Bir kadeh rakı

blogger-image-1794395136 Bir kadeh rakı

Burda bir Ahmet Erhan var uzakta
Defterini dürmüş ve Bingöl’de bir dağ köyü kadar yalnız
Aylardır aramadınız yolları da kapanmadı
Ayakizleri betonlarınızın üzerinde saklıdır

Burda bir Ahmet Erhan var uzakta
Taşikardi ülser ve panik ataklı anksiyeteyle dalaşır
Aşağıeğlence’den çıkın Etlik İlkokulu’nun altında
Ankara’da bir belediye otobüsü yalnızlığını yaşar
Görseniz bir yerlerden hatırlarsınız mutlaka

Elleri artık titriyor eski gibi değil
Başını sanki dünyayı taşıyormuşçasına yorgun tutuyor.
Burda bir Ahmet Erhan var uzakta
Gözleri şehrinizin bütün dumanlarıyla kaplıdır

-Bir kadeh rakının kırk yıl hatırı vardır

Ahmet Erhan

Bir resim olarak

179917_3970222495677_1283938532_4771854_16676651_n Bir resim olarak

Önceden bir tutam hüzündüm-işte nasıl bilirsen
Ayaklarımı savurur da sonra toplardım sokaklardan evlere
Akşam olurdu;eşiklerde durur boyası dökük kapıları aralardım
Aklımda binlerce kitap adı ve binlerce şiirle.

Eski püskü bir resim olarak kimliğimde taşıyorum
şimdi çocukluğu
Ceplerimde papatyaları unutmaktan sanık ellerim
Bir ırmağın kaynağında dinelipdenize kavuşmayı
düşlüyorum gün boyu
Kulaklarımda uğultusu motor seslerinin.

Göğün saçlarımla dalaştığını bilmesem buna bir ad verirdim
Sofrada beni bekleyenlere ağaçları gösterirdim ya da
Çiçekli masa örtüsüne aldanarak dönüverirdim
o kırlara
Vitrinlere cepleriyle bakan insanları görmesembuna
bir ad verirdim
Aklım her gün sorularla sorularla uğunmasa
Belki de dünyayı bir anahtar deliğinden gözlemekle
yetinecektim

Önceden bir tutam hüzündüm-işte nasıl bilirsen
Ayaklarımı savurur da sonra toplardım sokaklardan evlere
Akşam olurdu;eşiklerde durur boyası dökük kapıları aralardım
Aklımda binlerce kitap adı ve binlerce şiirle.

Ahmet Erhan

Buluşma

blogger-image-1036406247 Buluşma

Hiçlik’te bulaşalım sevgilim oturup konuşalım
Dört yanımız dizboyu insan
Yağmurdan bile usanalım
Yağmurla sevişirken

Bende inanmaların çağı geçti
Sende sanki ilkbahar
Bizimkisi karşıtların birliği
Böyle sevgili olunur herhal

Nihilist bir otobiyografi
Buldum iç cebime astım
Ben de bir kelimeyim ölümün dağarcığında
Türkiye benim yurdum

Hiçlik’te buluşalım öpüşürken göz kırpalım
Başağrısı çekelim üç gün üç gece
Yalnızlığın sularını bulandıralım
Görünmesin bir şey geride

Ben ki boynumda süpürgeler taşırım
Ardımdan gelenler ırgalamaz
Hiçlik’te buluşalım ve konuşmayalım
Dünyaya çarpan yürek onmaz

Hızla yaşadım genç ölmedim
Bir koşuymuş yaşam geç anladım
Otuzu geçiyorken saate baktım
Ben yanlız bir adamım tırnaklarım uzamaz

Beni kimseler sevmez.

Ahmet Erhan

Çözemediğim

IMG_2116 Çözemediğim

Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
Sualtı gibi derinlerde sessizce bekleyen
Dirensem daha ne kadar direnebilirim artık
Nereye kadar gidebilirim gitsem?

Aradığım nedir o kentten bu kente?
Adressiz yaşamak da sıkar insanı gün gelir
Gider heyecanlar istekler gülümseyişler
Yüreğimdeki denizin suları birden çekilir.

