Dîn ü millet sorarısan ‘âşıklara dîn ne hâcet

1 Dîn ü millet sorarısan ‘âşıklara dîn ne hâcet
‘Âşık kişi harâb olur âşık bilmez dîn diyânet

2 ‘Âşıklarun gönli gözi ma’şûkın isteyü gider
Ayruk sûretde ne kalur kim kılısar zühd ü tâ’at

3 Tâ‘at kılan uçmagıçün dîn tutmayan Tamu içün
Ol ikiden fârig olur neye benzer bu işâret

4 Her kim dostı severise dostdan yana gitmek gerek
İşi güci dost olıcak cümle işden olur âzât

5 Anun gibi ma’şûkanun haberini kim getürür
Cebrâîl-i mürsel sıgmaz anda olıcak münâcât

6 Sorı hisâb olmayısar dünyâ âhiret koyana
Münker ü Nekir ne sorar terk olıcak cümle murâd

7 Havf ü recâ nice gelür varlık yokluk bıragana
İlm ü ‘amel sıgmaz anda ne terâzû ne hod sırat

8 Ol kıyâmet bâzârında her bir kula baş kayısı
Yûnus sen ‘âşıklarıla hîç görmeyesin kıyâmet

Yunus EMRE

yunus+emre Dîn ü millet sorarısan ‘âşıklara dîn ne hâcet

İy beni ‘ayıblayan gel beni ‘ışkdan kurtar

1 İy beni ‘ayıblayan gel beni ‘ışkdan kurtar
Ger elünden gelmezse söyleme fâsid haber

2 ‘Âşıklarun ahvâli ma’şûk katında biter
Sözün var ana söyle benüm elümde ne var

3 Dost yüzinden nikâbı her kim giderdiyise
Hicâb kalmadı ana ayruk ne hayr u ne şer

4 Hîç kimesne kendüden hâlden hâle gelmedi
‘Âşıklarun cânına ma’şûka urur minkâr

5 Kim ki ‘ışk kadehinden bir zerre içdiyise
Ana ne ‘akl u ne us ne esrük ü ne humâr

6 Tek ben degilem ‘âşık ol ma’şûk nazarında
‘Işk yolına cân fidî benüm gibi sâd-hezâr

7 ‘Âşıklarun hâlini ‘âşık olanlar bilür
‘Işk bir gizlü haznedür gizlü gerekdür esrâr

8 Korkaram söylemege şerî’at edebinden
Yohsa eydeydüm sana dahı ayruksı haber

9 Kim vire bu dilile ol ma’şûkadan haber
Meger ol kimseler kim cân içinde cânı var

10 Yûnus ölürse ne gam ‘ışk içinde kardaşlar
‘Işk yolına uyagan ma’şûk burcında togar

Yunus EMRE

esinti+gezinti İy beni ‘ayıblayan gel beni ‘ışkdan kurtar

Şeytanî Fısıldaşmalar ve Kulis Faaliyetleri

Bilmelisiniz ki, inancı sağlam olmayan bir insanla bile omuz omuza verseniz, vifak ve ittifak ettiğiniz sürece Allah işinize bereket ihsan eder.. ve yine bilmelisiniz ki, -faraza- Hazreti Cebrail, Hazreti Mikail ya da Hazreti İsrafil ile ortaklık kurup iş yapsanız, fakat sonra aranızdaki münasebette az zedelenme olsa, mesela, birbirinize karşı hayalleriniz kirlense, iç şetimlere girseniz, su-i zanda bulunsanız, Allah bereketini alır ve sizin üzerinizden tevfîkini keser.M. Fethullah Gülen20260313_1732593171106365470838760 Şeytanî Fısıldaşmalar ve Kulis Faaliyetleri

Elveda Diyemedik

Yıldızsız bir geceydi
Bir dağ çiçeği gibi şimdiden hasretteydim
sürgündüm çok uzaklardaydım,
Ve gözlerindi sürgün sebebim..
Çok çabuk çekildin hayatımdan
Kaderle el eleydin,
Bense kederle sarhoş…
Yarım kalmıştı hikayemiz
Göçmen kuşları gibi gelip geçtin bu şehirden
Belkide hayatımdan
Duymadın haykırışımı, acılarımı,
Benimsin sanmıştım uçtun avuçlarımdan
Tutamadım, gitmede diyemedim
Olamadın bir yıldızın kayışı kadar hayatımda
Zaman çok kısaydı bizim için
Yetmedi gözlerimizden yaşı silecek kadar
Nede elveda diyebilecek kadar…

Abdulhak Hamit Tarhan

Elveda+Diyemedik Elveda Diyemedik

Geri Vites

Susturuyor ileri geri konuşmalar.
Sözcüklerden korkar oldun…Azcık bir cesaret için
onu geri aramadan bir dostu arıyorsun
ona telefon edince başka dostunu.
Buluşmaya giderken geri vites sürüyorsun arabayı
ve çöp varillerine çarpıyorsun…
Geriye getiremiyor hiçbir şey kaybettiğin duyguyu.
Vaz da geçmiyorsun çaba harcamaktan,
o duyguyu hissetmiştin ya bir kez.

