Telezaman

Deniz uzaklaşıyor gitgide
Ufuk çekiliyor
Kumsal genişliyor
Kısalıyor adımlarımızsa

Kumlar mı?
Makina ölüleri, füze artıkları, sakat uydularla
Barbar medya, gazeteler, zor söylemleri
Bilimsiz karmaşa
Yaz oysa
En güzel orda yazlardı

Kabuklaşabilir akrep kendi hızında
Yılanların derileri demirden
Düşlerimiz kırılıp ufalanıp
Gelincikler soluyor dokunmadan
Deniz uzaklaşıyor

Deniz uzaklaşıyor gitgide
Uçurumlar akan ırmak o deli
Yok şimdi
Yalnızlığın damarını besliyor
Kirli yoğun kandırılmış suyla

Biz mi? Biz değiliz, önceki dün bugün başka
Dokumuzu değiştiriyorlar hızlı vuruşlarla
Tutunamıyoruz ilgilerimize, sevgilerimize
Ve aşka
Deniz uzaklaşıyor

Gülten Akın

push_and_pull___katara_by_courtoonxiii-d55u1h4 Telezaman

Dudak Gazeli

dudağının kıvrımda yer ayır bana
ana rahminde nasıl uyursa bebekler
öylece uzanıp kalayım orada.

ki dudağının kıvrımında alanlar var senin
dudağının kıvrımında ilk aylığını almış işçiler
secdeye kapanmış dindarlar ki
orada yerleri olsun için tanrıya niyaz eder
cennet serinliği dudağının kıvrımında senin

dudağının kıvrımında yer ayır banada
ilk aşkının ilk öpüşünü saklar gibi
bu anamın şarkısıydı dediğinde hüzne
agustos sıcağında bardağa
eylülde yağmura ayırdığın gibi
sofrada rîçâl
dudağının kıvrımında yer ayır banada

ey eyyyy
eğil uzan gerin bükül
bir ıslık çal korkularıma

Köksal Özyürek

900a8f9bc19450424769e7066f5cfcfe Dudak Gazeli

Zaten

Nasıl kırık dökük,
yarım yamalak, eksik,
nasıl yamalı hayatlar
geçiyor gözlerimin önünden.

Bir zanaat mutsuzluk sanki:
Öğrenip bir önceki nesilden,
onyıllarca didiniyoruz
ve kuşkuya düşsek de bazen,

sanıyoruz ki
böyledir, iyidir,
ne olacak ki başka,
budur hayat zaten.

Ya beceremiyoruz biz bu işi,
ya da becerecek bir şey yok zaten.

Roni MARGULIES

lrg-2770-72jpg Zaten

Gönlü Kırık Harami

Attığım taş vurduğum kuşa değmiyor be hafız
Islağın en kırmızısında boğuluyorum, yaprakta şebnem
Gözlerimi değdiriyorum, nem kalbime iyi gelmiyor
Sanırım ayın etkisi altında kaldım, aşk çok münhem!..
Gömülürken ‘kroşelerle uyusun’ denilen ölü bir boksör gibiyim
Eskiden kalbime yıktıklarım, şimdi mezarımda tepinmekte
Şuh küfürler taşımı döndürdü, müsait yerde dirilebilir miyim
Zamanında sindiremediğim haram sevdalar oturmuş mideme!..
Cami çıkışı aşure dağıtan amcalar, dünyayı yönetse, ne güzel
Ne âlâ olurdu moda dergilerini ateşe verecek güzeller olsa
Bizi o ateşe atmak yerine ateşe çay koysalar ve kestane
Ben sonra ölürüm yine, acelesi mi var, kaçacak değiliz ya!..
Nefsani şarkılar birleştiremiyor gönlümün dağılan hiçbir zerresini
Aşk, ardarda patlayan mısır olmuş, kolesterolden can almakta
Bir de bakmışım ki unutmuşum ezberlediğim bütün molotof tariflerini
İsyan kaldıracak hâl kalmamış ne saçlarımda, ne de yağmurlarımda…

