Ruhumun Oğlu

niyobe Ruhumun Oğlu

Ey ruhumun oğlu!
Her yerde dalgalanıyorsun,
Gece fırtınalarının dalgalarını
Şafakla yatıştırıyorsun.
Fakat acı günlerin köpüğü
Bulanık ve ağır
Fırlatıyor seni yeniden
Gecelerimin diplerine…
Sen, ruhumun
Ardına kadar açık
En gizli yerlerine
Sevgiyle bekçilik ediyorsun;
Koruyorsun onu
Bütün saldırılara karşı.
Ne zaman
Bir an için gitmen gerekse
Sıkıntılar
Hızla yöneliyor içime.
Fakat sen
Karanlık eşikte
Açarak beyaz, geniş kanatlarını
Onu engelliyorsun.
Bir şafak aydınlığıyla
İyileştiriyorsun gecenin acılarını,
Karşılıyorsun beni
Sabahın dalgalarında.
Beni ağır uykumdan kaldıran
Şafağın parlaklığı değil
Senin ellerinin dokunuşudur
Yastığıma kadar ulaşan…
Varsın herkes
Senin burada olmadığını söylesin,
Desinler ki
Sen uzak bir ülkedesin;
Ah, nasıl da aptallar,
Haksızlar nasıl da!
Ruhun benimledir
Sen benimlesin;
Onlar içinse
Sadece bir gölgesin;
Onlar, bir gölgeye sahipler.
Uçup geliyor uzaktan
Çevik kanatlarında rüzgarın
Yakıcı parıltısıyla
Senin her bakışın.
Onunla ısınıyorum
Ve sevinçle donanarak
Topluyorum hasadını
Aydınlık bakışlarının.
Sen onları gecenin sessizliğinde
Yıldızlar gibi saçıyorsun,
Her yerde dalgalanıyorsun
Ey ruhumun oğlu!

Jose Marti

Sevgili Yakınlığı

richard-gale-gc3bcn-doc49fumu Sevgili Yakınlığı

Seni hatırlarım sulara günün
Şavkı vurunca;
Seni hatırlarım, dağlara ay
Renkler verince.
Seni görür gözüm uzak yollarda
Tozlar kalkarken;
Derin gecelerde, dağ yollarında
Yolcu titrerken.
Seni işitirim, boğuk seslerle
Su yükselince;
Kırlarda sükutu dinlerim gece
Her şey susunca;
Uzakta da olsan, ben yanındayım,
Sen yanımdasın.
Gün söker, yıldızlar ışır gökte, ah.
Burada olsaydın.

Geothe

Yanan Yüz

gun-batimi-manzaralari-4 Yanan Yüz

Sıcak bir yüz yanarak
düşer mavi yağmura
mavi kanatlı günlerden

Aklın nötronunu
patlatır gece
isimsiz bir öykü gibi

Ve neyin çıplaklığıysa o
yiter kendi kıyısızlığında
günler ve geceler boyunca

Stein Steinarr
Çeviri: T.Asi Balkar

Auschwitz’den Sonra

3515033-md Auschwitz'den Sonra

Öfke,
kara bir orak gibi,
kuşatır beni.
Her gün,
bir Nazi
götürürdü, sabah saat 8’de, bir bebeği
ve kahvaltı için hafif ateşte
pişirdi tavasında.

Ve ölüm bakar ilgisiz bir gözle
ve kazır tırnak diplerindeki kiri.

İnsan şeytandır,
Bağırırım avaz avaz.
İnsan bir çiçektir
yakılmamalı,
Bağırırım avaz avaz.
İnsan
çamurlara bulanmış bir kuştur,
Bağırırım avaz avaz.

Ve ölüm bakar ilgisiz bir gözle
ve kaşır kıçını.

İnsan minik pembe ayakları ile,
olağanüstü parmakları ile
bir tapınak değildir
ama bir keneftir.
Bağırırım avaz avaz.
İnsan, bir daha asla bardak kaldırmasın.
İnsan, bir daha asla kitap yazmasın.
İnsan, bir daha asla ayakkabısını giymesin.
İnsan, bir daha asla gözlerini açmasın
bu tatlı Temmuz gecesinde.
Asla.Asla.Asla.Asla.Asla.
Bağırırım avaz avaz bütün bunları.

Yalvarırım Tanrı işitmesin beni.

