Ölmüş Bir Arkadaştan Mektup

Eskisi gibi yaşıyorum
Gezerek, düşünerek
Yalnız biletsiz biniyorum vapura, trene
Pazarlıksız alışveriş ediyorum
Geceleri evimdeyim, rahatım yerimde
(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem)
ah… Başımı kaşımak, çiçek koparmak
El sıkmak istiyorum arada bir.

Melih Cevdet Anday

olmus+bir+arkadastan+mektup Ölmüş Bir Arkadaştan Mektup

Mahzun Tarafım

Benim mahzun bir tarafım vardır.
Bakmayın neşeli olduğuma;
Sanki bir başkası içimde;
Pişman dünyaya geldiğine.
Bağ, bahçe ,deniz kenarı,
Güzel manzara faydasız;
Ben hazdan bitiyorum,
O daima neşesiz

Alışamadım yıllardır.
Bu ikinci varlığıma
Bakmayın neşeli olduğuma
Benim mahzun bir tarafım vardır.

Oktay Rıfat Horozcu

oktay-rifat-2 Mahzun Tarafım

Sen Gidince

sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
saçlarını, gözlerini, ellerini
neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
termometrede yükselen çizgi
kimbilir nerelerde soğuyorsun

senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
insan insan bakan gözbebeklerin
beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

ne gelirse onlardan gelir bana
çalışma gücü yaşama direnci
mutluluk gibi kazanılması zor
mutluluk gibi yitirilmesi kolay

bir açarsın ki mutluyum
bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş

Rıfat Ilgaz

sen+gidince Sen Gidince

San

Kırmızı bir kuştur soluğum
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların

Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzümün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz gecelerimiz çok kısa
Dörtnala sevişmek lazım.

Cemal Süreya

dortnala+sevismek+lazim San

Çok Üşümek

Bir Kalır uzun resimlerde anısı sakallarımızın
Urban içinde Üşüyüp Üşüyüp kaldığımızın

Bir Kalır yanık yağlar yataklarda o oteller
Meydanlar heykeller sizin olmadığınız o her yer

O çok yalınç gerçekli gelip gitmeler

Bir Kalır uzun duvarlar ve onların dipleri
Bir Kalır Yılgın Adamların hep “Evet” dedikleri

Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız
Üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız

Tükenir dağınık diriliği kaşıntımızın bir gün
Bir Kalır uzun kitaplarda anısı çok Üşüdüğümüzün …

Turgut Uyar

cok+usumek Çok Üşümek

Yalnızlığı Denemek

Sonra yalnızlığı denemek oluyor herşey..

Üç beş sandalye yetiyor hüznü ağırlamaya..
Akşamları getirdiğim yorgunluk beni anlatmıyor..
Durmadan okşuyorum tüylerini gecenin..
Çiçekler büyük bir yokluğa bakıyor..
Gitsem..
Gitsem bir solgunluğa gidiyorum;
yüzümde kelebekler ve tebessümler ölüyor…

Gonca Özmen

yalnizligi+denemek Yalnızlığı Denemek

Bana Beklet

Bana beklet yontusunu ayıklarının
Bana beklet saksında o mahçup çiçeği

Ben ki beyaz bir sayfanın sıkıntısındayım
Yüzümde suskun ev tenhaları
Yüzümde geçkin bir elmanın kurtları

Ah hanginize baksam bir bahçe dağınıklığı
Geçsem içinizden geçsem
Kaderimdeki faytonun ağır aksaklığı

Bana beklet bu yara bilincini
Ve üşürüm ürpertisini ölümlü olmanın

Ben ki kuşlann göç zamanıyım
Büyüttüğünüz kötülük yılanı
Hüzünle uyandığınız yatakta

Ah bilmemenin geniş huzuru
Korkuyu getirdi rüzgâr
Öylece koydu aramıza

Bitir sessizi ve yeniden başla

Gonca Özmen

bana+beklet Bana Beklet

Sanki Yokum

Beni böyle uzun sev
Gölü delirt
Tutuştur suyun kanını

Gitmeni yalanlayan kuşlar bul

Bir küflü yorgunluk
Zamansız bir deniz kaldı
Gecenin avuçlarında

Hem varım sanki yokum

Beni böyle ıslak sev
Gizimi dağıt

Kuşlar demiştik kuşlar

Kal öyle
Öyle rüzgarlı

Ahşap bir kapı
Açılıyorum sana

Gonca Özmen

beni+boyle+uzun+sev Sanki Yokum

Sus

Sus
Kaldır at şu yıpranmış sözcükleri
Ellerimde ellerinle büyüsün düşündüklerin
İlk yaratıldığın güne dön

Sus
Ne bulduk iki yüzlülüğünde seslerin
Sus büyüsün bu derinlik
Büyüsün öğreneceklerin

Sus
Bu gürültü yıkacak evreni günün biri
Sus tükeniyoruz soluk soluğa
Buğu gibi

Sennur Sezer

sus+tukeniyoruz+bugu+gibi Sus

Sesimi Arıyorum

Bir ses arıyorum
Yeni bir şiire başlamak için
Bir doğum çığlığı gibi kaçınılmaz
Çocuğun ilk ağlayışınca güzel
Bir ses.
Çünkü yüreklerimiz
Acılarla şişe şişe nasırlaştı
Kızgın demirlere değen ellerimiz
Su toplayıp kabarır, nasırlaşır
Ateşe ve demire dayanır
Yüreklerimiz acıyla dövüle dövüle
Çelikleşti.
Yalnız orda, ta dipte küçük bir çekirdek
Gözyaşı gibi titriyor mavisiyle havanın.
Kız çocuklarının perçemleriyle oğlanların afacanlığı
Kaynatıveriyor o damlayı.

Bir ses arıyorum
Yeni bir şarkı için
Çocukların ilk sözcüğü gibi umutla,
Sevinçle duyulacak bir ses,
Çünkü umutsuzluk yasaktır
Don vuran ağaç sürgün verecek,
Kaya çatlayacak, tohum yeşerecektir.
Ama susmaktan sesimi yitirdim
Nasırlaştı dilim.

Elim ateşten korkmuyor,
Ülkemin bütün kadınları gibi tırnaklarım küt
Ateşten sıcak bir tencereyi yanmadan alabilirim
Köz basarım yüreğime.
Yüreğim nasırlarıyla umudu koruyor,
Bir küçük ışıltıyla baharı bekleyen
Çekirdek ateşten korkmuyor.

Sennur Sezer

sesimi+ariyorum Sesimi Arıyorum