Ağzını kokluyorlar.Seni seviyorum demiş olmayasın sakın.Canını kokluyorlar. Tuhaf zamanlardayız sevgilim… Yolları kesip,aşkı kamçılıyorlaryol boylarında. Aşkı zulalamak en iyisi… Bu çarpık çıkmazda, bu uğunduran soğuktakürek kürek şiirlerle, şarkılarlabesliyorlar kendi ateşlerini.Farklı düşünmeyi aklından bile geçirme. Tuhaf zamanlardayız sevgilim… Gecenin bir yarısı kapıyı çalanışığı öldürmeye geliyor.Işığı zulalamak en iyisi… Ellerinde kanlı satır ve sopalarlaköşe başlarını tutmuş kasaplar. Tuhaf …
Kategori: Şiir
Şub 23
Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine -2
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layık olmasam da Uzatma dünya sürgünümü benim Güneşi bahardan koparıp Aşkın bu en onulmazından koparıp Bir toz bulutu gibi Savuran yüreğime Ah uzatma dünya sürgünümü benim Nice …
Şub 23
Yalnız Adam
Yalnız bir adam tanıdım, Yüreği pamuktan. Gönlü harap olmuş yorgunluktan. Ellerindeydi kalbi, Tanıyan herkes onu severdi. Anlattıkları can kulağıyla dinlenirdi. O nasıl bir hüzündü,o nasıl bir bakış, Belli ki çok şey görmüş, Çok şeyler yaşamış. İşlemiş yüreğinin üzerine sevdasını Nakış nakış. Aklı hala son sevdiğindeydi. Yalnız bir adam tanıdım Yüreği maviydi,eylüldü gözleri. Hazan yaprakları gibi …
Şub 23
Irmağa Dökülürken…
Irmağa Dökülürken…… “Belki de asıl ustalık budur; her zaman acemi olmayı bilmek…” Turgut Uyar -iltihap heveslisi yaralarımı kanat içimden bir sen daha çıkart- I- hayli zaman geçti tenimden dirilmek için erken bir ölüm geçti üzerimden ne gelirse ondan deyip sus kaldım aklım oradaydı derine indikçe kaybettim sesimi iğne deliğinden sokuldum toprağa Baybars’ın tek gözüyle baktım …
Şub 23
Yazılmaması Gereken Şeyler
1.Bütün gece bir koza ördünYorgun yüreğimin soluğuyla getirdin güneşiUykusuzluk gitti geldi, gitti geldiİlk defa ona yenildikVe dünyada ilk defa sabah olduÇünkü kolum değildi belindekiSöyleyemediğim seçemediğim sözcüklerdi Sabah serdi örtüsünü üstümüzeYalnız bulutlar gördü biziBir de sessizlik. Sevindi büyüdüKapıdan çıkarken bir şey değdi elime“Kapıyı çektin mi?”Senin sorduğun soruydu belkiBelki yoktu da bana öyle geldiKül renkli, baş döndüren …
Şub 23
Anneler ve Çocuklar
Anne öldü mü çocukBahçenin en yalnız köşesindeElinde siyah bir çubukAğzında küçük bir leke Çocuk öldü mü güneşSimsiyah görünür gözüneElinde bir ip nereyeBilmez bağlayacağını anne Kaçar herkestenDurmaz bir yerdeAnne ölünce çocukÇocuk ölünce anne Sezai Karakoç
Şub 23
Fanus
IBu güller benim için mi açıldılar,Bu güller sizden bana açıldılardelindi ufkumun karanlığı, günümgecemi eritti baştan uca, üstündebir fırtınaydı bana kanat geren,tenimdeki bulutlar esmer, içimdekikem taş paramparça : Bu gülündurmadan, elim yüzünüze görülmemişbir cennet çizsin : beni kendinizeÂdem seçin. IIPencereniz sıkısıkıya kapalı, kapınızdaDilini kimsenin sökemeyeceği bir sürgü,Kokunuz damarıma dayanmış kama, süngüBakışınız bana erişecek olsa, dilinizdenkan …
Şub 23
Gökyüzü, Uçurtmasıdır Tanrının
Nasıl unuturum, özenle katlanmış bir mendiliüstünü başını yırtmışçocuk gülüşüme düğümlenen hatırlamak bir kuşunutmak gökyüzü… Nasıl unuturum, sığ ırmakların gürültüsünüduyuyorum bana doğru eğildiğinisanki daima yalnızmışım gibi… hatırlamak bir kuşunutmak gökyüzü… Nasıl unuturum, kim tutu ellerimiistediğin kadar dokun banagözler, daha çok anlar ellerden hatırlamak bir kuşunutmak gökyüzü… Nasıl unuturum, yüzüme kimin dokunduğunugüneşi, suyu ve ateşi gördüğümükendimi hiç …
Şub 23
Sıcak Kan
Sizin için kalktım geldimve her tarafınızdan ayrı bir koku topladım.Göğsünüzden inat,boynunuzdan uzun sonsuz bir damar,açılmış çiçeğinizden hercai polen.Her tarafınıza ayrı bir koku bıraktım,genzinizde bukağı, bileğinizdeen derin kuyuya atsanızsesi silinmeyecek huzursuz zaman,dibimden ilk bulunduğu günkü kadar gür ateş,kökümden nefes, sapımdanuzun sonsuz bir okun asi ıslığı.Kokularım kokularınız artıkÑbir çingenenin kahkahasında patlayanansızın güneş. Sizin için kalktım, geldim.Belinize doladığım …