Burdayım Sözümde

…Düşüyorum
Karıncanın peşine minik depremler oluyor
Yabanıl ot kokuları, sonra düşler, düşüyorum…
Puslu bir görüntü tarih dediğimiz ve kirli
Sular buharlaşıyor buluşalım dediğin denizde

Burdayım sözümde,yanlışsa da bu istasyon
Bir ben yitirmedim galiba belleğimi bir de
Şiir yazanlar, ne kadardılar ve nerdeydiler
Hatıralar üretiyorum telgraf tellerinden
Akşamüstleri fesleğenleri suluyorum
Bekle demiyorum kimseye, unutma demiyorum

Acı soysuzlaşınca tiranlaşıyor belleksizlik
İnat ve öfke, kaybediş ve kayboluş oluyoruz
Komikti dıştan bakınca dünya ama hırçın
Ayışığı, telgraf direkleri ve fesleğenler
Burdayız işte durgun bir sessizlikteyiz şimdi

Unutulan bir şey kaldı mı diye soruyor tiran
Kampana çalarken çöldeyiz o geniş çevrende
Mısır’ı soyun diyordu Musa belleksizdir firavun
Babil ve burası iki istasyon iki uzak nokta
Belki bir imgede düzlem olabilen iki grilik

Düşler ve tarih inilecek son istasyon
Burdayım işte güzel bir yanlıştayım şimdi
Beklemesini bilmiyor acelesi olan ve nedense
Çekip gidiyorlar, kalanlar o kadar azız ki
O kadar azız ki mutluluk bile bizden çok

Ahmet Telli

484470_360201870716617_1664514763_n Burdayım Sözümde

Yaralar

İlk yaram diken yarası,
Çakır dikeni yeşildir aldanılır,
Kavgalarda, gezintilerde, çocuk keşiflerinde
Ah, yaralandım diyebilirsiniz.
Bütün dikenleri bağışlıyorum.

Sonra sonra açılan boşluklardan
Sevdiğiniz, dost olduğunuz, bel bağladığınız
Birinin kayıp gittiğini hatırlarsanız,
Sessizce… ah, yaralandım diyebilirsiniz,
Bütün ölenleri bağışlıyorum.

Başıboş gezdiğiniz bahar günlerinde,
Kalb ağrısı, kalb yarası dedikleri
İlk aşkınızın acıları başlar,
Ah, yaralandım diyebilirsiniz,
Bütün kadınları bağışlıyorum.

Sonra gezip göreceksiniz, öğreneceksiniz,
Hele Paşalıdan Fakılıya, o sonsuz ekenekte,
Kökünü tarla faresinin kemirdiği buğdaya,
Buğdaya benziyeceksiniz…
Bir acı, bir acı ki kemirecek kalbinizi kökünden,
Gezdikçe, gördükçe, öğrendikçe,
Bütün acılardan gayri, üstün ve ağır,
O acıyı çekeceksiniz ömrünüzce.
Buğday misali, köksüz, kemirilmiş,
Yerlere serili, başlarınız düşmüş,
Yatacaksınız aynı toprağın üstünde,
Kıraç yorgan bin yılları örtmüş…
Bu acıda ne çocukluk, ne ölüm, ne aşk,
Yalnızca bir tek şey gizli günahlarımız…
Çekeceğiz gördükçe, gezdikçe, öğrendikçe,
Bağışlayamayız hiç bir zaman kendimizi.

Ceyhun Atuf Kansu

302402_10151069969173815_803057862_n Yaralar

Beni Güzel Hatırla

beni güzel hatırla
bunlar son satırlar….
farzet ki bir rüzgardım
esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur
sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu…
kaybolup gittim
belki de bir ruyadım senin için
uyandın ve ben bittim….

beni güzel hatırla
çünkü sevdim seni ben
herşeyini….
sana sırdaş oldum
dost oldum koynumda ağladın
yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
beni üzdün kınamadım
alışıktım vefasızlığa
el oldun aldırmadım…

beni güzel hatırla
sayfalarca mektup bıraktım sana…
şiirler yazdım her gece
çoğunu okutmadım
sakladım günahını sevabını içimde
sessizce gittim…
senden öncekiler gibi sen de
anlamadın…..

beni güzel hatırla
sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar…
gülüşümü….
gözlerimi…
sonra sesimi bıraktım
en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka….
söylenmemiş merhaba’lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda…
ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda….

beni güzel hatırla
dizlerimde uyuduğunu düşün
saçını okşadığımı
üşüyen ellerini ısıttığımı
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
alnından öptüğüm dakikaları……
birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun?
bu da sana son sürprizim olsun:
şimdi seninle yaşan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla
gidiyorum…..

