hüzün ki en çok yakışandır bizebelki de en çok anladığımız biz ki sessiz ve yağızbir yazın yumağını çözerekve ölümü bir kepenek gibi örtüp üstümüzeovayı köpürte köpürte akan küheylanve günleri hoyrat bir mahmuzya da atlastan bir çarkıfelekgibi döndüre döndürebir mapustan bir mapusa yollandığımız biz, ey sürgünlerin nâzım’ı derkentutkulu, sevecen ve yalnızgerek acının teleğinden ve gereklâcivert gergefinde …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Yollar ve Zaman
sen bir yalnızlığı koşup gittin debir yerde buluşulur diye, belki de… elbet buluşulur, orda, o yerde…bir hüzün töreniyle kutlanırbulunur birşeyler ve saklanırsaklanan Zaman mı, yoksa yol muduraranır bahçelerde ve şiirlerde kimbilir ki dündür, olgundur kalbimizyollarsa her zaman biraz küskündüryokuşlarda ve inişlerde…Zaman’dır seni sardığım kumaşbekledin, örtülsün ki yavaş yavaş…erguvandın, kayboldun dilegelişlerde Hilmi Yavuz
Şub 23
Yalın Ölüm
“Beni hatırlayın dostlar” demedenHatırlanmayı bir küçük çocuğun,Bir insan ömrü kadar ancak yaşayacakBeynine bırakır ve ölür kanarya…Bizim ömrümüzün son buluşu, kalınBir cilt gibi…Oysa bir gül yaprağı gibi ince ve yalınOlmalısın Ey Ölüm. Hüsrev Hatemi
Şub 23
Su
Konuşmam artık, ağır sözler söylemembir düş için sabahları göğsüme sedeftenbir çiçek işlerim Hiç bilmedim,konuştuklarımdan ne anladın,ormanın korkunçluğunu söyledim,ovanın serinliğini sustum,sen uzun bir uykuyu uyudun, ben düş gördüm Durmadan bir yoldan söz ettim:suyum ben, adımı unutmadım,dolanıp, bir gün yanına düştüğümbir dağdan söz ettim;dünyanın işine karışmadım,beni avutmaz dünya, beni tutmaz da,dolanıp içinde kirininyine temiz geldim. Göğsümde sedeften …
Şub 23
Ova
İki yanım dağ,üşüdüm heybetindenBir adım daha güneşe, bir adım dahabir adım derken… genişledimuzağım artık kendimden. Kurumuş bir bataklık göğsümde,ayaklarımdan uzak duruyor su.Ve sessizliğin yankısıyla kuruyorumkendimi yeniden Mutlak ıssızlıkla buluştum,mutlak kopmuştum hatıradan.Bir şey değilim ben,geç benden. Ağaç tutunacaksa bende, köklerine güvensinyol gidecekse, varsın gideceği yere.Sabahın sisi ayaklarımı yalıyorgece de geçecek benden. Sustum. Yeryüzü olacağı gibi olsun. …
Şub 23
Yaseminlerin Sabahı
Gökyüzü bulut bulut uyanıyorduTanrının büyük yalnızlığındanAğaçlar birer ses salkımıydı kuşların ağzındaAyın puslu cümlesinde evler okunaksız harflerdiYasemin kokularından bir ışık sokaklardaGittim denizin lacivert bahçesine oturdumÖlümün mü hecesiydim yaşamın mı bilmiyorumArzuyla vazgeçiş canımda halkalanıyorduSes değil sessizlik değil zaman değil mekân değilAğzımda bir çocuktan kalma süt kokularıKirpik ırmakları dil pınarlari parmak yağmurlarıKayaların masalını dinliyordum kumlardanDağlar gecenin merhametinde çıkıyordu …
Şub 23
Veda
Bu şehirden gidiyorumGözleri kör olmuş kırlangıçlar gibiGururu yıkılmış soy atlar gibiBu şehirden gidiyorum İnsanlar taş gibi bana yabancıAğaçlar bensiz hüküm giyecek bulvarlardaBir tambur bir yalnızlığı anlatıyorsaO ışıksız penceredenBen onu bile bile duymuyor gibiyim. Bu şehirden gidiyorumGömerek geceyi içimeSabahın hüznünü beklemedenGidiyorum bu şehirden. İstanbul 1963 Erdem Bayazıt
Şub 23
Ruhuma Sinen Şehir
ve bir gün kalbim duracaktut ellerimi diyeceğim o zamaneski bir Kanlıca sabahındakırçıl kanatlı bir martınınçığlığıyla bitecek her şeyNefî’nin dilindenNedim’in gönlünden şarkılar söyleyeceksinhayalin gözümde tütecekHüsn ü Aşk’la yanacak Galibî gazelleruzaktan bakacak Kız Kulesi kıyılarınaBaki’nin bahtındansultanın tahtından yalvarı vereceksinve … hayalin gözümde tütecek … seherler servilerinle süslenecekduy hayatı diyeceğim beş vakitbaki kalan gökkubbenin altındaşairin hoş sadasıyladolacak bulutlarSüleymaniye’nin …
Şub 23
yolculuk ve hüzün
ne kadar gitsem o kadar uzak;yaşlanınca inceliyor yalnızlık;kurur insan hüznü akşama doğru;kendim için edinilmiş yolculuk… dağ yitiyor, ay seçilmez oldu, su battı;şimdi sahiden her şey bir yorum;o kadar hüzündüm ki, büzüldümve artık kendimle örtüşmüyorum… çok yokuşlar tırmandım, iniş olmadı;kim örüyor, görünmüyor, duvarlar…ey mevsim! vur hançeri de kopsun,beni yazlara bağlayan bağlar… Hilmi Yavuz