Burak Uzun

G%C3%B6nl%C3%BC+K%C4%B1r%C4%B1k+Harami Gönlü Kırık Harami

Usta İki Çay; Biri Açık Olsun

Sen devlet güçlerini abi sohbetlerinden
ve ikinci el kitaplardan tanıyan çocuk
Ayıp olmuyo mu böyle şiirlerinde
molotoflar kafaya sıkmalar falan?
Sen Taksim otobüsüne binerken
sesli selam vermeye utanan çocuk
o gün tekbir çığlıklarıyla fırlıcan mı cidden meydanlara?
Sen miting alanlarında bile
inceden bacılarını kesen çocuk
şimdi harbi harbi ‘kahrolsun (mu) amerika’ya?
Sen camı açık unutsa başı ağrıyan çocuk
Devrim deyip de güldürme lan beni!

Muğayir Muharip

grown_ups_by_ineedchemicalx-d5ckq9b Usta İki Çay; Biri Açık Olsun

Adam Olmak

Ağırlığı dünyanın
aşktır.
Yalnızlığın yükü
altında

Hoşnutsuzluğun yükü
altında,
o ağırlık
sırtımızdaki o külfet
aşktır.

Kim diyebilir ki öyle değil?
Rüyalarda
o ağırlık sürtünür
vücuda

Fikrinde
bir mucizedir,
hülyanda
kıvranır
insan olup
doğuncaya dek.

Şeffaflıkla yanıp kızaran
kalbinden bakınır-
ki hayatın yükü
aşktır

Ama biz üstleniriz onu
bitkin ve yorgun,
soluklanmak zorundayız
artık
kucağında aşkın,
dinlenmeliyiz
kolları arasında aşkın.
İstirahat olmaz
aşk olmadan;
yoktur uyku
aşk düşleri
görmeden,
delirsen de, ürpersen de
çıkmasa da serden
meleklerle makineler,
son temenni
aşktır

-acı olamaz o,
inkâr edemez
tutamaz kendini
yok sayılırsa:
Öyle çetindir ki yükü.
-yaymak zorundadır
kaygılar gibi çünkü
çevrilemez de geriye
verilir
yalnızlıkla
ölçüsüzlüğünün
şahaneliğinde.

Ilık vücutlar
parıldarlar birlikte
içinde zifir gecenin,

el uzanır
vücudun
tam ortasına,
ten ürperir
bahtiyarlıkla
ve gönül sevinçle tebellür eder
nazara-

evet, evet
buydu işte
benim istediğim,
isterdim hep bunu,
hep istedim,
dönmek istedim tekrar
bir çocuk gibi
doğduğum bedene.

Allen Ginsberg

Fragile_Beauty_by_Healzo Adam Olmak

He Shot Me Down Bang Bang

Oysa ben tüm yaşamı gökyüzü altında bir tatil olarak görüyorum.
Tezer Özlü

He Shot Me Down Bang Bang

seni bir gün en yakının ele verirse eğer,
öğren susmasını ve ağlamamasını.
bir kavanozun içinde mavi bir gül
yetiştir her gün daha çok yaşayan.
bir masalın ağzını kapat ve yat
geniş odalarda. bir oksijen çadırında.
ona kötü bir şey olsun istedim.
bana aşık olsun istedim.

Lale Müldür

rouge_by_armene-d3dqp34 He Shot Me Down Bang Bang

sana bir güzel öleyim bana bir güzel ağla

annem gözleriyle tamamlıyor çorbanın tuzunu
ne zaman mahmud’u ansa.
ordan biliyorum en acı aş
içine aşk doğranmış olandır.
sofra kurulur
toplanır tabaklar kaşıklar bardaklar
türküler toplanır sızılar
çektirilmemiş fotoğraflara bakılır
göz yaşında iyot varmıdır.
benim acilen ölmem lazım fuat.
bir soluk ölsem şurda.
bir soluk dursam
sen sevgilimi çağırsan başıma
tuzlasa beni
yere girdiğimde kokmasam.
sofrasını kursa
toplasa tabaklarını kaşıklarını bardaklarını
türkülerimi toplasa
çektirilmemiş fotoğraflarımıza baksa
bana bir güzel ağlasa
ölsem ben ona bir güzel
sevgilim benden bir çocuk yapsa.
adını aş/k koysa
bu gün yüzünde
bir vakit
kalmışlığım
unutulmasa…