Özleyip de vardığım her yerden hemen kaçsam diyorum
Ne aradığımı biliyorum ne bulduğumu
Bilmem neresinde yanıldım ben bu hayatın?
Yüreğimi kabartan o sevinç şimdi sonsuz bir acı oldu.

Taşlar yığılmış önüne en güzel en anlamlı duyguların
Uçsuz bucaksız bir tüneldeyim ve her yanım karanlık
Koluma giriyor bazı adamlar bir şeyler söylüyorlar
Kalıplaşmış sıkıntı verici güdük.

Oysa acı diye bir şey var bu dünyada
Ölüm var -ki yüreğimde bu boşluğu yaratan birazda odur.

Yanıbaşımda ölüp gitti dostlarım ben bakakaldım
Gözyaşlarının da bir yerlere gömüldüğü görülmüş müdür?

Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
Sanki ilk benim duyduğum garip anlatılmaz duygular
Sürse daha ne kadar sürer bu bilmiyorum
Ölümü ve hayatı yanyana düşünmesini ne zaman öğrenir çocuklar?

Ahmet Erhan

Göçmen çiçek

543004_3970253056441_1283938532_4771863_1722313828_n Göçmen çiçek

Aykırı bir uçurumum yolunun üzerinde
Elini uzatacağın dalları yamacında saklayan
Birdenbire patlayan
Bir çığlığım sessizliğinde
Ele-güne karşı seni utandıran.

Yaz günü palto giyerim
Ceplerim dolu dolu şiir
Gören beni deli sanır
Adım kaçığa çıkar
keşke kaçsam
Keşke kaçabilsem şu dünyadan.

Aykırı bir şiirim kitabının arasında
Kargacık burgacık bir yazıyla yazılmış
Sondan okumaya başla
Nokta koy her dizenin önüne
Anlamaya çalış

Bedeninin bir noktasından dalıp
Yüreğini bulabilirim
Geceyse başlar yastığa düşerse
Ve yorgunsa yüzün
Yıldızları soluğumla bir bir ateşleyip
Kandiller gibi başucuna koyabilirim
Ey bütün tufanların ardında
Bulduğum dinginlik!
Göçmen çiçeği dünyanın
Kökleri ardısıra sürükleyen çılgınlık!
Madem ki yaşam bu
Madem ki taşın taş olmaktan öte
bir umarı yok
Bir türkü söyle kadınım
Yürüsün dünyaya mutluluk.

Yağıyor incecik bir yağmur dışarda
Yüzün çamurlar üstünde tüten buhur
Islak toprak kokusu
Doluyor odama
Sıkılıyorum
Kitapların üstüme yıkılacağından
Korkuyorum şimdi
Yel esiyor
Söküyor duvardaki bir resmi
Yerine senin yüzünü koyuyor.

Yüzün şimdi karşımda
Yüzün akşam karanlığında
Toprağın üstüne bırakılmış
Bir demet çiçek gibi parlıyor

O zaman açıyorum
Bütün perdeleri
O zaman yakıyorum
Bütün ışıkları
Camları darmadağın ediyorum
Yüzünü avuçlarıma alıyorum
Alnını öpüyorum
Dünyayı öper gibi.

Sana uzanamadığım gün
Ellerim yok sanıyorum
Senin bakışlarını yakalayamadığım gün
Gözlerim yok
O zaman bir yumruk
bütün gücüyle vuruyor
Eski bir piyanonun tuşlarına
Binlerce martı
Kayalıklara çarparak ölüyor
Ayışığı tutkal gibi
Yapışıyor pencereme
Açamıyorum perdeleri
Şiir yok artık
Türkü dindi

Meyvelerini taşıyamayan
Ağaçlar gibiyim
Sularını taşıran ırmaklar gibi
Bu kadar mutluluk çok bana
Onu günlere
Onu aylara bölmeliyim
Ve bir tek gülüşünü senin
Kutlamalıyım yıllarca.

