Yüreğim, sürüklenip giden
teknene bindi bineli,
tek bir gün geçmedi
dondurucu dalgalarla
baştan ayağa ıslanmadığım.
Ono Komaçi
Kirli ve kopuk sesler var aramızdasuç bu. …gecenin ortasından bir garson geçiyor,bir bardak bölüyor karanlığı… Bak, bir kağıtta notlar var, sana yazılan“ben şimdi uzaklarda bir fırtınayımgece geçen tren seslerine karışan.” Uzak ve kirli sesler var …
bulaşık yıkayıp kötü çaylar yapacağıma belki biraz daha para kazansaydım sonumuz böyle olmazdı albayım
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça, (bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Ne kadar uzak, uzak
Yollardan gelir bize
Ve çok yabancı bir şey gibi sevinçlerimiz,
Keder durmadan çiçek açar içimizde.
Ne çıkar unuttuk hepsini!
Neden anne, neden hiçbir şey beklendiği gibi olmadı? Neden çürüyüp gider insan, sessizce, acıyla ihtiras arasında parçalanarak? Ben neden hayatımı sürgündeymiş gibi geçirdim? Neden yalnızca o nadir anlarda kendimi evimde hissettim, dilimi konuşma lütfu nasip olunca? Kayıp kelimeleri henüz telafi edebiliyorken ya da sessizlikte unutulmuş kelimeleri bulup çıkarabiliyorken. Neden yalnızca o zaman ayak seslerini duyabildim yeniden evimin içinde yankılanan? Neden? Söyle anne, neden sevmeyi bilmiyoruz?”
Şub 23
Yüreğim, sürüklenip giden
teknene bindi bineli,
tek bir gün geçmedi
dondurucu dalgalarla
baştan ayağa ıslanmadığım.
Ono Komaçi
Şub 23
Irmak yosunları kapılıp akıntıya
nasıl kökünden sökülüp sürüklenirse,
öyle kapıldım sürükleniyorum
nazlı bir güzelin dümen suyunda,
kapıldım kasırgalarına gidiyorum.
Mibu Tadamine
Şub 23
Gün ağarmış, yapraklar
derin bir sessizliğe bürünmüş,
yelkenleri suya indirmiş rüzgâr,
gece bitimi iki sevgili sanki,
söz tükenmiş, aşk sütliman.
Saygyo
Şub 23
Hep sevecek mi beni?
Yüreğini okuyamıyorum ki!
Bu sabah kafam karışık,
siyah saçlarım gibi
darmadağınık.
Horikava Hanım
Şub 23
Tanımlara sığmayan
acı koyu bir renk güzeli,
de ki, adı yalnızlık:
Şu kara dağların üzerine,
gündüz, çöker alacakaralık.
Cakuren
Şub 23
Uzun, soğuk gecelerde
yüreğin nereye gider
diye sorarsan eğer:
Gökyüzünde yitip giden
turnaların izini sürer.
Koho Kenniçi
Şub 23
Yüreğimi kaplayan acı
sözcüklere döküldü mü,
yurt edinir tekmil gövdemi.
Artık tepeden tırnağa yastır,
öfkenin yerini hüzün alır.
Kyogoku Tamakene
Şub 23
Sevdiğimin gömüsü nergis kokar
Geceyarısı, düşümde,
yüzünü görür ah ederim,
aşk evindeki o eski günler
burnumda tüter.
Göğerip çiçeğe duran
bir erik ağacıydın,
ballı nergisler açardı
arasında bacaklarının.
İkyu Socun
Şub 23
Bir rüya mıydı tüm olup biten?
Hani şu geçip giden günler,
bir serap mıydı tekmili birden?
Tüm gece kulağım güz yağmurunda,
kirpiğim kirpiğime değmeden.
Ryokan
© 2026 Şiir Antolojim.
Made with by Graphene Themes.