Köksal Özyürek

269__by_deepinswim-d46mqts sana bir güzel öleyim bana bir güzel ağla

Ana’tomi

Gözüm açık rüyalar gönderdiğin zamanlar bunlar
Yeminle! Uyanmayalım, yeminle son nefes, dudaklarında
Beni yaşayarak çok harcadı hayat
Çok küçükken bıraktım klasik dinlemeyi
Dil en iyi küfürle harcanır, bunu biliyorum sakın söyleme
İyi olduğum yalan, inanma onlara
Kesik bilekten düşen, mendil gibiyim sana
Al beni, ama n’olur ağlama
Ve kanamanın erdeminden geçerken hassasiyetim
Kurumsal bir kimlik gibi sana yaklaşıp,
iflas ettim demek değildi niyetim
dev bir amme hizmetiydik biz doğaya
göbek bağımızı Veysel’den aldık
o kara toprak elleriyle kopardı annemizden
onun kokusundan nefret ediyoruz artık!
Bunun için seviyorum belki kokunu
Ve kesmez artık bizi toprak
Büyüyen şeylere özeniyoruz
Genişleyen göğüslerimiz var
Cinayet işleyecek kadar sinirli inip kalkan
Şeylerimiz var
Ne çok alınganız klasikten uzaklaştığımızdan beri
Telefon etmeden gelme
Ya da
beni öldür git diyebiliyoruz
Hayat kısa metraj, onun da yarısı yok sanki
Hep seyir halinde üryan duruşlarımız
Anne öp beni, sonra bırak başka bir kadına!

İnan Arslanboğan

558951_361510420585762_1796529089_n Ana’tomi

Mathilda F

          beni gideceğin yere kadar bırakabilir misin?

küfürlerle geçen çocukluğunu
bileklerinin bekaretini
ve kendine intiharla gösterdiğin
o gerçek yüzünü al,
beni aşağıda bekle!
acılarımın anahtarlarını alıp geliyorum
birazdan allah’ın gelecek
bataklıkta boğulan itler gibi öleceğiz!

daha sonra
bir yılana satar gibi
bana bir yalan satın al
ve zehrimin
seni gebe bırakabileceği bir öykü yaz!
belki iyi bir okula yazdırır
iyi bir orospu çocuğu yetiştiririz
belki ravelin bolerosu’ndan nefret eder
belki tüberküloz olur
belki de alnı secdeye değer?
mathilda,

bir hayvan çıkar ağzından
yeryüzüne iblis yağar
bir hayvan ki
boynuna geçirilen sutyen
dizginler kadınlığını
bir hayvan ki gözleri yok
dokunarak bulur et parçalarını
ve bir hayvan ki bir gün vurulur
kan emerim göğüslerinden

mathilda,
inan!

cehenneme girebilmek için
daha iddalı sevişmeliyiz!

mathilda,
hazırlan!

artık hiç kimse gelmeyecek
yalnızlığını al ve aşağı in
içine giden yolun ortasında
beni bekle!
acılarımın anahtarlarını bulabilirsem
gelip sana çarpacağım
ya da chopin’in beni itmesini bekleyip
üstüne düşeceğim…

her halükarda
yaramaz bir çocuk,
bir elinde annesinin eli
bir elinde jilet koleksiyonu
sana doğru gelecek
ve ben
bir yaz gecesi
rakı içerken
onu aldıracağım…

mathilda,
anla!

“iyi insan” olmak
bize hiçbir zaman
yakışmayacak…

bu yakınlarda birlikte ölebileceğimiz bir yer var mı?

Ümit Aydın

Epitaph_by_Deepinswim Mathilda F