Mehmet Yaşın

gerivites Geri Vites

Bir Yolculuktan

Kar, ufkumuzu genişletiyor.
Adresler arasında Şubat ayının adresine rastlıyoruz,
Böcekler arasında uykunun sesine.
Yıl, sıcak ağılına bir tipi olarak çekiliyor şimdi.
Anmamak olmaz Osip Mandelştam’ın mısralarını:
“Petersburg’da buluşacağız yine
Güneşi oraya gömmüşüz gibi.”

Bir kızakla taşıyoruz acılarımızı,
Yamaçlardan hız kazanarak iniyoruz kendi içimize,
Kurt izleri arasında bir çılgınlığın yıkıntılarına rastlıyoruz.
Anmamak olmaz yazılmış güzel şiirleri,
Bağışlayan edebiyatı,
Dorukları okyanus yapan yağmuru.

Şiiri gömdük ama yürekte buluşuruz
Kazmalarımızın çarpacağı kristal harflerin umuduyla,
Issız bir adaya inmenin sevinciyle.

Acılar, kızağımızı götürüyor.
Derelerin, madenlerin arasında dolaşıyoruz
Alın taşımızda kırmızı bir lekeyle.
Omuzlarımıza yeraltı kuşları tünemiş
Bir kafes sanarak dışımızı,
Kendilerine usta birer avcı aranıyorlar.

Ovalarda buluşuruz.
Bir şiir kitabının beşinci sayfasında.

Ülkü Tamer

anmamak+olmaz Bir Yolculuktan

Bir Yalın Bir Uzak

Ergeç yitirir anlamını uzak
bakış dağılır tuzakların aç ambarında.

Hangi taş çatlamaz da
avunur yosunlarla; bitkin, kurak.

Şenlik büyür, acı balı taslara doldurarak
mumdan güller: yeni istanbul hatırası.

Çanakkale çoktan geçildi
aşk kalplerde bir kürdilihicazkar yarası.

Ruh nasıl doysun, ten: gülün damlası
uzak kızılcık şerbetiydi, çoktan içildi.

Geçti yaz, eski baharlarla avunarak
dalgada yağmur kuşları; bir yakın bir uzak.

Şerif Erginbay

bir+uzak+bir+yak%25C4%25B1n Bir Yalın Bir Uzak

Tutsak Yolcu Dileği

1/
Perdeleri çekmeyelim çıkarken
Bizi bekleme duygusuyla bırakalım bu evi
Bu evi öyle sevdik, bir ölünün tabutu
Kirpinin dikenlerini sevdiği gibi

Eşyalara bakmaktan birbirimize
Bakamaz olmuşuz fark etmedin mi?
Ev önce sığınak, bir tuzak sonra
Yolculuk birbirimizi görmek için bir fırsat
Ayna da eşyadır, valize koma!

2/
“eşyanın konumunu biçimini rengini almışlardır”
En büyük cakaları karşı komşuya karşı
Çay içme bahanesiyle balkona çıkmalarıdır

Böyledir evlilikler, evlerden çıkmayınca
Evimizden çıkalım, özleriz belki
Otobüse binelim kuşların durağından
Hatırla, ne demişti evden çıkarken kirpi?

Abdülkadir Budak 
Abd%C3%BClkadir+Budak Tutsak Yolcu Dileği

ESKİ BİR

Akşamlar rakılar laflar… burdan çıkınca
Gün ortası bana da uğrayalım bir bir
sağıma soluma, olmadı, üstüme başıma
gönlüm şurda, aklın bir sokak ötesindedir
eski bir bulutların yeni bir sağanağından
bir kat yukarda durmaya mayil nehir
burdan çıkınca

Sana da uğrayalım, yaz konağına güneşin
dolunay çıkmazına, aşkın yezidi aksanına
o sensin, terletirsin sözcükleri serinletirsin
eski bir mevsimlerin yeni bir takviminde
haziran pişman, tenhadır temmuz, ağustos kahin
burdan çıkınca

Ona da uğrayalım, rüya burdan kaç adım
av dönüşü bir akşam, belki yatıya
bunu bir daha düşünelim, bak ben fena sıkıştım
eski bir süreklerle yeni bir koru arasında
üzülüp namlumuz kaşını yıksın, utanalım
burdan çıkınca

Keklik dağa dönsün, kurşun yuvaya.

Adnan SATICI

adnan+sat%C4%B1c%C4%B1 ESKİ BİR

Küller

küller hâlâ yanıyor yüreğimde
kar içindeki yangın bu
bir testi dolusu suyun yangını
dolu bardağın çıplak ağacın
sarışın çocukların kar yangını
kar altında kalan başağın yangını
bir ucu tutuşan şarkının yangını
taşduvarların yangını
içimize düşen güllerin yangını
bahar ağacının yangını
düş dolu gözlerin yangını
sesin içindeki sessizliğin yangını
çok eski rayların yangını

doğuya giden bir trendeyim
ovada tek tük çıplak ağaçlar
yanımdasın ak boynun upuzun
hızla geçiyor ağaçlar ve boynun
boynunun upuzun kar yangını
bir ırmaktan alıyor güzelliğini
boynun ıssız modigliani boynu

Ahmet Ada
ahmet+ada Küller