Anne Sexton
Çeviri: T.Asi Balkar

Gidiyoruz, Tozlanmış Yüreklerimizle

cute-day-daydream-dream-forest-Favim.com-117337 Gidiyoruz, Tozlanmış Yüreklerimizle

Gidiyoruz, tozlanmış, onca yitirişten
nicedir katılaşmış yüreklerimizle.
Yalnız bizi dinlememeleri değil mesele,
sağırlaşmışlar da üstelik, tozlanmış
inlemeleri duyup yakınamayacak kadar.

Şarkı söylüyoruz, ezgi yüreğimizde.
Oradan çıkabildiği hiç duyulmamış.
Yalnız arada bilenlere rastlanırmış:
Tutan olmamıştı bizi, kalalım diye.

Duyuyoruz. Paydos artık ağırdan yürümeye.
İşin sonu da kalmayacak yoksa.
Ve çeviriyoruz gözlerimizi Tanrıya:
Alın terimizin karşılığıdır ayrılık!

Ingeborg Bachmann
Çeviri: Ahmet Cemal

Helen’e Yeni Sone

15358732-md Helen'e Yeni Sone

Yaşlandığında (dediği gibi Ronsard’ın)
yazdığım bu dizeleri anımsayacaksın.
Memelerin hüzün duyacak çocuklarını emzirmekten
yaşamının, boşluğunun bu son dip sürgünleri.

Öyle uzakta olacağım ki balmumundan iki elin
çıplak kalıntılarımla işleyecekler belleğini.
Bazen ilkbaharda kar yağdığını anlayacaksın
ve ilkbahar karının en acımasız kar olduğunu.

Öyle uzakta olacağım ki yaşamına
dolu bir testi gibi boşalttığım aşk ve acının
ellerimde ölmekten başka yazgısı olmayacak…

Bitkin! çok geç, gençlik elden gitmiş olacak,
çok geç olacak çünkü çiçekler tek bir koku verir
ve çağırdığında çok uzakta olacağım…

Pablo Neruda

Paranoya Kırlangıcım Paranoya

confused-cute-depressao-depressive-girl-Favim.com-211756 Paranoya Kırlangıcım Paranoya

İnsan güneşle dünyanın arasındadır
Senin sağında, benim solumda
hep ortasındadır ölümün
Durur bir nefesle bir nefes
arasında bir yerde, sabahla akşam
arasında her şeyi şaşırabilir
Yaprağa düşen yağmurdur
yapraktan düşen damla
Ne yapabilir, rüzgârından
merhamet dilemekten başka.

İnsan şaşırdıkça
delinir şüphe torbası
zehirler gözü.

Seni var ya, inleyişinden tanırım
kiminle öpüşsen duyarım sesini
teninin duygusu bulaşır, ateşi, kokusu
bacaklarının arasından ürperti
dudaklarına dolaşır
seğirir damar gibi

İnsanla herkes arasında nahoş tecrübe
Kırlangıcın zamansız göç nedenidir
O yüzden tizdir gagasından fışkıran
Bir daha dönmez yurduna.

Kalp, inleyişinden tanınır
Bir öpünce, bir de kırılınca.

Mahmut Temizyürek

5. Şarkı

 

Kederli de olsa mevsim ve kuşlar ;
Aşk uğruna acı çeken ,
Soylu kalp kırılmaz.
İyi bilir neler yaşanacağını ,
Aşka düşünce ;
Acısıyla tatlısıyla ,
Neşesiyle kederiyle.
Doyumsuz aşkı arar hep cesur olanlar ;
Çünkü , bu bitimsiz macerada ,
Oraya çıkar bütün yollar.
Cesur ve korkusuz ,
Hazırdırlar herşeye ;
Aşkın onlara vereceği ,
Avuntu da olsa yıkım da.
Sözler yetmez , aşkın huylarını anlatmaya.
Çünkü , büyülenmiş bile olsa bir aşık ;
Mutluluğu geri alırsa aşk kalır yarı yolda.
Aşk bir kez dokununca ,
Dayanamaz hiç kimse ;
Geçen o tanımsız ,
Saatlerin tadına.
Vefasızdır aşk illa ki ;
Bazen ateşli , bazen soğuk ,
Bir saygısız , bir utangaç.
Aşk sizi ,
Büyüleyen ve tutsak eden
Mutlak gücüne ;
Borcunuzu ödemeye çağırır.
Bazen kincidir , bazen sevecen ,
Bir uzaklardadır ,bir yanı başınızda ;
Aşkın cilveleridir bunlar.
Anlayana ne mutlu !
Sıcacık sarılırken ,
Aşk serer yerlere ;
Bazen , tek bir darbeyle.
Bazen yükseklerde , bazen yerle bir ,
Bir gözden uzak , bir sınırda ,
Aşkın koynuna ancak ;
Sonunda gerçek tadına ,
Varmak amacıyla ,
Maceraya atılmayı
Bilenler girebilir.
Bazen ağır , bazen tüyden hafif ,
Bir karanlıktır , bir duru ve aydınlık ;
Özgürlükte huzur ,yasakta korku var.
Alırken de verirken de ,
Yaşayacaklardır bunu ;
Aşkın peşinde koşan ,
Macera seven kalpler.

