk gibi öpen alnımızı!

Paul Verlaine

paul+verlaine Dilek

Alıştığım Düş

Hayal eder dururum;yüreğimi dağlayan
Düşünü bir kadının, sevdiğim, beni seven,
Ne tüm özge bir insan, ne kendine benzeyen
Bilinmedik bir kadın, beni seven, anlayan.

Beni anlıyor O, ve yüreğim, ışıldayan
Yüreğim O’nun için sorun olmaktan çıktı,
O’dur solgun alnımın sıcak ıslaklığını
Gözyaşlarıyla serinletmek için ağlayan.

Bilmem, esmer mi, sarışın mı, kızıl saçlı mı ?
Hatırladığıma göre, tatlı bir ismi vardı
Ömrün sürgün ettiği aşıkların ki gibi.

Bakışı bakışına benzerdi anıtların,
Sesi vardı uzak, sakim, ağır bir sesi
Perde perde kaybolan sesince aşıkların.

Paul Verlaine

alistigim+dus Alıştığım Düş

Hirodiasın Açılışı

Hükümsüz, ve korkunç kanadını boğmuş gözyaşları
Hükümsüz havuzun, ki yansıtır telaşları,
Kıpkırmızı mekanı çıplak altınla kırbaçlayarak,
Seçti o armalara yaraşır tüyler, seçti bir Şafak
Ölü külleri taşıyan ve kurban veren kulemizi,
O ağır mezarı ki, kaçırdı şafakta kimsesiz bir kaprisi,
Güzel bir kuşu, nafile tüyleri simsiyah…
Ah, düşkün ve kasvetli ülkelerin malikanesi ah!
Çalkantısız! Yatışıyor donuk su,
Ne tüy konar diye ne unutulmaz kuğu:
Su yansıtmakta güzün terk edişini,
Suda söndürürken güz, meşalesinin ateşini:
Kuğu gömünce solgun kabrin ya da tüyün
İçine başını, taşından toprağından sürgün,
Saf elmasını gördü göreli bir yıldızın,
Ama eski zamana ait, varolmuş ışıldamaksızın.

Stephane Mallarme

hirodias Hirodiasın Açılışı

El Desdichado

Garibim, yaslıyım, yok derdime çare bulan,
Kalesi elden gitmiş Aquitaine’li beyim ben:
Bir tek yıldızım söndü, darmadağın sazımdan
Karasevda’nın kara güneşidir akseden.

O mezar gecesinden, ey tesellim bir zaman,
Pausilippe’i, İtalyan denizini ver geri,
Ve o çiçeği, dertli gönlüme merhem olan,
Çardakta asmalarla sarmaş dolaş gülleri.

Phoibos, Amor muyum?… Lusignan mı, Biron mu?
Kraliçenin öptüğü alnım hâlâ kırmızı;
Mestolmuşum mağarada yüzüyorken su kızı…

İki kere muzaffer, aşmışım Acheron’u:
Orphée gibi duyurmuş sazımın her kirişi
Kâh bir peri çığlığı, kâh bir kız iç çekişi.

Gerard De Nerval

El+Desdichado El Desdichado

Fantazya

Bir hava bilirim dünyalara değişmem
Bütün Rossini, Mozart, Weber sizin olsun
Çok eski bir hava, ağı, hazin, muhteşem
Yalnız ben duyarım onda ne varsa füsun

Ne zaman o havayı dinleyecek olsam
Ruhum gençleşiverir beden iki asır
On üçüncü Louis devridir vakit akşam
Batan günle sararmış bir yamaç uzanır

Camları kızıla çalan renklerle yanar
Tuğlalardan bir şato, köşeleri taştan
Etrafı çepeçevre bağlar, bahçeler, parklar
Bir dere akıyor çiçekler arasından

Kömür gözlü bir kumral en üst pencerede
Eskidir geçmiş zaman esvapları eski
Görmüşlüğüm var bu kadını! Ama nerde
Hatırlıyorum, başka bir hayatta belki

Gerard De Nerval
Çeviri: Cahit Sıtkı Tarancı

fantazya Fantazya