Kategori: Türk Şiiri

EN SON NERDE KARŞILAŞTIK SENİNLE?

Diyelim ki mühürlenmiş bir kapının önündeBıçağın ucunda belki, karanfilsiz sabahtaYüzümüzü boydan boya geçiyorken bir nehir Dağlar oynarken yerinden, çırağı paylarken usta En son nerde karşılaştık seninle? Yarım bir şiirde belki, tamamlanmamış acıda Yeni kamçı siparişi veriliyorken örneğin Yarası kabuk tutmayan atın adına En son nerde karşılaştık seninle? Sevinçli ikindi vakti, karanfilsiz sabahta Uçurum imgesinden vazgeçmişti …

Devamını oku

Adın

Adını anıyorum yangın çıkıyorAdını anmadığım zamanlarda üşürümBütün gemilerden kovulan tayfayım benÇünkü güllerimi denize düşürürüm Olmadık zamanlarda geliyor adınKarıştırıyor beni çocukların arasınaYeniden işe alınmamı sağlıyorRicalarda bulunarak kaptana Saksılı bir pencereden giriyorGece yatısına geliyor adınSokuluyor yorganımın altınaGüzel şeyler oluyor anlatsam anlatamamDiyelim su doluyor çöldeyken matarama Adın göle inen geyik sürüsüSaklıyor avcıların tüfekleriniBir kitap dolusu şiir oluyorÇözüyor gecenin …

Devamını oku

Yedi Eyvah

Beklesen ne olacak tren bağımlı raylaraDiyor ve öneriyor aşksızın biriKamu davası açmayı biten bir aşka Ey ateşken bir kartopu olanlar!Kar olduğuna bakmayıp ateşe aşık olanlar! 7/ Dışarıda oturur gibi evde oturanlar vardırEvi ev yapan diyorum paylaşmalardırBir buğday tanesini milyonlarca başağaÇevirmek olsa gerektir ev yorgun bir yolculuktanHemen sonra gemiyi bir limana Ey evlerini gemi sananlar!Fırtınalar atlayıp …

Devamını oku

DÜŞMANIMIN SAYISI ÜÇ

Tabutuma ilk çiviyi kim çakarDoğrusu bunu merak etmiyorum daİlk kim merak eder ayakkabı numaramıÜstelik dünyayı yürümelerdenKurtulduğum sırada Ayakkabı numaram kalacak, biliyorum Ayaklarım değil de İlk kim anar adımı yas günlerindenÇıktıktan hemen sonra ve de lanetleÜçten fazla düşmanım olmadı benimUğraştım, indiremedim sayıyı bire Düştüğüm kalacak, bunu da biliyorum Yürüdüklerim değil de Abdülkadir Budak

ile

İki kişiden birinin bulunduğu yerde bir ‘ağırlık’ oluşunca; dolayısıyla da, öteki kişinin ‘ kefe’si ‘hafif’leşince, ilişki ‘kaykık’laşır: onu ‘ düzeltmek’ için bir şeyler yapmaları gerekir kişilerin —en azından birinin; en iyisi, ikisinin birden, birlikte…

BENİMSE GÖZLERİM AKAN SULARDA

ben ve ellerim uzaklarda sendenkelimeler gözyaşlarında asılı bilirim yollanımı gözetleyedururda otururken köşesinde yalnızlığın iğreti yüreğin ezik ezik olmasın anne. sensiz sanadır içimde akşamlar suskunluğun süren sorgusunda az biraz morcadır ellerim anne. ak bir yazmadır gece /örter başını düşmüştür yollara yana yakıla yürekleri itrek karanlıklara sarkıtılır parmaklar seherlere düşen ayrılıktır kuşluklar kıyılardan avuçlanır annebenimse gözlerim akan …

Devamını oku

GÜL İÇİN İLAHİ

İnsanlar bir gülü bir senetleDeğiştirmeye alıştılarİnsanlar başka insanların hayatınıBir hezaren sandalye midir hayatDizip kaldırmaya alıştılarİnsanlar yüreği ve onuru, alıştılarYelin üflediği yaprak mıdır onurYürek arsız otlar gibi ayak altındaTanımıyor kimde kimseyiVe kendini tanımak istemiyorİnsan tanımazsa kendini insanNasıl varolabilir Bu yüzden dünya hey koca dünyaDönüyor bir ölüler ülkesineSusanlar şimdilikOyunun dışına düşenlerYalnız onlar doğrulup kalkacaklarGün kıyamete erdiğinde Gülten …

Devamını oku

Gömlek

Hüznümle vedalaşmayıbana öğretmedileryüzümde eğri takılmış gülümsemeGörünmez kaldı kendi diktiğimBana giydirdikleri gömleği gösterdim. Gülten Akın Gün kendini değiştiriyor. Ama insan kendini değiştiremiyor. Yılların getirip yüklediği ağırlıklar var, bedende, yürekte. Susmuyor, geri çekilmiyor, dinlenmiyor bir an. Bitkin uyanıyor. Düşler bile aynı, hep aynı. Dar ve kısır yaşamdan olmalı; yaşlılık işte…… Pazartesi ve Cuma günleri ikinci hayatımı yaşıyorum …

Devamını oku

Kızkırgın

Nice yıl birlikte yaşadıkve bu nice ayrılık kihiç karşılaşmadık, bir anne bir kız senin yüreğin, bilmiyorum bana örtükbenimkinde birike birike sıkışmışbunalmış bir hasret yüzünün ipeğine dokunmuş gibieski ellerim ansıya ansıyabir bulutla bir gökyüzü arasında kaldım bana yetsin uzaklığın ordahiç yitmiyor mademmadem hiç karşılaşmadık aynı şehirdeyken kim öğrendi bugüne dekhasreti dönüştüren kimyayıben kendi kendime kendi kendimehasretinle …

Devamını oku

Akla Veda

Yarayı aldık, kurşun içerde kaldı.İyisin, buna sarılabilirsin.Kalede nefesini tutmuş ölü balıkBenimse bir ırmağın kenarında sesim. Ölüm yakıştı sana, her sabah saçlarını tarayıpGöndere çekilmiş bir hayat içinOkullara götürdüğün gençliğinBeni, kimsesiz bir kümbete çıkardı yaşamak. Kaç milyar insan çalıştırıyor yalnızlık?Okumadan da öğrenebilirdin bu kadar felsefeyi:Annen mutfakta neden ağladı? Soner Karakuş