Hadewijch
Çeviri : Murat Acar

hadewijch- 5. Şarkı

Aşkın Paradoksları

 

Aşkın en hoş yanıdır fırtınalı oluşu;
En güzel biçimidir, en derin uçurumu.
Onda yolunu kaybetmek, ona yaklaşmaktır;
Özlemden ölmek, onu tatmak ve doymaktır.
Ümitsizliği inançtır ,
En derin yarası şifadır;
Uğrunda acı çekmek, huzur bulmaktır.
Saklanması, onu her an aramaktır;
yolunda yorgun düşmekse, sağlıktır.
Onun bir sır olduğu, hakkında bilebileceğimiz biricik şeydir ;
Eli sıkılığı, cömertliğidir.
Konuşmaması, en güzel söylemidir.
Onun tarafından hapsedilmek, özgürlüğün ta kendisidir ;
En acı darbesi, en tatlı tesellisidir.
İnsafsızca soyması kazançtır;
Geri çekilmesi, yanaşmasıdır.
En derin sessizliği en güzel şarkısıdır,
En şiddetli öfkesi en içten selamıdır,
En insafsız tehdidi en saf vefasıdır;
Kederi , bütün acıların dinmesidir.
Aşk hakkında, çok şey söyleyebiliriz daha:
Varlığı, her şeyden yoksun olmaktır.
En gerçek bağlılığı, yüzüstü bırakır ve
En yükseğe çıkışı , gömer bizi derinlere.
Yoksulluktur, en büyük serveti;
İflasımız demektir, onun iyiliği.
Sevecen ilgisi, yaralarımızı kanatır,
Sofrası açlık, bilgisi hatadır;
Ayartmadır okulunun geleneği, görgüsüyse aldatmadır.
Onunla karşılaşmak, yakalanmaktır acımasız fırtınalara;
Asla erişilmez ondaki huzura.
Onun açıklığı, bütünüyle gizlenmesidir aslında;
Armağanları hırsızlıktır.
Verdiği tüm sözler yalandır,
Doğruluğu aldatmadır;
Yalan gelir güveni birçoklarına.
Ben ya da gördüğü mucizelerle,
Aşkın kendine sakladığını elde ettiğini sanıp,
Aldanmış olan bir başkası;
İçtenlikle tanıklık edebiliriz bunlara her an,
Aşkın tuzağına bir kez düştüğümüz zaman.
Onun tüm oyunlarını öğrendim
Ve ona karşı farklı bir şey denedim;
Ne tehditlerine kulak astım,
Ne de inanıp sözlerine kandım!
Ne olursa olsun, kendimi ona vereceğim;
Cana yakın ya da acımasız, hepsi bir benim için.

Hadewijch
Çeviri : Murat Acar

Hadewijch Aşkın Paradoksları

Seni Seviyorum

Tanımadığım bütün kadınlar adına seviyorum seni
Yaşamadığım bütün çağlar adına seviyorum seni
Enginlerin kokusu sıcak ekmeğin kokusu adına
İlk çiçekler adına eriyen kar adına
İnsanın ürkmediği temiz kalpli hayvanlar adına
Sevmek adına seviyorum seni
Sevmediğim bütün kadınlar adına seviyorum seni

Kim yansıyor bana sen değilsen ben kendimi pek az görüyorum
Sensiz uzayıp giden bir çöl görürüm yalnız
Geçmiş ile bugün arasında
Bütün bu ölüler vardı atlayıp geçtiğim samanın üzerinde
Delemedim aynamın duvarını
Yaşamı sözcük sözcük öğrenmem gerekti bana
Unutur gibi

Benimki olmayan bilgeliğin adına seviyorum seni
Sağlık adına
Yalnız kuruntu olan her şeye karşı seviyorum seni
Zorla tutmadığım bu ölümsüz yürek adına
Sen kuşku sanıyorsun kendini oysa akılsın
Sen başımda yükselen güneşsin
Güvendiğim zaman kendime.

Paul Eluard

images-1 Seni Seviyorum