Okan Savcı

picc-nkdua1q0r-187864-420-518 Beni Güzel Hatırla

Aynı Lambalar

Kibritle oynarken yangın çıkaran sarsak yıllar
Bir daha hiç geçit vermeyen veda sözleri
Yılların sıradağlarında uzaklaştı bizden
Yüreğimizden kopup giden ayrılık trenleri
Biliyorum aynı lambaların aydınlattığı yalnızlıkta geçti
Aldatılmış duygulardan ayrı ayrı geçerek vardığımız korunaklı siperler
Senin içini ürperten geceleri ben duymadım mı içimde?
Hayat herşeyi alır sanırken
Oyunlarımızı ıslatan yağmurlarda kaldı
Bir bizim icat ettiğimiz saatler
İlk öğrenilen yalnızlık aslında geç keşfedilir
Dalgın resimlerin derinleştirdiği mazi
Gün gelip bütün zamanları ele geçirdiğinde
Anlarsın başkalarına giden bizden çalınmış günler
Ne zamandır buradayım
Gel öp beni
Neredeysen ve nasılsan önemi yok gel öp beni
Suyunu,uykunu,azığını uzun tut gel öp beni
Birbirimizi bağışlayacak,birbirimize yeni sözcükler bulacak,
Ölmeden önce yeniden görüşüp konuşacak yaşa gelmedik mi?
İkinci ufkun saatindeyiz şimdi
Gözlerim trenlerde, gel öp beni.

Murathan Mungan

2636-water-67un-475-599 Aynı Lambalar

Keşke

Deniz kokulu taşlar döşenmişti yollara
Ben bile bilmiyordum nerde ayrıldık
söndür küllenmiş sözcüklerini geçmiş zaman
sararan filizleri geç
yorumu gökyüzüne bırakılmış uçurtmalı tepeleri
uzun bir yol için aldığın ne varsa bırak ardında
saklayabilseydim dalgın bakışlarımı böyle zamanlar için
saçlarını taradığım sular, rüzgar ve karanlık
bak adın yazılı yeşim taşından örülü duvarda!

Murathan Mungan

304941_361463733923764_2105251018_n Keşke

Yüreğime Veda Ediyorum

Ay yıldızlarla oynaşırken
Acımasızdı geceler
Benden yana…

Ayazında üşüttüler beni
Ne kadar dil döktüysem de
Bir türlü vermediler seni.

Düşüncelerimde küllendim.
Bıkmadan usanmadan
Yaktığım ağıtlarla
Gecelerden
Seni dilendim.
Hüzünlerimi taç yapıp başıma taktım
Sadece yüreğimi değil
Ömrümü ateşe verdim, yaktım

Yine de
Olmazdı bir sitemim
Son ümidim etmeseydi firar

Şimdi yolun sonundayım
Dönülmez kararların narındayım

Artık biliyorum ..

Denk gelmeyecek ömrüm
Ömrünle

Birazdan
Veda edip gideceğim

Senle dolu yüreğime….

Almira Şehrazat

tumblr_m8jydd9apC1rywysso1_500 Yüreğime Veda Ediyorum

Güzelleme

Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların
Bunlar o kadar güzel ki artık o kadar olur
Bunlar da saçların işte akşamdan çözülü
Bak bu sensin çocuğum enine boyuna
Bu da yatak olduğuna göre altımızdaki
Sabahlara kadar koynumda yatmışsın
Bak bende yalan yok vallahi billahi
Sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur

İşe bak sen gözlerin de burda
Gözlerinin ucu da burda yaşamaya alışık
İyi ki burda yoksa ben ne yapardım
Bak çocuğum kolların işte çıplak işte
Bak gizlisi saklısı kalmadı günümüzün
Gözlerin sabahın sekizinde bana açık
Ne günah işlediysek yarı yarıya

Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların
Bunların konuşması olur öpülmesi olur
Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde
Vapurdaydık vapur kıyıya gidiyordu
Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu
Uzanmış seni usulca öpmüştüm
Hemen yanımızdan balıklar gidiyordu.

Cemal Süreya

564464_468596886483778_584850469_n Güzelleme

Üstü Kalsın

Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir…

Üstü kalsın…

Cemal Süreya

327754_480589521951181_1294969564_o Üstü Kalsın

Üvercinka

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil

Cemal Süreya

cemalsureya-uvercinka5170373235309986906 Üvercinka

hepsi bu

topu topu sesini duymaktı amacım
çok değil, altı da, üstü de, hepsi bu
kaç kapının arkasına sakladınki
bulamıyorum yankısını sesimin…

zifir karanlıkta görmeyen göz,
demiri kemiren pas,
dudağı çatlatan tuz
susmuş sarkı kadar kederlidir
çocukluğumun bayrak törenleri…

bir iğde kokususun
bir kenti yoldan çıkaran sokaklardan birisin
bir yolsun, ayaklanmış bir günsün birbaşına…

küfür ki, bir iç çekmeden de kısadır
bir yolculuktur, sonu belli olmayan
açık yaradır, hiç kapanmayan…

Fadıl Öztürk

tumblr_m63ecmU92n1qhoqwfo1_500 hepsi bu