Kategori: Şiir

Yalnızlık

Şemsiye yapımcılarııslanmaktantek kişiyi koruyacak genişliktekesince kumaşlarıyağmur değilyalnızlıktır yağan Daha da hüzünlendirir her gecekentin sokaklarınıbekçinin nefesiyledüdüğün içinde dönennohut taneciğininyalnızlığı Ne çok sevinirim bilsenizbir yılanmezarıma girer degöğüs kafesimin kemikleri içindekış uykusunayatarsa Sunay AKIN

Sen Ben misin Bilmiyorum

Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben,Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim,Bir öyle garip hale bugün geldim kiSen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim. Hz. Mevlana

Bölünmeyen Bir Sessizlik İçinde

Öyle seviyor ki susmayı,sözcükleri öyle seviyor ki,lambasız kalabilir geceleri,kışı uykusuz geçirebilir. Esrikliğindeğişen yoğunluğu onun için her mevsim,rüzgârlaryoğunluğun dalga dalga esrikliği. Derken gemiler yanaşıyor-çok yorgun bir fırtınadanbağrının rıhtımına-sürgünden dönenlerle yenidenyaşamak doludizgin. Cevat Çapan

Divan-ı Kebir

Hz. Mevlana’nın Divan-ı Kebir’inin 1001 – 1075 arası şiirleri. 1001. Zaten dünyada garipsin; seni candan seven kimsen yok! • İşittim ki, sefere çıkmayı düşünüyormuşsun; bu düşünceden vazgeç! Bir başkasını sevmeye, bir başkasını dost edinmeye niyet ediyormuşsun; bunu yapma!..• Zaten dünyada garipsin, yalnızsın; seni candan seven kimsen yok! Böyle olduğu halde neden gurbete düşeceksin; hangi zavallıya, …

Devamını oku

Her Zaman Böyle Olmayabilir (it may not always be so)

her zaman böyle olmayabilir sevgilim; ve bendiyorum ki, eğer o meftun olduğum dudaklarındokunursa bir başkasınınkine ve o sevgili güçlü parmakların iyicekavrarsa bir başkasının yüreğini, benimkine yaptığı gibi kısa bir süre önce,eğer bir başkasının yüzüne dökülürse o ibrişim saçlarınbenim de çok iyi bildiğim bir sessizlikte ya dasenin o insanı uğunduran sözlerin arasındabeni cansız bir ruh gibi …

Devamını oku

Yaşlıların Cilvesi

Rahmetli dedem derdi ki “Bak oğlum! Şu gördüğün mertek, şu hezan var ya? Şu karşı ki dağın ağaçlarıydı. Gönül atlasımı ilk çizen var ya?” Ninemi göstererek: “Şu koca karının mor saçlarıydı” Rahmetli ninem derdi ki “Bak oğlum! Beni tek inciten, tek üzen var ya? O yıllar söylenen aşk suçlarıydı. Gönül kovanımda ilk gezen var ya?” …

Devamını oku

Ben Tıpatıp Sana Benzerim

Şu insanlardan hangisi ben’im?Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle,Ağzıma, sözüme kulak asma.Hem sen beni elden çıktı bil.Yoluma kadeh madeh koyayım da deme.Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim. Hem ben tıpatıp sana benzerim.Ağlarsan ağlarım,Gülersen gülerim.Asıl sen vardın ortada,Ben senin elinde bir ayna…Sen yeşillikte bir ağaç,Ben senin gölgen… Ben senin gölgen olduktan sonra,Hemen gider kendime bir dost …

Devamını oku

Irmağa Dökülürken…

Irmağa Dökülürken…… “Belki de asıl ustalık budur; her zaman acemi olmayı bilmek…” Turgut Uyar -iltihap heveslisi yaralarımı kanat içimden bir sen daha çıkart- I- hayli zaman geçti tenimden dirilmek için erken bir ölüm geçti üzerimden ne gelirse ondan deyip sus kaldım aklım oradaydı derine indikçe kaybettim sesimi iğne deliğinden sokuldum toprağa Baybars’ın tek gözüyle baktım …

Devamını oku

Yazılmaması Gereken Şeyler

1.Bütün gece bir koza ördünYorgun yüreğimin soluğuyla getirdin güneşiUykusuzluk gitti geldi, gitti geldiİlk defa ona yenildikVe dünyada ilk defa sabah olduÇünkü kolum değildi belindekiSöyleyemediğim seçemediğim sözcüklerdi Sabah serdi örtüsünü üstümüzeYalnız bulutlar gördü biziBir de sessizlik. Sevindi büyüdüKapıdan çıkarken bir şey değdi elime“Kapıyı çektin mi?”Senin sorduğun soruydu belkiBelki yoktu da bana öyle geldiKül renkli, baş döndüren …

Devamını oku

Anneler ve Çocuklar

Anne öldü mü çocukBahçenin en yalnız köşesindeElinde siyah bir çubukAğzında küçük bir leke Çocuk öldü mü güneşSimsiyah görünür gözüneElinde bir ip nereyeBilmez bağlayacağını anne Kaçar herkestenDurmaz bir yerdeAnne ölünce çocukÇocuk ölünce anne Sezai Karakoç