Sana yüreğimde bir sürgün yeri
Göçüp konacak
Bir toprak yaratsam
Kadınım sarışınlığının bittiği anı
Gizli bir esmerliğe eklesem
göçmen çiçek
Her yerin yabancısı
Yolların yolların ötesinde
bize bir tek
Yarınlar kaldı
Göğün tükenip denizin
Başladığı yerde

Ahmet Erhan

Düş(me) ler../..aşk bitti

I

..üstat, beni müsait bir şiirde indir…

bugün bir şiir bile uğramadı yanıma
sana uğradı mı bilmiyorum
pencere kenarında yağmuru seyrettik yalnızlığımla,
balkona astığımız düşlerimizi içeri aldıktan sonra

kimsenin öğretmediği bir şeyi öğretmeni dilerdim../..ayrılırken
ama sen herkesin öğrettiğini yineledin
şimdi aşk../..inançlarını yitiren bir ayyaştır köprü altlarımda

deniz kabuklarından bir mumluk yapmıştım sana,
vermeye zamanım olmadı
şimdilerde içinde yakıyorum,
sesini duyuramayan kelimelerimin yorgunluğunu
biliyor musun../..bilmem
sen cümlelerimin 1. Kordonuydun

II

..susmaya gidiyorum…/..birazdan dönerim..

acil servis gibi yetiştim bütün kanamalı sevdalarıma
yanlarına gittiğimde,
odaları boştu, çarşafları temiz
bir küçük not bile yoktu../..”kurtardığınız için teşekkür ederiz”

bu yüzden emekliliğimi istedim yorgun aşkların baş hekiminden
tazminatım suskunluk
beni ait olmadığım şehirlerde aramayın,
adresimin caddesi../..burukluk

III

..teri soğumamış bir ayrılıkla içilen özlem, ateş yapar..

dün gibi hatırlıyorum ayrıldığımız günü
24 ocak../..kış../..kıyamet../..felaket
sanki herkes beni görmek için toplanmıştı şehir meydanında
parmaklarıyla gösteriyorlardı../..“işte bu kadın terk edildi” naralarıyla
bu günlerde../.dalgasını geçebiliyorum vedaların
o günlerde../..serum kokularına bulaşmıştı bütün kılcal damarlarım

gerçekte kim olduğunu çok düşündüm,
özleminin yer yer sağanak yağışlı olduğu zamanlarda
galiba artık biliyorum
sen../..büyümeye zamanı olmayan çocukların,
dar zamanlarda attığı içten bir kahkahasın

beni beklemeye gidiyordun…/..galiba yolu şaşırdın

IV

…bu şiire girmek hüzünlü ve yaşlıdır..

biraz önce gözlerimden düştün
seni ıslattığım için üzgünüm
yanaklarımda kurumanı istemezdim,
dudaklarıma almışken ıslaklığını
sen../..gözlerim../..ve katre

sana yaşatmak istediğim çok şey vardı,
aşk’da kısa çubuğu ben çektim…

V

…kırgınlıklarımı kaybettim, hükümsüzdür…

sabaha karşı gittiğin için bağışladım seni
sen de kendini bağışladın mı../.. bilmiyorum
zor oldu indirmek resimlerini duvarlardan
ki tozlanma diye albümlerde yaşatmadım seni
seni../..bir “anı” olsun diye sevmedim

…ve hiç aldatmadım../..kirpiklerimle bile

çok önceleri sorduğum bir soruydu,
“şiir bir aşk’ı kurtarabilir mi? ” diye
otuzuma yaklaşırken gülümsüyorum da,
şiir bir aşk’ın ancak bekçisi olabilir

VI

…bu şiirde U dönüşü yapılmaz…

illegaldir bütün terk edişler,
ölümlerde dahil…

VII

…kızım bahara aldanma, üstüne yine de bir şiir al sen..

mayıs’ın çocuklarıyız ikimizde
belki de bu yüzden acele ettik ayrılmak için,
tenlerimizin ateşi bizi kavurmasın diye..

biliyorsun../..çok erken aldım hediyemi senden
seninkini vermek içinse çok geç

doğum günün kutlu olsun../..unutmadı giritlalesi
mumlarını söndürdüm../..yüzümde gönderdiğim dileklerin gölgesi

VII

…aşk dersem çık, ayrılık dersem çıkma..

