Kategori: Şiir

Sus Yoksa Vururlar Bizi

yalındı. duru bir göktü yüzüona aşık olduğuma yemin edebilirdim gençtim o zamanlar. bir bira şişesi kutsuyordu bedenimi çoğunluk.adamlarla sevişiyordum. benim seçiciliğim yönetiyordu dünyayı ve insanlarım mutluydular. bir gün devrim oldu. bu kenti yıktılarve biz sevişemedik hiçbir zamanneden diyordu, ellerini neden aldılar seninsuçluydum dedim. çünkü bu insanları ben çok sevdimgitme diyordu. kaçalım buralardan ve ellerin bir …

Devamını oku

Genç Kızın Yakınışı

Ağaçlar hışıldıyor,bulutlar uçuşuyor Bir kız oturmuş yeşilliklerinde kıyının Dalgalar çarpıyor devler gibi, Oysa içini çekiyor karanlık gecede, Ağlamaktan buğulanmış gözleri. ‘Kalbim öldü,bomboş bu dünya. Hiçbir şey vermiyor artık arzulara. Yanına al çocuğunu ne olur kutsal varlık, Tattım yeterince yeryüzü mutluluğunu ben, Yaşadım,sevdim!’ Boş yere akıp gidiyor gözyaşları, Diriltmez ölenleri bu acı yakınışlar; Ama söyle,ne teselli …

Devamını oku

Acınmıyorum, Seslenmiyorum, Ağlamıyorum,

Acınmıyorum, seslenmiyorum, ağlamıyorum, Her şey geçer ak elmalıklar üzerinden sis gibi. Sarmalandım altınıyla solgunluğun, Geri gelmeyecek bir daha gençliğim. Şimdi çarpmayacaksın artık öyle, Yüreğim, üşütmüş yüreğim ayazda, Artık bu kayın basmalar ülkesi de Gönlümü çelmiyor sürtmek için yalınayak. İpsiz ruhum, hep daha şiddetli Canlandırıyorsun yalımını dudaklarımın. Ey benim yitip giden diriliğim, Huysuz gözlerim, taşkın duygu …

Devamını oku

Sessiz Şehir

Bir şehir vadinin içinde Solgun bir gün geçip gitmede Ne yıldız,ne de ay,çok geçmeden Gece belirecek gök ülkesinde. Sisler iner bütün dağlardan Uyuyan şehrin üstüne Ne bir ev,ne bir dam,ne de bir çatı Ne bir ses yükselir dumanlardan ne köprü belirir,ne kule. Gene de yolcu korkuya düşünce Küçücük bir ışık parıldar derinde Dumanlar içinden,sisler içinden …

Devamını oku

Veda Şiiri

Geleceğim bazen uykudayken sen Beklenmedik uzak bir konuk gibi, Sokakta bir başına koyma beni. Kapıyı sürgüleme üstümden. Usulca girecek,bir yere ilişeceğim, Bir zaman,karanlıkta,bakacağım yüzüne Ve yorgunluk göz kapaklarımı indirince Seni kucaklayacak ve çıkıp gideceğim. N.Vaptsarov

Konuşsam Sessizlik Sussam Ayrılık

resmin rehindir gurbetimdegurbetimde sesleri aşındırmış kimliksiz bir kasabave senin kederini ıslatan o yağmurlar rehin alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sanasar, büyüt ellerinle, konuk et sıcaklığınakonuk et kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana… ve akşam, bir kez dahasaçlarını topla ve dağıt sesini rüzgârlara“bir of çeksen karşıki dağlar yıkılır” çekmiyorsun! akarsuları imrendiren yüzün desabahçı kahveler de biliyorgörüşmeyeli …

Devamını oku

Gidersen Yıkılır Bu Kent

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da giderBir nehir gibi susarım yüzünün deltasındaYanlış adresteydik, kimsesizdik belkiSarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklarBiz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardıÜşür müydük nar çiçekleri ürperirken Gidersen kim sular fesleğenleriKuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunuSustuğun yerde bir şeyler kırılıyorBekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsunAdını yazıyorum bütün otobüs duraklarınaÖpüştüğümüz her …

Devamını oku

Bekle Beni

Bekle Beni Bekle beni, döneceğim Bütün direncinle bekle beni. Bekle hüzün yağmurları Gökyüzünü kaplayınca, Karakış üşütürken bekle, Sarısıcaklar yakarken bekle. Kimseler beklemezken bekle beni, Unut anılarla yüklü bir geçmişi Ne bir mektup ne bir haber Gelmesin ne çıkar, bekle beni Bekle beni döneceğim Bekle, yalnızca sen bekle beni. Bekle beni döneceğim, bırak Beklemekten usanmış dostlarım …

Devamını oku

Helen’e Yeni Sone

Yaşlandığında (dediği gibi Ronsard’ın)yazdığım bu dizeleri anımsayacaksın.Memelerin hüzün duyacak çocuklarını emzirmektenyaşamının, boşluğunun bu son dip sürgünleri. Öyle uzakta olacağım ki balmumundan iki elinçıplak kalıntılarımla işleyecekler belleğini.Bazen ilkbaharda kar yağdığını anlayacaksınve ilkbahar karının en acımasız kar olduğunu. Öyle uzakta olacağım ki yaşamınadolu bir testi gibi boşalttığım aşk ve acınınellerimde ölmekten başka yazgısı olmayacak… Bitkin! çok geç, …

Devamını oku

Gidiyoruz, Tozlanmış Yüreklerimizle

Gidiyoruz, tozlanmış, onca yitiriştennicedir katılaşmış yüreklerimizle.Yalnız bizi dinlememeleri değil mesele,sağırlaşmışlar da üstelik, tozlanmışinlemeleri duyup yakınamayacak kadar. Şarkı söylüyoruz, ezgi yüreğimizde.Oradan çıkabildiği hiç duyulmamış.Yalnız arada bilenlere rastlanırmış:Tutan olmamıştı bizi, kalalım diye. Duyuyoruz. Paydos artık ağırdan yürümeye.İşin sonu da kalmayacak yoksa.Ve çeviriyoruz gözlerimizi Tanrıya:Alın terimizin karşılığıdır ayrılık! Ingeborg BachmannÇeviri: Ahmet Cemal