Güvercin gerdanlığı

karanlıktan korkup odanın köşesine saklanan çocuk gibi
dünyanın dibine saklandım hayatı kilitlediler üstüme

sağır oda ömrüm
çıtırtı duysa kanat çırpar düşlerim
her gece çitten atlayan korkularım
uykuyu söktüler gözümden

künyemi sıktım dişlerimin arasında
kaybolmadan bulmayın beni
dilimin üstünde yabancı kelimeler
uyruğum münzevi

her sokak başında esmer kahkahalar düşürdüm
yaşımı ikiyle çarptım
ömrümü tebessümden çıkardım
avuç dolusu katreler ekledim
dibine kadar hüzün elde kalan

derken
bir adam düştü içime
beni sabaha doğuran
her lehçede benliğimi saran
nefesimi nefesine hibe ettiğim
güvercinin gerdanlığıdır
boynuma takılan…

Feyza Can

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.