dedim../..çıkmadın
aşk bitti…

Pelin Onay
D%C3%BC%C5%9F(me)+ler+a%C5%9Fk+bitti Düş(me) ler../..aşk bitti

Gidiyorum/kendime

puslu bir sabah ayazını peşimden sürükleyerek gidiyorum.
yalnızlığımı köhne bir sandalın sahipsiz sürüklenişine bırakırken
hüznüm ardından ağlıyordu
alışkanlığından vazgeçen bir tiryaki gibi sıkıp yumruklarımı
arkama dönüp bakmadan gidiyorum

sahibi olmadığım ama üzerime zorla giydirilen
bir beden büyük bütün kaçışları ihtiyacı olanlara bırakacaktım
vicdanım el vermedi
usulca soyundum
ve sahiplerine geri verilmek üzere bir kenara bıraktım hepsini
gidiyorum

umudum küçük bir kız çocuğu
el sallayarak çağırıyor beni uzaklardan
ısrar etmeyeceksin kalmam için ama hani olur ya
yine de etme yapamadığım tek şeydi baharda kardelen yetiştirmek
sen onu istedin mahcup oldu yüreğim
gidiyorum

oysa benim de hayallerim vardı;
dans edecektim yağmurda
sonbahar’a vedaları değil gülüşleri yapıştıracaktım
çiçekler alacaktım olur olmadık zamanlarda
fazla geldi çıplak elle çizdiğim resim tuvaline
konuşturma beni giderayak
çünkü ödünç aldım suskunluk adını verdiğin silahını
gidiyorum

eskiden olsa eteğimi çekiştirip
beni kandırırdı içimdeki çocuk
üzüleceğimi bile bile
gözlerine buzdan sarkıtları sen mi yerleştirdin?
ki artık ağlayamıyor bile
onu bu kurak duygusuz ve yeşili az topraklarda
her şey iyi olacak gibi asılsız vaatlerle büyütüp
hayata kazandırmam olanaksız
o çok sevdiğin korkularını
her mevsime açık pencerenden içeriye bırakarak
içimdeki her şeyden habersiz çocukluğumu yanıma alarak gidiyorum

sen bir bedenle sevişmek istedin
bense yüreğinle ve beyninle ve gözlerinle
adımlarımızın uyumsuz olduğunu
neden hemen kabullenemedim diye kırılarak kendime
gidiyorum

şimdi notaları sahipsiz ve öksüz kalmış yarım bir şarkıdır sevmek
canımı daha fazla acıtamayacağını bilmek
biraz olsun mutlu ediyor beni
sürüklenmiyorum dikkat et
gidiyorum
sessizce ve hiçbir şey yaşamamış gibi

bir süre sonra denize ulaşıp
korunaklı seyir defterimin ilk sayfasına taze
ve diri umutlar işleyeceğim
yüreğimi çıkartıp her şeyiyle masaya dökerken
senden daha cesur olduğum için utanma sakın
bu cesaret
çocukların masum dualarından çaldığım inatçı bir bekleyişti sadece

bana balonlar alabilecek kadar yürekli bir sevgiyi
korkularıma rağmen başım dik karşılayacağıma dair söz vererek gidiyorum

bir bedeni değil bir yüreği özlediğin vakit
umarım zamanın olur güneşin doğuşunu huzurla izlemek için

bana ait olan ve olmayan
bütün soruları ve cevapları ardımda bırakarak gidiyorum

az kullanılmış ve bayandan bir sevda bırakıyorum sana
yolun açık olsun

Pelin Onay

kadin-usurse Gidiyorum/kendime

Seni Saklayacağım

blogger-image-743932320 Seni Saklayacağım

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda çizdiklerimde
Şarkılarımda sözlerimde

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni
Yaşayacaksın gözlerimde

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı
Uyuyacak uyanacaksın

Bakacaksın benzemiyor
Gelen günler geçenlere
Dalacaksın

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır
Harcayacaksın

Seni yaşayacağım anlatılmaz
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım

Bir gün tam anlatmaya
Bakacaksın
Gözlerimi kapayacağım
Anlayacaksın

Özdemir Asaf

Bu Sevgidir

blogger-image--1690973313 Bu Sevgidir

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir
Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir
Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir
Yalnız ben biliyorsam bu aşktır
Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır

Özdemir Asaf

Bekle Dedi

Bekle dedi gitti
Ben beklemedim o da gelmedi
Ölüm gibi bir şey oldu

Özdemir Asaf

blogger-image--866337550 Bekle Dedi